SON DAKİKA| ABD'li üst düzey yetkili açıkladı! İran ile anlaşma imzalandı
Son Dakika Haberleri: ABD'li üst düzey bir yetkili, İran ile anlaşmanın imzalandığını açıkladı. Trump, Vance ve İran Meclis Başkanı Kalibaf da mutabakata imza attı. Amerikalı yetkili, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılacağını açıkladı. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump ise İran ile çok iyi bir anlaşma yaptıklarını söyledi.
Son dakika haberleri: ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından gözler anlaşmanın uygulanma sürecine çevrildi.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in duyurduğu uzlaşı daha sonra ABD Başkanı Donald Trump ve İranlı yetkililer tarafından da doğrulanırken, tarafların 19 Haziran'da İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenecek törenle resmi imzaları atması bekleniyor.
Mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, ABD'nin uyguladığı ablukanın kaldırılması ve iki ülke arasında yaptırımlar ile nükleer program başta olmak üzere birçok başlığın ele alınacağı 60 günlük müzakere sürecinin başlatılması öngörülüyor.
İşte ABD/İsrail-İran savaşında son durum ve son gelişmeler…
NETANYAHU'DAN MUTABAKAT AÇIKLAMASI
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran ve ABD’nin mutabakat zaptı üzerinde anlaşmasının ardından düzenlediği ilk basın toplantısında, "İsrail Devleti’ni yok olmaktan kurtardık" dedi.
Netanyahu, İran’ın nükleer programının "tehdit" oluşturduğunu ve İsrail’in bunu "Amerikalı dostlarıyla birlikte" ortadan kaldırdığını ifade etti. İran’a ait çok sayıda askeri ve nükleer tesisi imha ettiklerini aktaran Netanyahu, "Donanmalarını ve hava kuvvetlerini yok ettik. İran halkını katleden üs komutanlarını etkisiz hale getirdik. İran ekonomisine yüz milyarlarca dolarlık, hatta bazı tahminlere göre 1 trilyon dolara yaklaşan zarar verdik. İsrail nüfusunun yok edilmesi tehdidini yıllar boyunca ortadan kaldırdık" dedi.
ABD ORDUSU ORTA DOĞU'DA KALACAK
Üst düzey ABD'li bir yetkili, İran'la varılan mutabakat zaptının ardından başlaması beklenen 60 günlük müzakere sürecinde Amerikan ordusunun Orta Doğu'da kalmaya devam edeceğini belirtti.
"HER TÜRLÜ ANLAŞMAYI DESTEKLEYECEĞİZ"
İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, ABD ve İran arasında sağlanan mutabakata ilişkin, “İran halkının çıkarlarını sağlayan her türlü mutabakat ve anlaşmayı destekleyeceğiz.” dedi.
MUTABAKATIN İÇERĞİ DUYURULACAK
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan mutabakatın içeriğinin cuma gününden sonra herhangi bir zamanda kamuoyuna duyurulabileceğini bildirdi.
İSRAİL LÜBNAN'DAN ÇEKİLİYOR
Hizbullah, Lübnan'ın güneyinde ateşkesi ihlal ederek ilerlemeye çalışan bir İsrail birliğini füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alarak geri çekilmeye zorladıklarını açıkladı.
İRAN: "GURUR VERİCİ BİR BELGE"
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile savaşın sonlandırılmasına ilişkin varılan mutabakat hakkında, “Mutabakatın tüm hükümleri doğru şekilde uygulanırsa, ülke için gurur verici bir belge olarak değerlendirilebilir.” açıklamasında bulundu.
KATAR BM İLE GÖRÜŞTÜ
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile ABD ve İran arasındaki mutabakatı görüştü.
HÜRMÜZ BOĞAZI CUMA TAMAMEN AÇILACAK
ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılacağını söyledi.
"ÇOK İYİ BİR ANLAŞMA YAPTIK"
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile mutabakat zaptının imzalandığını belirterek, "Çok iyi bir anlaşma yaptık." dedi.
