Ateş hattından hayata kaçış
Sirenlerin susmadığı Kiev’de halk, kenti terk etmek için tren istasyonuna akın ediyor. İnsanlar trenlere tıka basa doluşuyor. Bilet bulamayanlar umutla bekliyor
Ukrayna'da Rus işgali 8'inci gününe girdi. Başkent Kiev'de sirenler susmuyor. Rusya, şehirdeki stratejik noktaları vurmaya devam ediyor. Sivil vatandaşların büyük çoğunluğu Kiev'den ayrıldı. Kalanlar şehirden ayrılmak için tren istasyonuna akın ediyor. Tren bileti bulunmuyor. Polonya, Macaristan, Romanya ve Moldova sınırında uzun araç kuyrukları var. Birleşmiş Milletler (BM), Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle 1 milyondan fazla mültecinin Ukrayna'dan komşu ülkelere geçtiğini açıkladı. 24 Şubat-2 Mart arasında yarıdan fazlası Polonya'ya olmak üzere 1 milyonun üzerinde mülteci komşu ülkelere geçti. Kiev Merkez Tren İstasyonu'nda adım atacak yer yok. İnsanlar trenlere tıka basa doluşuyor. Askerler sevgililerini, babalar ailelerini uğurluyor. Kiev Garı'nda sevgilisini öpen askerin dudaklarından "Elveda sevgilim" sözleri dökülüyor. Anne Ulyana, tren istasyonunda çocuklarına sarılmış Liviv'e giden treni bekliyor. "Sevgili Kiev. Seni böyle terk etmek istemezdim" diye konuşuyor. Komşu ülkeler Ukrayna'dan gelecek daha milyonlarca sivil için hazırlık yapıyor. Avrupa Birliği Komisyonu İçişlerinden Sorumlu Üyesi Ylva Johansson da Ukrayna'daki savaştan kaçıp AB ülkelerine gelecek milyonlarca sığınmacıya hazırlıklı olmaları gerektiğini söyledi. Bu arada Kiev Metro İdaresi Müdürü Viktor Brahinski, Kiev'deki metro istasyonlarına sığınanların sayısının 15 bine ulaştığını açıkladı. İstasyonlarda duş imkânının bulunduğunu, içerdekilere ilaç ve gıda temin edildiğini söyledi.

ESİR RUS ASKERLERİ: İŞGAL ETTİĞİMİZİ BİLMİYORDUK
RUSYA ile Ukrayna arasındaki çatışmalar sürerken Ukrayna güvenlik birimi, çatışmalarda ele geçirilen Rus askerlerin görüntülerini yayınladı. Görüntülerde, korku içindeki esir Rus askerleri niçin savaştıklarını bilmediklerini dile getirdi. Esirlerden biri, Ukrayna'yı işgal etmek için gönderildiklerinden haberleri olmadığını belirtti. Ukrayna yönetimi ise, esir askerler için Rus annelere çağrı yaptı. Esirlerin başkent Kiev'e gelecek annelere teslim edileceğini duyurdu. Görüntülerde, ailesiyle görüştürülen bir askerin, "Bize saldırmadılar. Rusya'nın savaştan ne istediğini anlayamıyorum. Anne, baba, seni seviyorum" dediği duyuldu. DIŞ HABERLER

ÖZGÜRLÜK SEVİNCİ
HAMZABEYLI Sınır Kapısı'ndan yurda giriş yapan 32 kişilik kafilede yer alan öğrenci Ahmet Çilekçi, "Büyük korku yaşadık. Uzun bir yolculuktan sonra vatanımıza geldik. Çok şükür özgürüz" dedi.

SAVAŞTAN 3 SAAT ÖNCE DOĞDU
Dışışleri Bakanlığı'nın Ukrayna'dan karayoluyla tahliye planı kapsamında Romanya'nın başkenti Bükreş'e ulaşan ve buradan THY uçakları ile Türkiye'ye getirilenler arasında, savaşın ortasında kalan bebekli aileler de yer aldı. Onlardan biri de Mutlu ve Daria Özdemir çiftiydi. İki yaşındaki kızları Emma ile Kiev'e giden çift, saldırıdan 3 saat önce dünyaya gelen oğulları Emilian'ın doğumuyla büyük sevinç yaşadı. Mutlu Özdemir, "Oğlum 24 Şubat gecesi saat 00.03'te dünyaya geldi. Büyük sevinç yaşadık. Ancak 3 saat sonra siren ve bomba sesleriyle irkildik. Sevinç yerini korkuya bıraktı. Çok şükür İstanbul'a gelebildik" dedi. Cevdet ÖZDEMİR / SABAH
'HAYALLERIM ENKAZ ALTINDA KALDI'
RUSYA'NIN saldırısı üzerine Ukrayna'nın Harkov kentinde mahsur kalan tıp fakültesi öğrencisi Sultan Dikeç, 3 günlük bir yolculuğun ardından Şanlıurfa'daki ailesine kavuştu. Yaşadıklarını anlatan Dikeç, "Biz çıktıktan 24 saat sonra hem yurt hem üniversite binası bombalandı. Korkunçtu. Çok şükür aileme kavuştum ama hayallerim oradaki enkazların altında kaldı" dedi. Baba Mustafa Dikeç ise, "Büyük endişe yaşadık. Şükür kızıma kavuştuk" diye konuştu. Mehmet YILDIRIM / SABAH
209 KIRIM TATAR TÜRKÜ TÜRKİYE'YE GETİRİLDİ
UKRAYNA'DAN karayoluyla tahliye edilen Kırım Tatar Türkleri Türkiye'ye gelmeye devam ediyor. Dışişleri Bakanlığı'nın organizasyonuyla 98'i çocuk 209 Kırım Tatar Türkü, Dereköy Sınır Kapısı'ndan giriş yaptı. Görevliler otobüslerden inenlere karanfil verip çocuklara oyuncak hediye etti. Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yurda giriş yapan öğrencilerin besledikleri evcil hayvanlarını da yanlarında getirdiği görüldü. Öğrenciler "Onlar bizim can dostlarımız" dedi.