HINCAL ULUÇ

20 Haziran 2010, Pazar

Pazar neşesi

Bu haftaki pazar neşemiz uyarlama.. Sortie'de oturuyoruz. Ertekin bir kızı davet etmiş telefonla ama yüzünü pek hatırlamıyor. Öyledir. Adını, telefonunu alır, defterine yazar ama unutur. Hatırlamak için çağırması gerekir..
O bekliyor, Ünal, Erol ve ben dalga geçiyoruz. Birden Kazım Baba'dan kalma bir fıkrayı hatırladım. Orada uyarlayıp, anlattım.
Ertekin, son sanal teknolojilerle tanıştığı bir kızı Sortie'ye davet etmiş. Ederken de bana dedi ki, "Sen saat 11 gibi beni ara.. Ötesine karışma..
" Kız gelmiş.. Ertekin beğenmemiş.. Sohbeti de beğenmemiş. Telefonu bekliyor. Tam 11'de aradım. "Tamam.. mamam" dedi, telefonu kapadı..
Sonra kıza dönmüş.. "Kusura bakma" demiş.. "Kuzenim ölmüş, acele gitmem gerek.."
"İsabet" demiş kız.. "Yoksa, beş dakika sonra benim anneannem ölecekti.."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.