ABD İLE İRAN ANLAŞMAYI İMZALADI
ABD'li üst düzey yetkili, İran ile anlaşmanın imzalandığını açıkladı. Trump, Vance ve İran Meclis Başkanı Kalibaf da mutabakata imza attı. Amerikalı yetkili, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılacağını açıkladı.
"WASHİNGTON TÜM KOZLARA SAHİP"
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile kritik bir aşamada devam eden müzakerelerde Washington'ın "tüm kozlara sahip olduğunu" öne sürerek, görüşmelerin başarılı bir anlaşmayla sonuçlanacağına inandığını söyledi.
"MUTABAKAT CUMA GÜNÜ İMZALANACAK"
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesi ile ABD arasındaki savaşı sona erdirmeyi hedefleyen mutabakatın cuma günü imzalanacağını belirtti.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre Pezeşkiyan, İçişleri Bakanlığında düzenlenen toplantıda, ülkesiyle ABD arasındaki mutabakata ilişkin açıklamalarda bulundu.
Pezeşkiyan, “Gerçekleştirilen koordinasyonla birlikte İran-ABD mutabakat zaptı cuma günü imzalanacak.” ifadelerini kullandı.
Savaş döneminde ülkesinde herhangi bir kargaşanın ve ayaklanmanın meydana gelmediğine vurgu yapan Pezeşkiyan, hükümetin savaş süreci boyunca iyi bir yönetim sergilediğini dile getirdi.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran'ın mutabakata vardığını duyurmuştu.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de ABD ile mutabakata varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıklamıştı.
TRUMP'IN UÇAĞI CENEVRE'DE
ABD Başkanı Donald Trump’ın uçağı İsviçre’nin Cenevre kentine iniş yaptı.
HİZBULLAH: İSRAİL İŞGAL ETTİĞİ BÖLGELERDEN ÇEKİLMELİ
Hizbullah'tan yapılan yazılı açıklamada, mutabakatın sağlanmasındaki rolü nedeniyle İran hükümeti, silahlı kuvvetleri ve halkına, ayrıca mutabakatın hayata geçirilmesi için katkı sunan ve süreci destekleyen tüm ülkelere teşekkür edildi.
Mutabakatta elde edilen kazanımların İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği bölgelerden tamamen çekilmesi, Lübnanlı esirlerin serbest bırakılması, yerinden edilenlerin özellikle sınır hattındaki köylere dönüşü ve İsrail saldırılarında yıkılan bölgelerin yeniden imarı için bir başlangıç niteliği taşıdığı ifade edildi.
Açıklamada, özellikle güney sınırındaki beldelerin sakinlerine güvenli dönüş için acele etmemeleri ve yetkililerin talimatlarını beklemeleri çağrısında bulunularak, olası İsrail ihlallerinden kaynaklanabilecek risklere karşı dikkatli olunması istendi.
Hizbullah, İsrail işgal ettiği bölgelerden tamamen çekilene ve esirler geri dönene kadar Lübnan'ın meşru savunma hakkına bağlı kalacağını vurguladı.
Lübnan yönetimi ve tüm siyasi güçlere ulusal birlik çağrısı yapan Hizbullah, ülkenin çıkarlarını, egemenliğini ve gücünü korumak için ortak bir tutum benimsenmesi istendi.
TRUMP: HÜRMÜZ'DEN GEÇİŞLER BAŞLADI
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından, Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin açıklama yaptı.
Trump, "Çoğu petrol yüklü gemiler, Hürmüz Boğazı'ndan ayrılmaya başladı. Tamamen güvenli ve emniyetli olan güney koridorunu kullanıyorlar. Bunun dışında başka seyir rotaları da mevcut." ifadelerini kullandı.
PAKİSTAN BAŞBAKANI BAŞKAN ERDOĞAN'A TEŞEKKÜR ETTİ
Dawn gazetesinin haberine göre, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Ulusal Meclis'te yaptığı konuşmada, 3 ay 16 gün süren yoğun çabaların ardından yeni bir dönemin başladığını vurguladı.
