MURAT ÖZBOSTAN
Bunun adı mutlak vizyonsuzluk!
Ali Koç süratle Fenerbahçe tarihinin en başarısız başkanı olma yolunda ilerliyor. Bu ifadeyi sadece sahadaki büyük başarısızlık açısından söylemiyorum. Dünyanın hiçbir ülkesinde topluma bu kadar mal olmuş bir kulüp, sezon başında bu kadar uzun süre hocasız kalamaz. Jorge Jesus'un, Fenerbahçe'yi bırakacağı yine Jesus'un ifadesine göre sezon bitmeden belliymiş. Peki Ali Koç ve yönetimi ne yapmış? Hiçbir şey! Çünkü yapmış olsalardı kupa finalinden sonraki gün Fenerbahçe yönetimi, hocayı açıklamıştı. Beceremediler. Sağa gittiler olmadı, sola gittiler olmadı, 'yabancı' dediler beceremediler ve sezonun açılmasına çok yakın günler kala bile hâlâ hoca belli değil.Oysa ki Sayın Ali Koç, "Siz bizim vizyonumuzu anlayamadınız" derken bugün anlıyoruz ki vizyon aslında mutlak vizyonsuzluk, mutlak kepazelik ve mutlak komik duruma düşmekmiş. İddia ediyorum, İsmail Kartal Fenerbahçe'nin dördüncü veya beşinci tercihiydi. Kartal tabii ki Fenerbahçe'ye layık, 'Fenerbahçe'de başarısız oldu' diyemeyiz. Ama madem İsmail Kartal olacak, bir ay niye beklediniz? Bir de vizyondan bahsetmişken Ali Koç'un sözleri dün gibi aklımda. Kendisi, "Kariyerinin sonuna gelmiş yıldızları almak bizim vizyonumuz olamaz" demişti. Ama Ali Koç'un asker arkadaşı Dzeko 37 yaşında Fenerbahçe'ye geldi! Dzeko'nun alınmasına karşı değilim ama koskoca Fenerbahçe Başkanı'nın yine tükürdüğünü yalamak zorunda kalması çok üzüntü verici ve Fenerbahçe imajına kesinlikle ters.
HAKEMLERİN YENİ BAŞKANI CÜNEYT ÇAKIR
Merkez Hakem Kurulu Başkanı Cüneyt Çakır olmalıdır. Cüneyt Çakır hariç her türlü MHK Başkanı, bir kulübün talimatı doğrultusunda oraya oturtulmuş demektir. Türk futbol tarihinin en büyük hakemi pek tabii MHK Başkanı olmalıdır ve olacaktır da.
SEZON ÖNCESİ KADRODA BİR DEĞİŞİM OLUR
Türk hakemliği şu anda yetersiz. Yukarıda da söylediğim gibi Cüneyt Çakır'a büyük görevler ve büyük mesai düşüyor. Alttan alınacak genç hakemler, tasfiye edilecek Süper Lig hakemlerinin kararını o verecek. Yolu uzun, işi çok zor.
ALİ KOÇ HEP GÜNÜ KURTARIYOR
Bu dakikadan sonra Ali Koç'un yapacağı fazla bir şey yok. Şampiyon oldular oldular, olamazlarsa önümüzdeki haziran Ali Koç gider. Ali Koç sürekli yanlış stratejiler içinde. Aziz Yıldırım'a sözüm ona, alınan ve sonradan geri ödenen borçtan saldırmaya kalktı ama gördük ki ortada bir kötü niyet yok. Rahatlamak için alınmış borç. Bilahare ödenmiş. Bu yolsuzluk falan değil. Muhaliflere nereden vuracağını bilmiyor. Rakipleri nereden yıpratacağını kestiremiyor, sürekli büyük konuşup çok küçük ve komik hamlelerle sözüm ona günü kurtarmaya çalışıyor.
ARAPLAR PİŞMAN OLACAK
Bu işin sonu hiçbir yere gitmez. Yaşı geçmiş önemli yıldızlar büyük paralarla oralara giderler ama ülke futboluna hiçbir katkıları olmaz. Dünyalıklarına dünyalık katarlar. Sonra Araplar der ki 'Bu iş böyle olmuyormuş, biz tekrar eski halimize dönelim'.
ARDA'NIN BABASI OLSAYDIM 'HADİ OĞLUM GİDELİM' DERDİM
Arda Güler'in babası ya da dedesi olsaydım 'Hadi oğlum gidiyoruz' derdim ve 17.5 milyon Euro'yu kim öderse basar giderdim. Ama tabii ki Avrupa'nın majör liglerinde ve ismi büyük takımlarda oynamasını sağlardım.
SORUN SADECE İCARDİ DEĞİL!
Bütün Galatasaray'ı İcardi üzerinden mi okumamız gerekiyor? Galatasaray'da sorun, sadece İcardi değil. Pek tabii ki İcardi, Galatasaray'da devam edemezse ciddi bir golcü sıkıntısı ortaya çıkar. Ama Nelsson ve Boey'in durumu belirsiz. Gidecekler mi, kalacaklar mı belli değil. Giderlerse yerlerine kim gelecek? Torreira ne yapacak? Fakat Galatasaray'ın şansı, yönetimin taraftarın gözünde kredisinin fazla olması.
AT İFTİRAYI, YARAT ALGIYI!
Türk futbolunu yönetenlerin hiçbirinin birbirinden farkı yok. At iftirayı, yarat algıyı toplum 'Ne oluyor?' desin. Ondan sonra hiçbir şey açıklama. Türk futbol seyircisi de maalesef bu insanları çok değerli, çok prensipli zannediyor. Aslında hepsi aynı kravatın laciverdi!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.