ÜLKÜ TAMER

09 Ekim 2006, Pazartesi

"son yolcunun adı attila ilhan'dı"

İlk şiirim Kaynak dergisinde yayımlanmıştı. 1950'lerin ortalarında. Adı <ı>Dünyanın <ı>Bir <ı>Köşesinden <ı>Lucia'ydı. 1960'larda, dergilerde adım görünmeye başlayınca, o şiirden nasıl utanmıştım. Kötü mü kötü bir şiirdi çünkü. Şimdi hatırlamıyorum bile onu, tek dizesi aklımda değil. Ama utancım çoktan geçti. Ansam ansam, o şiiri sevgiyle anarım. Gülerek. Eğlenerek. Kaynak dergisinin o sayısından üç tane birden almıştım. Bu da eğlendirir beni.
<ı>Lucia'nın temelinde <ı>Pia yatıyordu. Attila İlhan'ın ünlü şiiri. Asaf Halet Çelebi'nin <ı>Mariyya'sı, Özdemir Asaf'ın <ı>Lavinia'sı vardı. Benim <ı>Lucia'm niye olmasın! Bu özentiyle yazmıştım onu. Ama o özentiye yoğun bir de etki karışmıştı: Pia. Attila İlhan'ın şiirini ezber etmiştim. Necatigil'i, Dağlarca'yı, Külebi'yi, Cumalı'yı çok seviyordum. Ama Attila İlhan'ın yeri başkaydı. Şair olarak en çok ona benzemek isterdim o yıllarda. <ı>Sisler <ı>Bulvarı'nı neredeyse baştan sona ezber etmiştim. <ı>Yağmur <ı>Kaçağı'nın yayımlanışını ise eşi az bulunur bir sevinçle karşılamıştım. O yaşta kendi kitabım yayımlansa ancak o kadar sevinirdim. İki tane almıştım <ı>Yağmur <ı>Kaçağı'ndan. Biri kitaplığımda duruyordu, birinin de kasap kağıdından kapağını çıkarmış, katlamış, cebimde taşıyordum. Antep'te Kırkayak Bahçesi'nde Cevat Özer'e kimbilir kaç kere okumuştum.
Attila İlhan'ın şiirlerini hep sevdim.
Yalnız şiirleri değil, fotoğraflarından gördüğüm kadarıyla, giyimkuşamı bile etkilerdi beni. Siyah bir balıkçı kazağı almış, bir de uzun atkı edinmiştim.
O kazağı giyip atkıyı boynuma birkaç kere dolayınca, üstüne üstlük <ı>Pia'ya özenip bir de <ı>Lucia diye şiir yazınca, benden büyük şair yoktu.

***
Yıllar sonra tanıştım Attila'yla.
Şiirlerim <ı>Pazar <ı>Postası'nda yayımlanıyordu. İkinci Yeni'nin filizlenmeye başladığı dönem. Bazı şiirlerimi de <ı>Seçilmiş <ı>Hikayeler dergisine göndermiştim.
Yolum Baylan Pastanesi'ne düştü bir gün. Masalardan birinde Attila İlhan'ı gördüm. Bana, bir yerlerden tanıyormuş gibi baktı. Cesaret alıp masasına gittim. Tanıştık. Karşısına oturttu.
" <ı>Seçilmiş <ı>Hikâyeler 'e gönderdiğin şiirleri okudum," dedi. Elini cebine attı. Benim şiirleri çıkardı. "Beğendim. Onları topluca yayımlamak, seni lanse etmek istiyoruz," dedi.
Bir şair adayı için bundan büyük mutluluk olur mu!
Şiirlerimi masaya, elini de şiirlerimin üstüne koydu.
"Ama bir karar vereceksin," dedi. "Ya <ı>Pazar <ı>Postası ya <ı>Seçilmiş <ı>Hikayeler ."
Elimi uzatıp şiirlerimi çektim. " <ı>Pazar <ı>Postası ," dedim.
Kızmadı. Gülümsedi. Sonra biraz çene çaldık. Ayrıldık.
Yıllar sonra dost olduk. İzmir'e yolum düştüğünde <ı>Demokrat <ı>İzmir'de hep ziyaret ettim onu. Beni Yeşilçam'a oyuncu olarak yollamak istedi. Karacan Yayınları'nı yönettiğim dönemde <ı>Fena <ı>Halde <ı>Leman'ı yayımlama mutluluğunu bana verdi.
En sevdiğim şairler arasındaki yerini de hep korudu.

***
"Şiir bir yerde fiyakadır" demiştim bir konuşmamda. Olumlu anlamda söylüyorum, okuduğum şairler arasında en fiyakalısı Attila İlhan olmuştur hep (bir de Cemal Süreya ). Şiirin tadını onun kadar çıkaran, dizelerini boynuna doladığı uzun atkı gibi cakayla savuran pek az sanatçı var. Öyle olmasaydı, yazdıkları dilden dile dolaşabilir miydi?
Bir de <ı>"ahenk" elbet. <ı>Kimi <ı>Sevsem, <ı>Sensin kitabının başında yer alan yazısında söylediği gibi, "ahenginden soyutlanmış şiir, üçüncü boyutunu yitirmiş, zavallı bir metine dönüşüyor; onu kimse ezberlemez, ezberleyemez; ezberlenemeyen şiirin nesiller boyu yaşadığı görülmemiştir."
Attila İlhan'ın sesi, kendi deyimiyle "Türk kulağının onu dakikasında tanıdığı" bir sesti. Bu sesi hiç bırakmadı.

***
Yarın Attila İlhan'ın ölümünün birinci yıldönümü. Geçen yıl "yolunu tuttuğu" Aşiyan'da anılacak
<ı>Nasıl <ı>Olduysa şiirinin bir dizesinde "kaç kere umutsuzluğun yolunu tuttum" diyordu. Elbet o da neredeyse bütün yazarlar gibi umutsuzluğun kapısına dayanmıştı. Ama şiir "binlerce umuttan belki bir umuttum" diye bitiyordu.
Umutsuzluktan umut yaratan kaç sanatçı var?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.