Şerif, ABD-İran anlaşmasının imza töreninin Cenevre'de yapılacağını hatırlatarak, müzakere süreci boyunca hem ABD hem de İranlı liderlerin "zor koşullar altında sabır ve sağduyu sergilediklerini ve sonuç olarak tüm dünyanın bu büyük güne tanıklık ettiğini" söyledi.
Şerif, süreçteki "liderliği ve iş birliği" dolayısıyla Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarını sundu.
Ayrıca "olumlu katkılarından" dolayı Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve "liderliği ve iş birliği" için Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'a teşekkür eden Şerif, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in yanı sıra Birleşik Krallık, Avrupa Birliği üye ülkeleri ve diğer ülkelere teşekkürlerini iletti.
JD VANCE: ANLAŞMA METNİ HAFTA İÇİNDE AÇIKLANACAK
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, “Anlaşma metnini hafta içinde açıklayacağız, Tahran’ın hangi konuda taviz verdiğini göreceğiz. İmza törenine İran Meclis Başkanı Bakır Kalibaf ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi katılacak." ifadelerini kullandı.
Vance ek olarak şunları söyledi: Hürmüz Boğazı’nın uzun vadede ücretsiz olarak açılmasını bekliyoruz.
“LÜBNAN MUTABAKATIN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR”
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, ABD ile İran arasında varılan mutabakata ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bekayi, "Lübnan'daki savaşı sona erdirmek, ABD ile yapılan mutabakatın ayrılmaz bir parçasıdır." dedi.
Mutabakatın ayrıntılarına ilişkin bilgi veren Bekayi, İran'ın dondurulmuş veya erişimi kısıtlanmış varlıklarının serbest bırakılması ile savaşın yol açtığı zararların tazmin edilmesinin de mutabakatın iki temel unsuru olduğunu kaydetti.
ABD yönetiminin her iki konuda da gerekli adımları atmayı taahhüt ettiğini söyleyen Bekayi, şu ifadeleri kullandı:
"İran'a ait bloke edilmiş varlıkların erişime açılması, ABD'nin İran'a yeni bir ödeme yapması değil, İran'ın zaten sahip olduğu varlıklar üzerindeki hakkının tanınması anlamına gelmektedir. Bu konu büyük önem taşımaktadır ve gerekli düzenlemeler bu doğrultuda planlanmıştır."
Savaş zararlarının tazmininin Tahran için önemine dikkati çeken Bekayi, "Tazminat talebi, İran halkının meşru taleplerinden biridir. Çünkü bu savaş yasa dışı bir savaştı ve bu sırada çok sayıda savaş suçu işlendi. İran, bu zararların karşılanmasını talep etmeyi sürdürecek ve bu konu mutabakat zaptında da yer almaktadır." diye konuştu.
Bekayi, savaşı sona erdirmeyi amaçlayan çerçeve mutabakata rağmen ABD'ye karşı "derin bir güvensizliğin" devam ettiğini söyledi.
“ANLAŞMA METNİNDE NÜKLEER FAALİYETLER YER ALMIYOR”
İran'a uygulanan yaptırımların kaldırılmasının ABD ile yapılan tüm müzakerelerin konusu olduğuna işaret eden Bekayi, şöyle devam etti:
"Bu mutabakat zaptına göre ABD, birincil ve ikincil yaptırımların tamamını kaldırmakla yükümlü olacaktır. Ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yaptırımları ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın ilgili kararlarının da kaldırılması öngörülmektedir. Bu başlıklar, nükleer konularla birlikte mutabakatın imzalanmasının ertesi gününden itibaren müzakere edilmeye başlanacak ve 60 gün içinde nihai uzlaşıya bağlanacaktır."
Mutabakatın ekonomik boyutuna ilişkin ise Bekayi, söz konusu mutabakat metninde İran'ın petrolü, petrol türevleri ve petrokimya ürünlerinin satışına ilişkin kısıtlamaların kaldırılması konusunun da bulunduğunu ve mutabakat zaptının cuma günü imzalanmasıyla birlikte bu engellerin derhal kaldırılması ve İran'ın petrol, petrokimya ürünleri ve petrol türevlerini hiçbir engel veya sorunla karşılaşmadan satabilmesinin öngörüldüğünü ifade etti.
