LEVENT TÜZEMEN

26 Mayıs 2005, Perşembe

İstanbul zaferi

Geçen sezon Arena AufSchalke Stadı'nda Monaco-Porto finalini izlemiştim. Bizlere dağıtılan kitapçıkta Atatürk Olimpiyat Stadı'nın tam sayfa fotoğrafı vardı. Üzerinde <ı>"2005'te <ı>İstanbul'da <ı>buluşalım" yazıyordu. O gün müthiş mutlu olmuştum. Ancak İstanbul'a döndükten sonra <ı>"Ya <ı>UEFA <ı>vazgeçerse?" diye kafamdan endişelerimi silememiştim. Olimpiyat Stadı görüntüsüyle çöldeki sarayı andırıyordu. Yolları yoktu; çevresi mezbelelikti. Türkiye bu organizasyonun altından kalkabilecek miydi? Biz ülke olarak bir işi yaparken ucundan tutuyorduk. Finale üç ay kala jet hızıyla çalışıp, dünyaya örnek olacak bir güzellik yarattık.
Şampiyonlar Ligi, İstanbul'a yakıştı. Stat dışı ve stat içi organizasyonlar pırıl pırıldı. Bu finali İstanbul'a getiren ve kefil olan başta Şenes Erzik olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Olimpiyat Stadı'nda dün gece bir futbol bayramı vardı. Herkes kendince yi yip, içip; eğlendi. Kavga yoktu; küfür yoktu.

"Penaltının
idmanı olmaz"
Liverpool kenti İstanbul'a akmıştı. Milanlılar, ellerindeki bayraklarla İtalyan şıklığı içindeydi. Ama tribün gücü İngilizler'in elindeydi. <ı>"Bu <ı>gece <ı>Maldini <ı>için <ı>oynayacağız" diyen İtalyanlar, Kaka'ya, Shevchenko'ya ve Crespo'ya güveniyorlardı. Liverpool'lu oyuncular ise <ı>"Avrupa'nın <ı>en <ı>güzel <ı>şehri <ı>İstanbul <ı>futbolun <ı>en <ı>büyüğünü <ı>görecek. <ı>Rüyamız <ı>gerçek <ı>olacak" iddiasındaydı. Uzun yıllar hatırlanacak müthiş heyecanlı bir final izledik. 50. saniyede Maldini'nin attığı gol, Liverpool'un işçi çocuklarının moralini bozdu. İngiliz taraftarlar en ufak paslaşmayı bile alkışlayıp futbolcularına moral pompalamak istiyordu. Ama Liverpool'lu oyuncular oyuna konsantre olamıyordu. 39'da Baros'un topunu Nesta eliyle kesti ama Gonzalez penaltıyı vermedi. Dönen topu Crespo gol yaptı. 5 dakika sonra Crespo yine sahnedeydi.
<ı>"Çıkmayan <ı>candan <ı>umut <ı>kesilmez" derler. Liverpool ikinci yarıda mucize yarattı; üç gol attı. 90 dakika berabere bitti; uzatmalarda iki kader adamı vardı: Shevchenko ve Dudek .
Bir İngiliz gazetecinin <ı>"Penaltı <ı>çalıştınız <ı>mı?" sorusunu Benitez <ı>"Penaltının <ı>idmanı <ı>olmaz" diye cevaplamıştı. Ve zafere inanan Liverpool, 21 yıl sonra zafere İstanbul'da ulaştı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.