ÜLKÜ TAMER

08 Ekim 2007, Pazartesi

Sinema bu... Olmaz olmaz!

Yüksel Aytuğ sayfasında her gün "televizyon gafları" na değiniyor. Gaflar küçücük kutuya sığmayacak kadar büyümüş ki, geçen hafta neredeyse tüm sayfasını bu konuya ayırdı, birçok örnek verdi.
Böyle şeyler sadece bizde mi oluyor?

***

Televizyonda Cüneyt Arkın'a sormuşlardı: "Bir filminizde, Malkoçoğlu'nun kolunda saat varmış. Doğru mu?"
"Yok öyle şey," demişti Cüneyt Arkın.
Cüneyt'in Malkoçoğlu'su saat takmıyordu belki. Ama Cecil B. DeMille'in
<ı>On <ı>Emir'inde ( <ı>The <ı>Ten <ı>Commandments ), üstelik kör bir adamı canlandıran sanatçının kolunda pırıl pırıl bir saat görülmekteydi. Kim bilir, belki de Musa'nın mucizelerinden biriydi bu.
Konusu 1860'da geçen <ı>Esrarengiz <ı>Ada ( <ı>Mysterious <ı>Island ) filmindeki televizyon antenlerine ne demeli?
<ı>Yanlış <ı>Kutu ( <ı>Wrong <ı>Box ) filminde de, Victoria dönemi İngilteresi evlerinin damlarında da televizyon antenleri görülüyordu.
John Ford'un ünlü "western" klasiği <ı>Cehennem <ı>Dönüşü ( <ı>Stagecoach ) filminde, posta arabasının geçtiği yerlerde otomobil lastiklerinin izleri vardı.
<ı>Ölmeyen <ı>Aşk ( <ı>Wuthering <ı>Heights ) filminde, Merle Oberon'un canlandırdığı Cathy, Heathcliffe'le buluşmak için bir tepeyi tırmanır. Tepenin dibindeyken, sırtında bir bluzla bir etek, omuzunda bir şal vardır. Heathcliffe'in yanına vardığında ise şal yok olmuştur! Eee, "rüzgarlı bayır" bu, şal uçup gitmiş diyelim. Peki ama bluzla eteğin yerini bir elbisenin almasına ne diyeceğiz?
<ı>Dokuz <ı>Buçuk <ı>Hafta ( <ı>9 <ı>1/2 <ı>Weeks ) filminde Kim Basinger, bit pazarından 300 dolara bir eşarp almak ister. Vazgeçer. 30 dolara biblo ördekler alıp çantasına koyar. Mickey Rourke bir sürpriz yapar ona, satın aldığı eşarbı Basinger'in boynuna dolar. Kıyıya yürürler. Bir de bakarsınız ki, ne eşarp var ortada, ne çanta! Gitti 330 dolar!
Humphrey Bogart, <ı>Kazablanka'da ( <ı>Casablanca ) istasyonda, Ingrid Bergman'ın gönderdiği mektubu okur. Yağmur yağmaktadır. Mektup kağıdı bile ıslanır, yazıların mürekkebi dağılır. Ama bir dakika sonra trene bindiğinde Bogart kupkurudur.
Hitchcock'un ünlü <ı>Gizli <ı>Teşkilat ( <ı>North <ı>by <ı>Northwest ) filminin sonlarına doğru bir sahnede Eve Marie Saint, Cary Grant'e ateş eder. Olaya tanık olanların arasında bir de küçük çocuk vardır. Biraz sonra ateş edileceğini anlamış gibi, daha sahnenin başında kulaklarını tıkar!
<ı>Öldüren <ı>Cazibe'de ( <ı>Fatal <ı>Attraction ) Michael Douglas'la Glenn Close'un mutfakta sevişirlerken bir dünya rekoru kırdıklarını pek az kişi fark etmiştir. Sevişmeye başladıklarında saat 4:45'i gösterir. Bir ara fonda yine görünür saat... 6:15!
<ı>Mavi <ı>Çelik ( <ı>Blue <ı>Steel ) filminde Jamie Lee Curtis, katile ateş edip onu bacağından vurur. Katil topallayarak kaçar. Bir sonraki sahnede, kolundaki kurşunu çıkarmaktadır!
Bu da bir bayrak "gaf" ı: <ı>Baba'nın ( <ı>The <ı>Godfather ) bir sahnesinde ABD bayrağı 50 yıldızlıdır. Ama konunun geçtiği 1945'te ABD 48 eyaletten oluşuyordu, bayrağında da 48 yıldız vardı.
Fred Zinneman'ın ünlü <ı>Kahraman <ı>Şerif'inin ( <ı>High <ı>Noon ) başında, kamera Gary Cooper'dan boş sokaklara döner. Dönmesiyle birlikte uzaklarda telefon direkleri görülür. "Telefon olmayan bir dönemde bu direkler ne arıyor?" demeyin. Film işte!
İki kere altı? "On iki," diyeceksiniz. Siz öyle sanın. George Roy Hill'in <ı>Sonsuz <ı>Ölüm ( <ı>Butch <ı>Cassidy <ı>and <ı>the <ı>Sundance <ı>Kid ) filminde Robert Redford, altışar kurşun alan iki tabancasıyla tam on yedi kere ateş eder.
Amerikan İç Savaşı sayısız filme konu olmuştur. Bu filmlerin en ünlüsü, kuşkusuz <ı>Rüzgar <ı>Gibi <ı>Geçti'dir ( <ı>Gone <ı>With <ı>the <ı>Wind ). Bir eleştirmen, Melanie'nin ( Olivia de Havilland ) hamileliği dönemindeki çarpışmaların tarihlerini incelemiş. Bir de bakmış ki, Melanie'nin hamileliği dokuz aydan fazla sürüyor. Zavallı kadın... Millet dokuz aya güç dayanırken, Melanie bu sıkıntıyı meğer tam yirmi bir ay çekmiş!
<ı>Hayalet ( <ı>Ghost ) filminde, kendisine bir araba çarpan Rick Aviles oracıkta ölür. Ölüsünü arabanın altında, ön tekerleğin hemen yanında görürüz. Ruhu bedeninden ayrılır. Bir sonraki planda bir de bakarız ki, Aviles'in ölüsü arabanın kaputu üstünde yatıyor.
Sylvester Stallone, <ı>İlk <ı>Kan'da ( <ı>First <ı>Blood ) şerif Brian Dennehy'yi bir ağaca dayayıp sol yanağını bıçakla keser. Filmin geri kalan bölümünde, kesik şerifin hep sağ yanağındadır.
Eee, sinema bu... Olmaz olmaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.