İran'ın nükleer faaliyetlerinin mutabakat metninde yer almadığını söyleyen Bekayi, nükleer faaliyet ve yaptırımların kaldırılması konularının imza sonrasındaki 60 günlük süre içerisinde ele alınacağını belirtti.
Bekayi, mutabakat zaptının imzalanmasına ilişkin ayrıntılar hakkında gerekli bilgilendirmenin ise daha sonra yapılacağını dile getirdi.
ENDONEZYA: TARAFLAR TAAHHÜTLERE SADIK KALMALI
Endonezya Dışişleri Bakanlığının X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın memnuniyetle karşılandığı bildirildi.
Açıklamada, diyaloğun kolaylaştırılmasına ve anlaşmazlıkların barışçıl şekilde çözülmesine katkıda bulunan tüm tarafların ve arabulucuların çabalarının takdir edildiği belirtildi.
Tüm taraflara, itidal göstermeye devam etmeleri, taahhütlerine sadık kalmaları ve diyaloğa yapıcı şekilde katılmaları çağrısı yapılan açıklamada, Endonezya'nın mutabakatın yürürlüğe girmesini sabırsızlıkla beklediği vurgulandı.
Açıklamada, Endonezya'nın uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın amaç ve ilkelerine uygun, bölgede barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmeye yönelik çabaları desteklemeye hazır olduğu ifade edildi.
MALEZYA
Malezya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da ABD-İran mutabakatının duyurulmasının memnuniyetle karşılandığı belirtilerek, bunun Batı Asya'da gerilimin azaltılması ile kapsamlı ve kalıcı çözüme yönelik önemli bir adım olduğuna işaret edildi.
Açıklamada, Malezya'nın, taraflar arasındaki diplomatik çabaları ve diyaloğu destekleme rollerinden dolayı Türkiye, Pakistan, Katar, Mısır, Suudi Arabistan ve diğer bölgesel ülkelere memnuniyetini bildirdiği aktarılan açıklamada, kalıcı barışın ancak diyalog, diplomasi ve karşılıklı saygı yoluyla sağlanabileceği konusundaki kararlılığın sürdürüldüğü kaydedildi.
İTALYA: İSRAİL BEYRUT'U BOMBALAMAYI DURDURMALI
Lüksemburg'da düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde basına açıklamalarda bulunan İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD ve İran arasındaki mutabakatın önemli olduğunu ve diplomatik çabalarla desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Tajani, bu konuda özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliği için Bakanlıkta toplantı yapacakları bilgisini verdi.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına da değinen Tajani, "Lübnan'daki çatışmaların da durmasını, İsrail'in daha fazla Beyrut'u bombalamamasını sağlamalıyız." dedi.
Tajani, Rusya'nın Kiev'de Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) koruması altındaki manastıra yönelik saldırısının "son derece vahim" olduğunu vurgulayarak, "Moskova'nın barış istemediğini" söyledi.
ARAP BİRLİĞİ: SALDIRILARA SON VERİLMESİ YÖNÜNDE ÖNEMLİ BİR ADIM
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, yaptığı yazılı açıklamada, ABD-İran mutabakatını memnuniyetle karşıladığını belirterek, bu gelişmenin İran ve İsrail'in Arap ülkelerine yönelik saldırılarına nihai olarak son verilmesi yönünde önemli bir adım olmasını temenni etti.
Mutabakatın, savaşın sona erdirilmesine yönelik sürecin başlatılması ile bölgede kalıcı istikrarın sağlanması için uygun koşulları hazırlamasını temenni eden Ebu Gayt, İsrail'in anlaşmayı sabote etmeye ve savaşı sürdürmeye yönelik girişimlerine karşı uyarıda bulundu.
