MURAT ÖZBOSTAN

10 Nisan 2026, Cuma

Rekabet ile düşmanlık arasındaki çizgi!

Galatasaray–Kocaelispor maçı öncesi yükselen tansiyon, aslında Türk futbolunun uzun süredir içinde bulunduğu ruh halinin bir yansıması. Oysa futbol, özünde son derece basit bir oyundur. Sahada 22 oyuncu, 1 top ve 90 dakika vardır. Biri kazanır, diğeri kaybeder. Kazanan sevinir, kaybeden ise bir sonraki maça odaklanır. Hikâye budur. En azından bir zamanlar öyleydi. Bugün ise futbol, endüstriyel yapının da etkisiyle bambaşka bir noktaya evrildi. Artık her şey rakamlarla ölçülüyor; gelirler, sponsorluklar, yayın hakları… Bu büyüme beraberinde büyük bir baskı ve gerilim de getirdi. Ancak asıl sorun, bu gerilimin bilinçli şekilde körüklenmesi. Maç öncesi yapılan "intikam", "hesaplaşma", "gerilim yükseliyor" tarzı açıklamalar, kısa vadede ilgi çekici olabilir. Fakat uzun vadede futbolun ruhunu zedeliyor. Çünkü bu dil, rekabeti beslemekten çok, düşmanlık yaratıyor. Unutulmaması gereken çok önemli bir gerçek var: 'Bu kulüplerin milyonlarca taraftarı bulunuyor.' Ve bu taraftarların içinde çocuklar da var. Televizyon başında ya da tribünde bu söylemleri duyan bir çocuk, futbolu bir oyun olarak mı görür, yoksa bir kavga alanı olarak mı? Türk futbolu zaten yeterince sorunla mücadele ediyor. Hakem tartışmaları, saha içi ve dışı gerginlikler, zaman zaman yaşanan şiddet olayları… Böyle bir ortamda, tansiyonu daha da yükseltecek açıklamalar yapmak, kimseye fayda sağlamaz. Aksine, hakemlerin işini zorlaştırır, güvenlik risklerini artırır ve tribünlerdeki atmosferi daha da kırılgan hale getirir. Elbette rekabet olacak. Hatta olmalı ama rekabet ile düşmanlık arasındaki çizgi çok nettir. O çizgi aşıldığında, futbol olmaktan çıkar ve başka bir şeye dönüşür. İşte asıl tehlike de burada başlar. Bir tarafın yaptığı yanlışı, diğer tarafın aynı şekilde karşılaması, sorunu çözmez. Aksine büyütür. "Onlar yaptıysa biz de yaparız" anlayışı, sadece sahayı değil, hayatın kendisini de yaşanmaz hale getirir. Belki de en basit soruyu yeniden sormanın zamanı geldi. Biz bu oyunu neden sevmiştik? Cevap hâlâ aynıysa, yolu da bellidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.