HINCAL ULUÇ

22 Mayıs 2019, Çarşamba

Taki Doğan.. Ve “gazetecilik” yılları!..

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Ankara'daki gençlik yıllarımız.. Yankı dergisinde çalışıyor, Cumhuriyet'e de spor ve televizyon yazıyorum..
Bir gece evde, telefonum çaldı. Taki arayan.. Yakın arkadaşım, genç Taki Doğan.. "Hıncal ağbi" dedi. "Bomba bir haber yakaladım, ama doğrulatamadım. Sen Genel Müdürün yakın dostusun, arayıp sorar mısın?."
Aradım Genel Müdürü.. Haber doğru.. Taki'yi açtım.. "Tamam" dedim.
Haber ertesi gün Milliyet'te manşet olarak çıktı. Taki Doğan o haberle "Yılın Spor Yazarı" ödülü aldı. Tabii o haber benim Cumhuriyet'te yoktu.
Bu minik anıda, bakın bugün olmayan neler var?.
Bir.. Dostluk, arkadaşlık, meslektaşa güven ve inanç!.
Ankara'da tüm gazeteciler, Haber atlatmak için çırpınırlardı. Ama, o ayrı şeydi, insanlık, dostluk ayrı. O haberi için Taki'yi çok kıskandım ama, haberine, hem de ben doğrulattığım halde, ortak olmadım. Önce insandım çünkü. Sonra gazeteci..
Taki, aldığı ödülünü ertesi sabah, çalıştığım Yankı'daki odama getirdi.. "Bu ödülde senin hakkın büyük ağabey" diyerek..
İki.. O zaman "gazete" demek "haber" demekti. Gazetelerin Ankara'da koskoca büroları vardı. Bugün o kadar kişiyle gazetenin tamamı çıkıyor.
O bürolarda ayrı bir spor şefi, spor servisi vardı. Çünkü "spor" Ankara'dan yönetilirdi. Gazeteler de "spor" yazarlardı.
Genel Müdürlük, Federasyonlar Ankara'daydı. Muhabirler, bütün gün Genel Müdürlükten, Federasyonlardan çıkmazlardı. Telefonla arasan kimseyi büroda bulamazdın. Hepsi haber peşinde koşardı çünkü. Haber bırakırdın ancak, telefonu açan çıkarsa..
Üç.. Bugünün "palavra" haberleri hiç çekinmeden manşete çeken gazeteler utansın.. O zaman bir gazeteci, kaynağından aldığı, doğru olduğuna inandığı haberi dahi doğrulatmazsa yazamazdı. Hele de Abdi Beyin (İpekçi) Milliyet'inde.
Çifte doğrulama ve "Karşı tarafla da konuşma" mesleğin şaşmaz ilkeleriydi.
O zaman insanlar "Gazete yazmışsa doğrudur" derlerdi.
Sallamanın cezası önce uyarı, sonra kovulmaktı. Şimdi "sallayana" hem de ne iğrenç sallayana meslek kurumları ödül veriyor.
Pazartesi akşamı "Taki Doğan'ı kaybettik" yazısını görünce ekranda, hem onu hatırladım. Hem de o günleri.. Onunla, yurt içinde, yurt dışında geçen ve kardeşliğimizi perçinleyen günleri..
Yurt dışı ya..
O şimdi aklıma geldi. Bir de "Dört!."
Bugün Olimpiyatlara tek kişi yollamayan, ille de sponsor daveti bekleyenler ve ısmarlama PRoje haberleri yazan gazeteler yoktu.
Ankara'nın yerel gazeteleri bile, mesela Akdeniz Oyunları'nı, mesela Balkan Şampiyonalarını ekiplerle yerinden izlerdi.
Taki ile ne Atina günleri yaşamıştık..
Bir akciğer hastalığı Taki'yi sırasını beklemeden bizlerden aldı götürdü.
Işıklar içinde yat, can kardeşim!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.