LEVENT TÜZEMEN
Gerets'in liderlik farkı
Galatasaray ligin ilk yarısını 41 puanla ikinci tamamlarken, 13 galibiyet, 2 yenilgi 2 de beraberlik aldı. 39 gol atarken kalesinde 17 gol gördü. İlk yarı tablosunu baktığımızda teknik direktör Eric Gerest de G.Saray tarihine geçti. Gerets ilk 9 haftada elde edilen 8 galibiyet 1 berabelikle G.Saray'ın bugüne kadarki "Lige en iyi başlangıç" rekoruna hoca olarak adını yazdırdı. Eski rekor 1987-88'de ilk 9 haftada 7 galibiyet 2 beraberlikle Mustafa Denizli'ye aitti.
Gerets, 4 yıl üst üste şampiyon olan efsane Galatasaray'ın ilk yılında Fatih Terim'in 1996-97 sezonunda elde ettiği 14 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 yenilgi ile topladığı 44 puana en çok yaklaşan teknik adam ünvanını da kazandı.
<ı>"Hislerim <ı>ve <ı>kalbim <ı>beni <ı>G.Saray'a <ı>yönlerdirdi. <ı>Türkiye'yi <ı>seve <ı>seve <ı>seçtim" şeklinde konuşan Gerets bence G.Saray'la yarım sezonunda başarılı oldu. Gerets için de G.Saray için de bu birliktelik riskliydi. Aşı tutmayabilirdi. Futbolcuteknik adam uyumunu 15 gün gibi kısa bir sürede gerçekleştiren Gerets oldu. Futbolculara anında kendinin nasıl bir insan olduğunu gerek görüşmeleriyle, gerekse vücut diliyle ve bakışlarıyla anlattı. En önemlisi çok iyi bir lider olduğunu gösterdi.
Liderlik yasalarında şöyle der: <ı>"İnsanların <ı>öncelikle <ı>duygularını <ı>harekete <ı>geçirmedikçe, <ı>onları <ı>asla <ı>harekete <ı>geçiremezsiniz. <ı>Kalp, <ı>beyinden <ı>önce <ı>gelir."
Gerets de G.Saraylı futbolcuların doğrudan kalbine girmeyi başardı. Her fırsatta onların yanında oldu. Sorunlar yaşadı, zaman geldi ağır tartıştı ancak asla küsmedi, tavır koymadı. Aile içinde yaşananları, <ı>"Kol <ı>kırılır <ı>yen <ı>içinde <ı>kalır" felsefesiyle öğüttü. Futbolcularına kızdı, bazen sert mesajlar verdi ama onların isimlerini asla deklare etmedi. Aslanların önüne yem olarak atmadı. Yönetimle dalaşmadı. Yaptığı ilk röportajında kulübün içinde bulunduğu ekonomik krizle ilgili soruyu, <ı>"İyi <ı>bir <ı>profesyonel <ı>gerektiği <ı>gibi <ı>çalışıyorsa, <ı>işini <ı>hakkıyla <ı>yapıyorsa <ı>mukavelesindeki <ı>ücreti <ı>almalıdır. <ı>Ücretlerin <ı>birkaç <ı>ay <ı>geç <ı>kalması <ı>uygun <ı>olmaz. <ı>Böyle <ı>şeylerin <ı>olmamasını <ı>isterim" şeklinde cevaplamıştı.
Galatasaray'da para krizi yine hortlamıştı ama Hagi gibi isyan etmedi işini yapmayı yeğledi. Hatta geçen hafta yediğimiz yemekte, <ı>"Yönetimin <ı>nasıl <ı>bir <ı>çalışma <ı>içinde <ı>olduğunu <ı>biliyorum. <ı>Başkan <ı>verdiği <ı>sözü <ı>tutar" demişti. İsteseydi ortalığı ayağa kaldırır, bir basın toplantısı düzenler yönetimi eleştirebilirdi. Yapmadı. Onun için başarı ön plandaydı. Karizmatik görüntüsü içinde liderlik kimliğiyle hareket etti. Sorun üretmeyip çözümün parçası olmayı tercih etti. F.Bahçe'nin 100 milyon dolarlık kadrosuna karşılık 15 milyon dolarlık takımıyla oyuncularının duygularını harekete geçirerek bence Daum'dan daha başarılı oldu.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.