MURAT ÖZBOSTAN
Milli davada polemik olmaz
GÜRCİSTAN MAÇINI CANLI CANLI İZLEDİK, 90 DAKİKANIN ARDINDAN DİNAMO ARENA'DA KONUŞTUK
Bu maç çok kritikti. Zaten senelerdir eylül aylarına futbolcularımız fiziksel olarak yeterince hazırlanamıyorlar. Bir de transferlerle birlikte zihinsel rahatsızlıklar da eklenince işler iyice zorlaşıyor. Gürcistan gelişim içinde ve fizik açıdan güçlüler. Kvaratskhelia gibi önemli bir forvete sahipler. Montella fizik olarak hazır olmadığımızı bildiği için kontrol futboluna ağırlık vererek oynadı. Rakip 18'den çıkarken önde baskı uyguladık. Top bizim alanımıza geldiğinde Uğurcan'ı da işin içine alıp tempoyu ayarlayarak hazırlık paslarına öncelik tanımaya başladık. Sonra da uzun toplarla rakip savunmanın arkasına sprinter forvetlerimizi kaçırmaya çalıştık. İkinci golü de bulduk. Hatta ikinci devrede 3-0 öne geçtik. Ama işte ondan sonra kimsenin beklemediği sorunlar başladı. Önce bir kolay gol yedik. Sonra Barış'ın kırmızısıyla eksik kaldık. Gürcistan kondisyonu iyi olduğu için sanki iki kişi fazla oynar duruma geldi. Ağır bir baskı yedik. Tehlikeler atlattık. Bizim dünyada benzeri olmayan bir sıkıntımız var. Zoru kolaya çevirdiğimizde, kolayı bir anda tekrar zora sokuyoruz. İlk yarıda Kerem'in attığı golden sonra devrenin bitimine 3 dakika kala, "Aman! En tehlikeli anlar, soyunma odasına gol yemeden gidelim" dedim. Gol yemedik ama son anda Gürcistan belki de maçın en net pozisyonunu kaçırdı.
KONU AY-YILDIZ'SA SORUNLAR RAFA KALKAR
Ben polemiklerle uğraşmayı seven bir insan değilim. Her zaman şunu söylüyorum, 'İşin içine Milli Takım giriyorsa her türlü sorun devre dışı kalır.' Bunun da böyle olması gerekir. Böyle de olduğunu maçta açıkça gördük.
BARIŞ ZİHİNSEL OLARAK SIKINTI İÇİNDE
Barış Alper, zaten biraz kontrolsüz bir oyuncu yapısına sahip. Hatırlarsak Galler maçında da 2. sarıdan kırmızı görmüştü. Bu aralar zihinsel olarak da sıkıntısı olduğu için istemeden de olsa kırmızı kartı gördü. Ama ben Milli Takım'ın maçlarını yorumlarken hiçbir zaman bir oyuncuyu topluma hedef göstermem.
KIRMIZI GÖRECEĞİNİ DÜŞÜNEMEDİ
Montella artık kafasına göre bir ideal 11 oluşturdu. Bu benim beklediğim bir kadroydu. Çünkü Orkun Kökçü'nün fizik olarak düşüş içinde olması nedeniyle İsmail Yüksek'i tercih etti. Sarı kartı olduğu için de 2-0 öndeyken İsmail'i kenara alarak Orkun'a görev verdi. Barış'ın kırmızı göreceği aklına gelemezdi. Sonrasında uzun bir sakatlıktan çıkan Ferdi'yi Kenan Yıldız'ın yerine alarak defansif açıdan eksikken Eren'nin yanına yardımcı olarak yerleştirdi.
İSPANYA DÜNYANIN EN İYİ TAKIMI!..
Hiçbir zaman hayalperest bir yazar olmadım. İspanya bugün bana göre dünyanın en iyi takımı. Ama bir de yeri geldikçe vurgulamadığım bir görüşüm vardır; rakip ne kadar üstün olup net favori gösterilse de futbolda çareler tükenmez. Bakalım ekibimiz o çareleri üretebilecek mi? Ben takıma özgüven kazandıracak bir futbol oynanmasını bekliyorum, neticeden bağımsız olarak.
KENAN YILDIZ MAÇIN HAVASINA GİREMEDİ
Uğurcan Çakır; kritik bir atmosferde maça çıktı. Bir-iki hata yaptı ama son saniyede beraberlik golünü kurtararak 3 puanda büyük katkısı oldu. Geriden oyunu başlatması ve 70 metrelik defansın arkasına uzun topları çok iyi atması iyi görüntüydü. Mert Müldür; Milli Takım'da çok daha özgüvenli. Öne çıkan en önemli isimdi. Çok güzel bir gol attı. İkinci gol onun mücadelesi sonrası oluşan pozisyonla geldi. Bir de Kvaratskhelia ile boğuştu. İki stoperimizi de başarılı buldum. Eren'deki gelişme çok başarılı. Hakan Çalhanoğlu; tam bir kaptan. Ama henüz fiziksel eksikliği var. Arda Güler; 10 kişi kalana kadar çok iyiydi, sonra oyundan düştü. Kumaştaki en verimsiz oyuncu çok umut bağladığımız Kenan Yıldız'dı. Kuvvetli olmasına rağmen maçın havasına giremedi. İstediklerini gerçekleştiremedi. Kerem golünü attı. Nokta santrfor olmadığı halde iki gol attı. Yunus'un da futbol bilgisini ve oyun görüşünü beğenirim. Kaliteli hareketlerini belli sürelerde yaptı ama fizik olarak daha güçlenmesi lazım.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.