MEHMET TEZKAN

12 Mayıs 2004, Çarşamba

Meclis kararı nihai midir?

İmam-hatipliler istedikleri üniversiteye girsin mi girmesin mi diye başlayan tartışma öyle bir noktaya geldi ki, demokrasi adı verilen rejimi bir anda masaya yatırdık..
Sorgulamaya başladık.. Tartışmanın boyutunu değiştirdik..
Başbakan diyor ki: 'Toplumsal mutabakat, salt olarak kurumlararası, kuruluşlararası mutabakat değildir. Toplumsal mutabakat, vekaleti veren milletin mutabakatıdır.'
Bu sözlerin anlamı şu..
Erdoğan, '3 Kasım seçimlerinden önce söz verdim. Seçmen bu nedenle beni iktidar yaptı. Vaadimi yerine getireceğim' diyor..
Yani bazı kurum ve kuruluşlar karşı çıksa da bu yasayı Meclis'ten geçirecek..
Peki bu konuda milletin mutabakatı olduğu iddiasının dayanağı ne?
3 Kasım'da aldığı yüzde 35, 28 Mart'ta aldığı yüzde 42'lik oy oranı..
Bu yol hükümetin tercihi olabilir.. Ama doğru olan, yasal düzenlemeleri sadece sandıkla gelen Meclis çoğunluğuna dayanarak değil, sivil toplum kuruluşları dahil geniş bir toplumsal mutabakatı sağlayarak yapmaktır..
Bu yol denendi veya denenmedi.. Bu ayrı bir tartışma konusu.. Tartışma yaratan, çoğunlukçu, çoğulcu tartışmalarına yol açan, Başbakan'ın sistemi farklı değerlendiren sözleri..
Erdoğan diyor ki: 'TBMM'nin vereceği karar, bu noktada nihai uyulması gereken kararsa ve egemenlik hakkının kullanıldığı çatı burasıysa, o zaman herkes buna saygı duymak zorundadır.'
Bir kere TBMM egemenlik hakkını tek başına kullanan organ değildir..
Eğer Erdoğan'ın dediği gibi olsaydı Anayasa Mahkemesi olur muydu?
Başbakan'ın, 'TBMM'nin vereceği karar uyulması gereken nihai kararsa' sözünden şunu anlıyorum.. Herhangi bir parti, Meclis'te büyük bir çoğunluğu elde ederse, o parti üzerinde milletin mutabakatı sağlanmıştır.. O partiye dayalı Meclis çoğunluğunun vereceği kararlar nihai kararlardır.. Buna herkes uymak zorundadır..
Hayır, değildir..
Demokratik bir rejimde iktidar partisi 'Ben yaptım, oldu' anlayışıyla ülkeyi yönetemez..
Muhalefet partileri, yargı organları, sivil toplum örgütleri, üniversiteler, sendikalar, meslek odaları, hatta ve hatta âkil adamlar da çoğulculuğun gereği olarak devrededir..
Hazırlanan yasa taslaklarına karşı çıkmak.. Toplumu bilgilendirmek, yönlendirmek, harekete geçirmek bu kuruluşların görevidir..
Kendilerini doğrudan ilgilendiren bir yasada üniversitelerin sessiz kalmasını isteyebilir miyiz?
Başbakan kızıyor ama üniversiteler, öğretim üyeleri, medya sessiz kalırsa, kalmaya zorlanırsa o rejimin adı demokrasi olur mu?
Bütün karşı çıkışlara rağmen iktidar partisi, istediği yasayı Meclis'ten geçirme hakkına sahiptir..
Bu hakka saygı duymak gerekir..
Ama o yasa nihai değildir..
O yasanın, Anayasa'nın temel ilkelerine, hukuka, sosyal devlet anlayışına uyup uymadığını denetleyen organlar da vardır..
İktidarın da Meclis çoğunluğunun da onlara saygı duyması gerekir..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.