HINCAL ULUÇ
Bu resim de Hürriyet’e ithaf!..
Peki Hürriyet'e niye ithaf!..
Bakın onlara sorarsanız, onlar gazeteci.. Onlar halkın yanında.. Biz yandaşız.. Geçen gün ad vererek Sabah'ı itham ediyorlardı.. "Hürriyet'teki fikir zenginliğini dikkate almadan, hepimizi ayni kaba koyuyorlar" diye.. Peki siz farkında mısınız? Kendiniz, Sabah'taki fikir zenginliğinin.. Bu bir..
İkincisi..
Siz ne biçim halkın yanındasınız ki, yandaş Sabah yazarı hem de, hükümetin valisi, emniyet müdürü ve trafik müdürünü en ağır şekilde eleştirirken, göz yumdunuz.. "Yahu, bunlar İstanbul halkı için savaşıyor" deyip destek olmak, bir tekinizin aklından geçmedi. Geçti de.. Hemen her köşe yazarınız Paper Moon müdavimi.. O de luxe arabaların sahipleri arkadaşlarınız.. Onlar taciz edilir mi hiç?.
Oysa salı sabahı yayımladığım resimde plakası kabak gibi okunan araba, benim hayattaki en sevdiğim dostlarımdan birine aitti. Ercan hatta uyardı beni.. "Hıncal Bey bu araba, falanca ağabeyin" diye.. Güldüm.. Ben bu sütunda kimseyi kayırmadım bugüne dek.. Babamdan aldığım terbiye, M. Ali ağabeyimden öğrendiğim meslek ahlakı bunu gerektiriyor.
Şimdi bu "Temizlenmiş Paper Moon Önü" resmi, tek başına bir "Yandaş" yazarın zaferidir, vatandaş için kalem oynatmayan Hürriyetçiler..
İçişleri Bakanı'na bir son notum var..
Akmerkez benim ev yolum üzerinde her gün geçiyorum. Her gün görüyorum. "Bu ülkede devlet yasağı üç gün sürer"e dönmesin, lütfen..
Ben aynen şunu da yaşadım..
Etiler'den Bebek'e inen yokuşun başında, ayni çapraz işaret varken, hem de kavşağın içine, trafik ışıklarının altına park etmiş arabaları yazmıştım. Arabasını dükkân önüne yasak yer park edenlerden birini tanıyorum. Yazı çıktı, akşam üzeri geçiyorum. Kavşak tertemiz.. Arkadaşı gördüm.. Anlattı.
Trafik polisleri gelmiş resmen özür dilemişler. "Hıncal Uluç yazdı. Bugün boşaltmak zorundayız. Yarın gene park edersin" demişler..
Kaç yıl geçti.. O kavşak hâlâ devleti tanımıyor..
Onunla da Hürriyet uğraşsın bakalım!.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.