HINCAL ULUÇ
TEBESSÜM
<ı>Zengin <ı>Arap, <ı>kâhyasıyla <ı>Paris'e <ı>gelmiş, <ı>sokakta <ı>geziyordu. <ı>Paris'in <ı>en <ı>büyük <ı>caddesinde <ı>yürürken <ı>sıkıştılar. <ı>Görünürde <ı>tuvalet <ı>yoktu. <ı>Şeyh <ı>daha <ı>fazla <ı>dayanamayacağını <ı>anlayınca, <ı>üstündekileri <ı>çıkarıp <ı>kâhyaya <ı>verdi. <ı>Caddenin <ı>kenarına <ı>eğildi. <ı>Oracıkta <ı>önemli <ı>gereksinimini <ı>giderdi. <ı>Tam <ı>o <ı>anda <ı>polis <ı>çıkıverdi <ı>karşılarına. <ı>Polis, <ı>şeyhe <ı>yaklaştı, <ı>hareketinin <ı>çok <ı>ayıp <ı>olduğunu, <ı>uygar <ı>bir <ı>kentin <ı>ortasında <ı>böyle <ı>bir <ı>işin <ı>yapılamayacağını <ı>söyledi. <ı>Fransızca <ı>anlamadığını <ı>görünce, <ı>işaretle <ı>anlattı.
<ı>Sonra <ı>makbuz <ı>defterini <ı>çıkardı. <ı>Yazdığı <ı>cezayı <ı>gösterdi: <ı>100 <ı>Euro!...
<ı>Arap <ı>cüzdanını <ı>çıkardı, <ı>polise <ı>200 <ı>Euro <ı>uzattı:
<ı>"Kâhya <ı>da <ı>yapacak..."
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.