Nihai olarak varılacak herhangi bir anlaşmanın, Arap ülkelerinin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesi gerektiğini vurgulayan Ebu Gayt, söz konusu anlaşmanın ayrıca bölgede güvenliğin sağlanmasına yönelik meşru Arap taleplerini de dikkate alması gerektiğinin altını çizdi.
KİK
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ABD-İran arasındaki mutabakatın bölgede çözüm bekleyen konularda tüm taraflar arasında kalıcı bir anlaşmanın yolunu açmasını temenni etti.
Mutabakatın bölgenin güvenlik ve istikrarını sağlayan uzlaşılara götürmesini isteyen Budeyvi, KİK'in çatışmaların çözümünde uluslararası hukuka göre diplomasi ve diyaloğa bağlı kalınmasını desteklediğini ifade etti.
İİT
İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan (İİT) yapılan yazılı açıklamada, saldırıları sona erdirecek, Hürmüz Boğazı'nda güvenliği ve seyrüsefer serbestisi sağlayacak ABD-İran mutabakatının memnuniyetle karşılandığı belirtildi.
Mutabakatın tam olarak uygulanmasının temenni edildiği açıklamada, ilgili tarafların tüm meselelerin ele alınması, bölgede güvenlik ve istikrarın korunması amacıyla yapılacak müzakerelere katılmasının umulduğu ifade edildi.
FİLİSTİN
Filistin yönetiminden yapılan açıklamada, ABD-İran mutabakatının bölgede gerginliğin azaltılmasında, kalıcı ateşkesin sağlanmasında, askıda kalan sorunların çözümünde ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasında önemli bir adım olduğu vurgulandı.
Mutabakatın Lübnan'ın güvenlik ve istikrarını sağlayacak barışçıl çözüme ulaşılması için harcanan çabalara da destek olacağı kaydedilen açıklamada, krizlerin ve anlaşmazlıkların çözümünde diplomasi ve diyaloğun tercih edilmesi gerektiği bildirildi.
Bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasının, uluslararası meşruiyet ilkeleri doğrultusunda gerilim ve istikrarsızlığa yol açan sebeplerin ele alınmasını gerektirdiği vurgulandı.
ÜRDÜN
Ürdün Dışişleri Bakanlığı açıklamasında da ABD-İran mutabakatının bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarın tesisinde önemli bir adım olduğu belirtilerek, mutabakatın bölge ülkelerinin güvenliğini, çıkarlarını, iyi komşuluk ilişkilerini ve iç işlerine müdahale edilmemesini garanti altına alan kalıcı anlaşmaya götürmesi temennisinde bulunuldu.
Bakanlık ayrıca Hürmüz Boğazı'nda güvenliğin ve seyrüsefer serbestisinin, 28 Şubat öncesindeki durumuna uygun şekilde yeniden tesis edilmesinin önemine dikkati çekti.
FİNLANDİYA: ANLAŞMA HÜRMÜZ BOĞAZI'NI AÇMAK İÇİN FIRSAT
Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ile İran arasında mutabakata varılmasını memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Pakistan, Katar ve diğer arabulucu ülkeleri tebrik eden Stubb, "Bu mutabakat, savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı'nı açmak için fırsat sunuyor. Bu da bölge ve küresel ekonomi üzerinde önemli bir etki oluşturacak. Tüm ilgili tarafları, durumu değerlendirmeye ve uluslararası hukuka uygun olarak çatışmaya kalıcı bir çözüm bulmaya çağırıyorum." ifadelerini kullandı.
İSVEÇ
İsveç Başbakanı Ulf Kristersson da X'teki paylaşımında, ABD ile İran arasında mutabakata varılmasını "hoş bir haber" şeklinde niteledi.
Hürmüz Boğazı'nda serbest ve güvenli geçişin yeniden sağlanmasının önemli olduğunu belirten Kristersson, mutabakat haberinin, İsveç'in ekonomisi için de önemli olduğunu vurguladı.
