MEHMET TEZKAN

14 Aralık 2003, Pazar

Artık AB ile siz-biz mantığına son verelim..

ŞUNU baştan kabul etmeliyiz.. Avrupa Birliği ile Türkiye yakınlaştıkça masaya yeni yeni sorunlar yatırılacaktır.. Kıbrıs'tan sonra Güneydoğu da AB sonuç bildirgesinde yer aldı.. Makroekonomik dengesizliklerin düzeltilmesi ve yapısal eksikliklerin giderilmesi istendi.. Bu talep normal değil mi? Normal.. Gelir dağılımı konusunda dengesizlik yok mu? Düzeltmemiz gerekmiyor mu? 'Evet'se.. AB sürekli yeni koşul üretiyor.. Sürekli bahane buluyor diye karamsar bir hava yaratmanın anlamı yok.. 2005 yılında tam üyelik görüşmeleri için masaya oturursak karşımıza dev klasörlerle gelecekler.. Yüzlerce belki binlerce koşul sıralayacaklar.. Ege gibi temel sorunu bir kenara bıraktım.. Eğitimin kalitesinden, sağlık hizmetlerinin yaygınlığına; gelir dağılımındaki adaletsizlikten, tarım kesimindeki nüfusa kadar birçok konu ele alınacak.. Türkiye'den bunları düzeltmesi istenecek.. O zaman da 'Sürekli bahane buluyorlar, bizi almamak için ellerinden geleni yapıyorlar' mı diyeceğiz? Her toplantıdan sonra AB bunu istedi, şu ifadeyi kullandı, şunu ima etti diye kendi kendimize söylenmekten vazgeçelim.. Artık Avrupa ile aynı dili konuşmaya başlayalım.. O dilin de ne ifade ettiği belli.. AB üyesi olmak için bir takım kriterler var.. Hemen hemen her konuda var.. Bunları yerine getiren, tam üye oluyor.. Bu kadar basit ve net.. AB'ye kızacağımıza hepimiz şu soruya yanıt vermeliyiz.. Bölgeler arasındaki gelir dağılımı farklılığı, makroekonomik dengesizlik bizi rahatsız ediyor mu? Ediyor.. Türkiye yıllardır bu sorunu çözmek için uğraşıyor.. Peki mevcut durum bizi rahatsız ediyorsa, düzeltilmesini istiyorsak, tartışıyorsak AB söyleyince niye kızıyoruz? Neden kendimize karşı tavır olarak görüyoruz? Yarın nüfus artışını da gündeme getirirlerse 'Bu kadarı da fazla, yatak odamıza bile karışmaya başladılar' mı diyeceğiz? Nüfus artış hızı yüksek değil mi? Doğum kontrolü için kampanyalar yapmıyor muyuz? 'Bu sorunları biz tartışabiliriz ama siz söyleyemezsiniz. Siz söylerseniz, içişlerimize müdahale sayarız' demeye hakkımız yok.. AB'ye girmek istiyorsak önce siz-biz yaklaşımına son verelim.. Zihniyetimizi değiştirirsek sorunları çok daha kolay çözeriz..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.