MEHMET TEZKAN

15 Kasım 2003, Cumartesi

Doğu?nun düşlediğini 80 yıl önce yaptık..

FİLMLERDE görürsünüz.. Damdan dama atlayarak kaçarken karşısına büyük bir engel çıkar.. Mesafe büyüktür.. Sıçrayarak ulaşması zordur.. Ama başka da çaresi yoktur.. Dener, karşı tarafa ayaklarıyla değil elleriyle ulaşır.. Bir süre havada asılı kalır ama başarmıştır.. Ne zaman böyle bir sahne görsem, aklıma hep Türkiye gelir.. Neden mi? Türkiye de son anda kendini çağdaş devletler topluluğunun içine attı da ondan.. Atatürk o büyük sıçramayı yapmasa.. Biz de bugün Irak'tık, İran'dık,
  Ürdün'dük, S. Arabistan'dık.. Çünkü tam sınırdaydık.. Sadece toplumsal olarak değil, coğrafi olarak da sınırdaydık.. İşleri Allah'a havale edip atalete kapılsaydık, nasıl bir yönetim şekli ile yaşamımızı idame ettireceğimiz belliydi.. Toplumun sürükleneceği yerde, ilişkiler de yaşantı biçimi de buna uygun olacaktı.. Örnek mi? Suudi Arabistan.. Ama onlar da artık yerinde duramıyor.. Prens El Velid Bin Talal, önceki gün 'reform sürecini başlattıklarını' dünyaya duyurdu.. Ama hemen ekledi: "Yolun başındayız, onlarca yıl alabilir." Önce okullardan, eğitimden aşlayacaklar.. Köktendincilerin hakimiyetinden kurtulmaları için kimbilir kaç kuşak geçecek.. Ders kitaplarında hâlâ kadın resmi yasak.. Neden? Erkekler öper diye.. Öptüklerinin kağıt parçası olduğunu anlamaları için, bunun iffetle ilgisi olmadığını öğrenmeleri için acaba kaç yıl gerekecek? İşleri zor..
  O sıçramayı yapmasak bizimki de zor olabilirdi.. Her şey önümüze mutlak doğru olarak sunulacak, biz de onu mutlak doğru olarak kabul edecektik.. Kitaplar dünyaya kin ve nefret kusmamızı öğretecekti.. Temel öğreti 'düşmanlık' olacaktı.. Belki biz de sanayi üreten değil, terör üreten ülke olacaktık.. 80 yıl önce çıtayı aştık.. Yerimizi seçtik.. Suudiler 80 yıl sonra 'Reform yapsak mı' diye düşünüyor.. Çünkü toplum, yönetimleri zorluyor.. Hiçbir ülke, hiçbir yönetim, hiçbir toplum yüzyıllar boyu olduğu gibi kalamaz.. Kapalı bir kutu olarak, kendi kurallarıyla yaşayamaz.. Bulunduğu noktadan geriye gidemez.. Bunun örneği olmadı mı? Oldu.. İran denedi.. Geriye sıçramanın somut örneği olarak tarihteki yerini aldı.. Ama düştüğü yerde duramıyor.. Alttan gelen baskı onları da büyük sıçramayı yapmaya, çıtayı aşmaya zorluyor.. Terk ettiğimiz Doğu, peşimizden gelmek için, düşünce düzeyinde de olsa bir çabanın içine girdi.. Sıçramak için rampa arıyorlar.. Onlar bile değişim ararken.. Bizim hep aynı konuları tartışarak zaman kaybetmemiz, enerji tüketmemiz, birbirimizi kırmamız, incitmemiz, cepheleşmemiz.. Abesle iştigal değil mi?
  

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.