NORVEÇ
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, X'teki paylaşımında, "ABD ile İran arasında mutabakata varılmasını memnuniyetle karşılıyorum. Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin sağlanması ve mutabakatın Lübnan'ı kapsaması esastır. İran'ın nükleer programına ilişkin görüşmeler devam etmeli. Pakistan, Katar ve diğer ülkelere çabaları için teşekkür ederim." değerlendirmesinde bulundu.
DANİMARKA
Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen de X'teki paylaşımında, ABD ile İran arasında mutabakata varılmasını olumlu bulduğunu belirterek, "Bu mutabakatın uygulanması önemli. Böylece bölgesel istikrarı güvence altına alabilir, Hürmüz Boğazı'nı yeniden açabiliriz. Dünya ekonomisi için önemli." yorumunu yaptı.
SLOVENYA
Slovenya Dışişleri Bakanlığı, X'ten yaptığı paylaşımda, ABD ile İran arasında mutabakata varılmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, mutabakatın hızlı ve kapsayıcı şekilde uygulanması temennisinde bulundu.
LÜBNAN ORDUSUNDAN HALKA “TEMKİNLİ OLUN” ÇAĞRISI
Lübnan ordusundan yapılan yazılı açıklamada, bölgede yaşanan son gelişmeler ve ateşkes sağlandığı yönündeki haberler ışığında, halkın güney sınırındaki köy ve beldelere dönüş konusunda temkinli davranması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, halktan güvenlikleri için bölgede konuşlu askeri birliklerin talimatlarına uymaları istendi ve İsrail'in olası ihlalleri ve saldırıları nedeniyle dönüşlerde acele edilmemesi çağrısı yapıldı.
Ordunun açıklamasında ayrıca İsrail saldırılarına maruz kalan bölgelerde dikkatli olunması gerektiği vurgulanarak, patlamamış mühimmat ve şüpheli cisimlerin en yakın askeri veya güvenlik birimine bildirilmesi istendi.
"ANLAŞMADA İRAN'IN HÜRMÜZ ÜZERİNDEKİ HAKKI TEYİT EDİLDİ"
Fars Haber Ajansına konuşan ismi açıklanmayan bir kaynak, müzakere sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Söz konusu kaynağın ifadelerine göre, müzakerelerin son aşamasında mutabakat metninde bazı değişiklikler yapıldı.
Bu değişikliklerle Hürmüz Boğazı üzerindeki İran-Umman egemenliğinin açık ve kesin şekilde ifade edildiği ileri sürüldü.
Yeni metinde, Hürmüz Boğazı'ndaki denizcilik hizmetlerinin gelecekteki yönetiminin İran ve Umman tarafından belirleneceğine dair ifadelerin yer aldığı iddia edildi.
"Denizcilik hizmetleri" ifadesinin açıkça kullanılmasının, ABD tarafından İran'ın ücret tahsil etme hakkının kabul edilmesi anlamına geldiği yorumunda bulunuldu.
Söz konusu ifadenin metnin başka bir bölümünde de tekrarlandığı, buna göre İran'ın gemilerin ücretsiz geçişini yalnızca 60 gün boyunca kabul edeceği savunuldu.
Bu kapsamda ABD'nin ücretlendirme ilkesini kabul ettiği, İran'a ise 60 günlük muafiyet tanındığı ifade edildi.
İran'ın güvenlik, denizcilik, çevre koruma ve sigorta hizmetleri sunarak Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilerden gelir elde etmeyi ve bu gelirleri ekonomik kalkınmada kullanmayı planladığı da söz konusu kaynağın ifadeleri arasında yer aldı.
“MUTABAKAT LÜBNAN’I DA KAPSIYOR”
Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın, ABD ve İran arasında sağlanan mutabakata ilişkin açıklamasını yayınladı.
Avn, mutabakatta Lübnan'ın özel durumuna saygı gösterilmesini ve ülkenin istikrarının bölgesel istikrarın ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.
Mutabakatın bölgedeki askeri faaliyetlerin durdurulmasına ilişkin unsurlar içerdiğini ve bunun Lübnan'ı da kapsadığını vurgulayan Avn, mutabakatın bölgede daha geniş bir istikrar sürecine zemin hazırlaması, devletlerin egemenliği ile halkların haklarını güvence altına alması temennisinde bulundu.
