Zulüm, sürgün ve hapis yılları
Bediüzzaman; öğrencileriyle şehirden şehire sürgün edilerek baskı altında tutuluyordu. Isparta, Eskişehir, Kastamonu, Denizli ve Afyon'da hayatının en çileli günlerini yaşayacaktı
Isparta'nın Barla köyündeki baskıların artması, Bediüzzaman için yeni bir sürgünün de habercisiydi. 1934 yılında bir gece yarısı jandarma tarafından evinden alınarak at arabası ile Isparta'ya getirildi. O gece gözaltına alınan sadece Bediüzzaman değildi. 120 talebesi de ailesi ile helalleştikten sonra jandarma tarafından evinden alınarak Eskişehir'e getirildi. Eskişehir Hapishanesi dönemi, Bediüzzaman ve talebeleri için en zor günlerdi. 12 gün boyunca yemek verilmedi ve en temel ihtiyaçlarını gidermelerine müsaade edilmedi. Tüm koparılan fırtınanın sebebi ise Barla'da kaleme alınan "Tesettür Risalesi"ydi. Bediüzzaman, mahkemelerde hukuk tarihine geçecek bir savunma yaptı. Mahkeme sonunda kendisine verilen 11 aylık hapis cezasına "Bu ceza keçi hırsızlarına, kız kaçıranlara verilir, ya idam edin ya da serbest bırakın" diyerek itiraz etti.
TEHDİT OLARAK GÖRÜLDÜ
Bediüzzaman ve talebeleri, haklarında verilen hapis cezalarını çektikten sonra serbest bırakılmıştı. Ancak Bediüzzaman'ın özgür kalması, tek parti diktatörlüğü açısından her zaman bir tehdit olarak kabul edildi. Hukuk dışı yöntemlerle 1936 yılında Kastamonu'da mecburi ikamet ve sürgüne gönderildi. Kastamonu'da 3 ay boyunca polis karakolunda bir merdiven altında yaşamak zorunda bırakıldı. Sonra karakolun karşısında ahşap bir evin ikinci katında bir ev kiralandı. Her anını gözetim altında tutmak için perde kullanmasına bile izin verilmedi. Barla'daki gibi Kastamonu'da da kısa sürede halkın sevgisini ve ilgisini kazanmıştı. Kastamonu'da yazdığı 275 mektupla, hizmetin devamı için talebelerine bazı önemli uyarılarda bulundu. Kastamonu hayatı da bir gece evinden alınarak Denizli'ye götürülmesi ile son buldu. Gerekçe yine aynıydı. Risale-i Nur Külliyatı okudukları için gözaltına alınan 60 Nur talebesi için yeni bir macera başlıyordu. Denizli mahkemelerinin Bediüzzaman'ın hayatında önemli bir yeri vardı. Bediüzzaman ve talebeleri ilk kez bir davada beraat etmişti.
RİSALE-İ NUR KÜLLİYATLARI
CHP iktidarı dönemi, Bediüzzaman açısından sürgün, hapis, zulüm, işkence ve suikast teşebbüsleri anlamına geliyordu. 1950 yılında Demokrat Parti'yi açıkça destekleyen Bediüzzaman, bu desteğini vefatına kadar sürdürdü. Nitekim 1956 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan gelen bir rapor üzerine mahkeme, Risale-i Nur Külliyatı'nın matbaada basılmasına izin verdi.
72'SİNDE YİNE CEZAEVİNE KONULDU
'HÜRRİYETSİZ YAŞAYAMAM'
YARIN: BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ'NİN ÖLÜMÜ... MEZARINA BİLE TAHAMMÜL EDİLEMEDİ