Hepimizin yerine ağlayan çocuk
Türkiye’nin her köşesinde dün ayrı bir tribün kuruldu... Dev ekranların başında alkışlarla, tezahüratlarla tüm enerjimizi göndermeye çalıştık ama Avustralya duvarı acı gerçeği yüzümüze bir tokat gibi indirdi
2002 Güney Kore'den sonra 2026'da da A Milli Takımı dünyanın bir diğer ucuna gönderdik... Elbette hepimiz oraya gidemezdik ama dualarımızı ve enerjimizi gönderebilirdik. Türkiye'nin tüm meydanları, parkları, AVM'leri tribüne döndü. Amaç gücümüzü birleştirip, sesimizi Kanada'ya kadar duyurmaktı. 24 yıl sonra Dünya Kupası'na giden Bizim Çocuklar'a destek boynumuzun borcuydu. Ben de daha güneş doğmadan kıta değiştirip, Avrupa yakasından Asya'ya geçtim. İstanbul ulaşımının önemli duraklarından biri olan Söğütlüçeşme'deki terminalde yerimi aldım. İlgi o kadar büyüktü ki 4 dev ekran gelenlere yetmedi. Yanlarında sandalyelerini getirenler en doğrusunu yapmıştı.

HOMURDANMALAR BAŞLADI!
Ve saatler 07.00'yi gösterdiğinde heyecanın dozu arttı. Ekranda Arda göründüğünde alkış kıyamet koptu... Barış Alper, 2002'ye selam çakan mohikan saçlarıyla ekranda belirdiğinde kalabalıktan, "Ümit Davala" sesleri yükseldi. İstiklal Marşı coşkuyla söylendi. Etkili bir ataktan boş dönmemizin ardından 27. dakikada Irankunda golü atınca derin bir sessizlik oldu... Ardından oyuncuları morallendirmek için alkışlar eşliğinde "Türkiye, Türkiye" diye tempo tutuldu... Zaman geçip, beklediğimiz gol gelmedikçe homurdanmalar da olmadı değil...

MİLLİLER GRUPTAN ÇIKAR MI?
Kerem'in etkisiz kalışı, tüm atakların Barış Alper'in kanadından yapılıp sağ tarafın hiç kullanılmamasına tepkiler gösterildi. İkinci gol herkesin gardını düşürdü. Kerem oyundan alınırken karara alkışla destek verildi. Ekrana hakimiyet kuran Toure, 74'te oyundan alınırken herkes "Oh be" demişti ki 75'te Metcalfe'nin golüyle Avustralya skoru 2-0'a getirdiğinde ortak derdimiz "Gruptan çıkar mıyız" sorusunun cevabıydı. Bitim için geri sayıma geçildiği dakikalarda tribünde ekrana gelen minik taraftar herkesin hislerine tercümandı... Kalabalıktan "Ahhh be" sesi geldi. Aslında o an pek çoğumuz ağlıyorduk ama gözyaşlarımızı kalbimize akıtıyorduk.
BREZİLYA'DAN SONRA BİR İLK
Türkiye, 2002 yarı finalinde Brezilya'ya 1-0 mağlup olduğu karşılaşmanın ardından gol atamadığı ikinci Dünya Kupası maçını Avustralya karşısında oynadı.