Avn, son dönemde saldırı ve yıkıma maruz kalan Lübnan halkının, mutabakatın kalıcı bir ateşkes ve istikrar sürecine dönüşmesini beklediğini ifade etti.
Lübnan'ın sürece dahil edilmesine yönelik çabaları takdir eden Avn, mutabakata katkı sağlayan ülke ve taraflara teşekkür etti.
ÇİN: HÜRMÜZ’İN İSTİKRARI ULUSLARARASI TOPLUMUN ORTAK MENFAATİ
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, Pekin'de düzenlenen basın toplantısında ABD ile İran arasında savaşı bitirmek üzere varılan mutabakata ilişkin değerlendirmede bulundu.
Çin'in ABD ile İran'ın mutabakat zaptının metni üzerinde anlaşmaya varmasını memnuniyetle karşıladığını ifade eden Sözcü Lin, Pakistan'ın arabuluculuk çabasını takdir ettiklerini belirtti.
Lin, "Umarız mutabakat belgesi planlandığı gibi imzalanır ve tüm ilgili taraflar sorunların barışçı yollarla, diyalog ve müzakereyle çözümüne bağlı kalır." dedi.
Mutabakatın, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını da içerdiğini not ettiklerini dile getiren Lin, "Hürmüz Boğazı, önemli bir uluslararası geçiş yolu. Boğaz'ın istikrarı bölge ülkelerinin ve uluslararası toplumun ortak menfaati. Umarız burası en kısa zamanda açık hale gelir. Bu konuda taraflarla iletişimi sürdüreceğiz." diye konuştu.
Lin, Çin'in, Devlet Başkanı Şi Cinping'in Orta Doğu'da barışın ve huzurun sağlanmasına yönelik yaptığı 4 maddelik önerinin ruhunu sürdürerek bölgede barışın en erken vakitte tesisi için aktif rol oynamayı sürdüreceğini vurguladı.IRAK: ANLAŞMAZLIKLAR DİYALOG YOLUYLA ÇÖZÜLMELİ
Irak Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İran arasında varılan mutabakattan memnuniyet duyulduğunu bildirdi.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, kriz ve anlaşmazlıkların çözümünde diyaloğun güçlendirilmesi ve diplomatik yolların ön plana çıkarılmasına yönelik tüm çabalara tam destek verildiği ifade edildi.
Açıklamada, Irak hükümeti ve halkı adına her iki ülkenin hükümetleri ve halklarının tebrik edildiği belirtilerek, söz konusu adımın bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlaması, bölge halklarının çıkarlarına hizmet edecek yeni iş birliği ile anlayış kapıları açması temennisinde bulunuldu.
Irak'ın temel ilkesel tutumunun savaşın reddi ve anlaşmazlıkların yalnızca diyalog ve barışçıl yöntemlerle çözülmesi olduğu vurgulanan açıklamada, arabuluculuk ve müzakere sürecine katkılarından dolayı Pakistan ve Katar'a teşekkür edildi.
Irak'ın geçmişte bölgesel çatışma ve savaşların olumsuz etkilerinden büyük zarar gördüğüne dikkat çekilerek, bu durumun gerilimin azaltılması ve yeni çatışmaların önlenmesine yönelik uluslararası çabaların önemini artırdığı kaydedildi.
Söz konusu gelişmenin savaş halinin tamamen sona ermesine katkı sağlaması temennisinde bulunularak, Irak'ın dost ve kardeş ülkelerle ilişkilerini güçlendirmeye devam edeceği belirtildi.
Açıklamada, bölgenin kolektif güvenlik ve ortak iş birliği ilkelerine dayalı ortak bir çabaya ihtiyaç duyduğu vurgulanarak, bunun kalıcı istikrar ve güvenliğin sağlanması ile halkların kalkınma ve refah beklentilerinin karşılanması açısından büyük önem taşıdığı kaydedildi.
