LEVENT TÜZEMEN
2004'ten 2010'a Hagi!
Teknik direktörün görevi, çalıştırdığı takıma sadece antrenman yaptırmak, taktik vermek ve kondisyon yüklemek değildir. Teknik adamın öncelikli görevi "Kriz nasıl yönetilir?" kavramını bilmektir. Kaliteli ve akıllı bir teknik adam takım içinde bütünlüğü sağlar. Farklı karakterlerdeki oyuncuları ekip ruhunun altında toplar. Yaşanacak sorunları aile içinde çözer. Futbolcusunu kamuoyunun önüne atmaz; medyaya da malzeme olmaz.
Dünyada futbol artık teknik adamların üzerine kuruluyor. Arsene Wenger, Mourinho, Benitez, Alex Ferguson, Ancelotti gibi teknik adamlar yıldız oyuncular kadar medyada yer bulup ilgi görüyor. Bu hocalar, ayrı dilleri konuşan, farklı karakterlerdeki, aralarında jenerasyon farkı bulunan futbolcu grubunu yönetme becerisini gösteriyor. Yıldızlarla geçinmesini biliyorlar. Krizlerin nedeni değil, çözümü oluyorlar. Değişemeyen, kendini yenilemeyen, insan diyaloglarından uzak kalan hocalar da kaybolup gidiyor.
Çünkü 39 yaşındaydı; içindeki futbolcu kimliği daha ölmemişti. Futbolcularına öğretmenlik yapacağına takım içindeki isimlerle (ki bazıları da eski takım arkadaşlarıydı) hep kendisini kıyaslamaya çalıştı. Zor, inatçı, dik kafalıydı. Çünkü Romanya'da top oynadığı dönemdeki rejim içinde hiç emir almamış, hep emreden kişi olmuştu. Bu karakteri ile teknik direktörlük yapmaya çalıştıkça krizlerin baş mimarı oldu. Yönetimle sık sık başı derde girdi. Antalya'daki hazırlık kampında sakatlanan Arif'in yerine çift kalede görev aldıktan sonra sahada yaptıkları, gol sevinçleri futbolcu kimliğinin hala ön planda olduğunu gösteriyordu. Kaybedilen bir maçtan sonra yaptığı şu yorum da içindeki futbolcunun dışarıya yansımasıydı: "Saha kenarında maçı çevirmek zor. Eskiden ben saha içindeydim. Bir frikik atıyordum ve iş bitiyordu. O zaman sahada canını dişine takan, kazanma hırsıyla yanıp tutuşan bir Hagi vardı."
Mezarlıktan geri dönen ve gömülmeyi reddeden tek şey karaktermiş. Hagi'nin zaman içerisinde öfkeleri, inatları, sürtüşmeleri olacaktır. Tugay, böyle anlarda Hagi'yi durdurmasa da yavaşlatan faktör olmalıdır. Hagi de, yöneltilen sorular hoşuna gitmese de frene basmalı, ani tepki koymamalıdır.
Ben Hagi'nin futbol bilgisine, taktik zekasına, çalışkanlığına ve hırsına inanıyor ve güveniyorum. Galatasaray'ın ikinci kez Hagi'ye kucak açması Karpatlar'ın Maradonası için büyük bir nimettir. Ya tekrar "I love you Hagi" olarak zirve yapar ya da akademisine eğitmen olarak geri döner.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.