SÜLEYMAN YAŞAR
Arapların dış dinamiği Başbakan Erdoğan
Gelelim AK Parti'nin gelir dağılımını nasıl düzelttiğine... Bir yönetimin halktan yana olup olmadığı bütçe harcamalarının bileşimine bakarak değerlendirilir. AK Parti öncesi hazırlanan 2002 yılı toplam bütçe ödenekleri içinde, milli savunma ve iç güvenlik harcamalarının toplamı yüzde 12 seviyesindeydi. Aynı ödenek kalemleri 2011 bütçesinde toplam harcamaların yüzde 10'u seviyesine geriledi. Diğer yandan 2002 bütçesinde eğitim ve sağlık harcamalarının toplam bütçe harcamalarına oranı yüzde 10 seviyesindeyken, 2011 bütçesinde yüzde 17'ye yükseldi. Böylece azaltılan askeri ve güvenlik harcamalarının yerine, halkın sağlık ve eğitim gibi yaşam kalitesini çoğaltan hizmetlere ağırlık verildi. Ayrıca okula giden her çocuk için annelere verilen 55 lira çocuk yardımı ve özürlü her vatandaş için ailesine verilen 540 lira bakım yardımı, AK Parti'nin miting meydanlarında kadınların çoğunluğu oluşturmasına neden oldu.
Peki AK Parti bütün bu kamu harcama bileşimini değiştirirken ekonomiye hasar verdi mi? Hayır. 2002'de bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 19'du bu oranı yüzde 1.9'a kadar geriletti. Kamu borç yükü 2002'de yüzde 94 idi, borç yükünü yüzde 39'a indirdi. Ve fert başına gelir 2002'de 3 bin 492 dolar tutarken, 2011'de 10 bin 624 dolara yükseldi. İşte bu hızlı ekonomik dönüşüm bütün dünyanın ilgisini çekerken Arap halklarının da dikkatinden kaçmadı. Kendilerine seçimle gelen Recep Tayyip Erdoğan benzeri bir lider aramaya başladılar. İşte bu nedenle Arap halklarının sokağa dökülmesinde Erdoğan'ın bir dış dinamik unsuru olarak etkisini görmezlikten gelemeyiz.
Anlaşılan Mısır'da halk buyurgan yöneticileri devirene kadar sokaklardan çekilmeyecek. Dün Başbakan Erdoğan da "Halkın taleplerine kulak verin" diyerek Arap yöneticileri uyardı ve Arap halklarına olan desteğini belirtti. Bundan sonrası artık Araplara bağlı.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.