Ayrıca Irak'ın dengeli dış politika anlayışı çerçevesinde bölge ülkeleri arasında diyalog ve anlayışın artırılmasını desteklemeyi sürdüreceği belirtildi.
Öte yandan Bakanlık, Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine yeniden açılacağı yönündeki açıklamadan da memnuniyet duyulduğunu belirterek, bunun enerji arz güvenliğine ve küresel piyasalara olumlu katkı sağlayacağını ifade etti.
TOM BARRACK'TAN BAŞKAN ERDOĞAN'A MUTABAKAT TEŞEKKÜRÜ
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, ABD- İran mutabakatı sonrası Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a diplomasi ve bölgesel gerilimin azaltılmasına yönelik çabaları sebebiyle teşekkür etti.
Barrack sosyal medyadan yaptığı paylaşımda "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diplomasiye ve bölgesel gerilimin azaltılmasına verdiği desteği takdir ediyoruz. Milletler diyalog, ortaklık ve barış ve güvenliğe yönelik ortak bir bağlılığı seçtiğinde ilerleme mümkündür" dedi.
BAKAN FİDAN ARAKÇİ İLE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefon görüşmesi yaptı.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, telefon görüşmesinde, İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD ile İran arasındaki müzakere sürecine katkılarından dolayı Türkiye'ye teşekkür etti.
Bakan Fidan, varılan mutabakata ilişkin duyduğu memnuniyeti dile getirerek, sürece ilişkin tamamlayıcı görüşmelerin de olumlu bir neticeye ulaşmasını umduğunu aktardı.
Mutabakatı akamete uğratmaya yönelik kışkırtmalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Fidan, Türkiye'nin bölgede barış, huzur ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik katkılarını kararlılıkla sürdüreceğini belirtti.
KANADA: GERGİNLİĞİ TIRMANDIRMAKTAN KAÇININ
Kanada Başbakanı Mark Carney, X sosyal medya platformundaki hesabından konuyla ilgili açıklama yaptı.
ABD ile İran arasında sağlanan mutabakattan memnuniyet duyduklarını vurgulayan Carney, müzakerelerin yürütülmesindeki rollerinden dolayı Pakistan, Katar ve diğer bölgesel ortaklara teşekkürlerini iletti.
Carney, "Müzakereler devam ederken, tüm tarafları iyi niyetli diyaloğu sürdürmeye ve gerginliği tırmandırmaktan kaçınmaya çağırıyoruz." ifadesini kullandı.
Kanada'nın, kalıcı ateşkes konusunda net bir tutum sergilediğini aktaran Carney, Lübnan dahil olmak üzere bölgeye istikrar ve kalıcı barış getirmeye yönelik çabaları desteklemeye hazır olduklarını kaydetti.
İTALYA "ULUSLARARASI BİR DENİZ VARLIĞINA" KATKI VERMEYE HAZIR
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yazılı açıklamasında, Fransa, Almanya, İngiltere ve İtalya olarak, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptını güçlü şekilde takdir ettiklerini belirterek, bunu mümkün kılan Katar ve Pakistan başta olmak üzere tüm arabuluculara teşekkürlerini ilettiğini kaydetti.
İtalya olarak, geçmişte olduğu gibi, kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılmasını amaçlayan diplomatik süreci desteklemeye hazır olduklarını vurgulayan Meloni, "İlkeler açıktır. İran nükleer silaha sahip olmamalıdır ve seyrüsefer özgürlüğü güvence altına alınmalıdır. Parlamento onayının gerekli olduğu hususunu belirterek, diğer ortaklarla, Hürmüz Boğazı'nın tam anlamıyla yeniden açılmasına eşlik edecek uluslararası bir deniz varlığına katkıda bulunmaya hazırız." ifadelerini kullandı.
Başbakan Meloni, Lübnan'a da değinerek, "Son olarak, Lübnan'da da düşmanlıkların sona ermesi gerekmektedir. İtalya, Lübnan'ın egemenliğini desteklemek için çalışmaya devam edecektir." değerlendirmesinde bulundu.
ORTA DOĞU ