MURAT ÖZBOSTAN
Hücumun sağına pansuman yetmez!
Beşiktaş'ın geçen sezondan devam eden bir oyun istikrarı var. Şenol Güneş ile devam ediyor, özellikle orta alan, santrfor, kaleci ve bekleri konusunda çok önemli bir sıkıntısı yok. Belirli bölgelere takviyeler de yapıldı. Şu anda ligin başlangıç sürecini götürebilecek bir kadro var. Bu önemli. Konferans Ligi maçlarında gördük ki Beşiktaş, kendi planladığı süreç içinde devam ediyor. Elbette lig uzun. Mutlaka kadro alternatifine ve sizi şampiyonluk sürecine götürecek daha fazla oyuncuya da ihtiyaç duyulacaktır. Bunu da yapabilecek süre hâlâ var.
Olan bölgeler zaten Şenol hocanın talebi doğrultusunda ilerliyor. Bunların yanında kanat forveti de gerekiyor. Fakat bu biraz Ghezzal'ın durumuna bağlı. Ghezzal ve Cenk dönebilecekse Rebic, Aboubakar, Semih ve Muleka'yla Beşiktaş forvet sorununu çözer. Ama burada yine kritik konu Ghezzal'ın durumu.
Beşiktaş'ın merkez santrfora ihtiyacı görünmüyor. Rebic'in de geldiğini düşünürsek o bölgede Beşiktaş'ın alternatifleri var. Konu yine sağ kanat hücum bölgesine geliyor. Şu anda Şenol hoca, Onur'la o bölgeye pansuman yapmaya çalışıyor ama sezonun tamamı için pansuman yetmez, buraya farklı bir alternatif çıkması gerekli.
TÜRKİYE'DE ÜCRETLER ÇOK DAHA CAZİP
Oyuncularımızın Avrupa'ya gitmiş olmaları önemli. Orada başarılı olduklarını da gördük. Fakat Türkiye'deki ücretler cazip geliyor. Bunun yanında Türkiye'deki büyük takım coşkusu da başka bir şey. Futbolcular bu ortamın içinde bulunmak istiyorlar. Ne kadar Avrupa'da oynarsanız oynayın Türkiye'deki büyük takımların stat coşkusu, sokaktaki yaşamsal coşku onlara daha farklı yansıyor. Futbolcuların bu arzusunu da yanlış bulmuyorum.
İŞİN ANAHTARI UEFA VE TFF
Türkiye'de şu anda çok kaotik bir durum var. Ticarette 10 lira harcıyorsanız karşılığında da 10 lira kazanmayı beklersiniz ama futbolun ülkemizde böyle bir matematiği yok. Bugün 10 lira harcayıp 2 liralık gelirle kulüpleri yönetmeye çalışıyoruz. Bunu matematik olarak anlamak mümkün değil. Ama camiaların üzerinde yaratılmış olan taraftar baskısı yönetenleri bu tür harcamalara yönlendiriyor. İşin anahtarı yine UEFA ve TFF. Kulüplerin harcamalarının dengesini onlar ayarlıyor, müsaadeleri de onlar veriyor, kontrolü de onlar yapıyor. Kamuoyunun anlayamadığını mutlaka izah edebilecekleri bir durum vardır.
ASLAN CEZA SAHASINDA YOK
Galatasaray'ın Kayserispor karşısındaki futbolu ceza sahası civarına kadar etkili bir oyun ama ceza sahası içinde etkinlikten uzaktı. Bunu aşmaya çalıştılar, çok da zorladılar ancak burada Kayserispor'un dinamizmine ve etkili takım savunmasına takıldılar. Bu tür durumlarda orta alan içinden veya kanatlardan daha çok oyuncunun hücum bölgesine girmesi lazım. Bir diğer konu da orta alan oyuncularının bu bölgede daha fazla deneme yapması gerek. Burada 'Galatasaray bunu yapmadı' noktasında da değiliz. Bunları da zorladılar ama Kayserispor bunlara karşı çok iyi organize oldu. Okan Buruk'un taktiklerine karşı Çağdaş Atan da aynı şekilde karşılık verdi.
SEBA'NIN YAPTIKLARININ ANLAMI HER GÜN BÜYÜYOR
Her geçen gün özlemimizin artmasının yanında o dönemin koşullarında yaptıklarının ve başardıklarının anlamı her gün kat ve kat büyüyor. Bugün kulüplerin geldiği noktaya ve yönetiliş şekillerine baktığımızda saygımızı ifade edecek cümleler de yetersiz kalıyor.
TRABZON'DA SIKINTI FORVET
Galibiyet her zaman bazı şeylerin inşasına kredi tanır. Bu psikolojik olarak da Trabzon için önemliydi. Ama şu net; özellikle forvet bölgesindeki yetersizlik Trabzon'un hâlâ en büyük eksikliği. Yani başlangıç için bazı adımlar olumlu fakat sezonun bütününe baktığımızda Trabzon'un bu kadrosunun ligi istenilen yerde tamamlayabilmesi şu anda kolay görünmüyor.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.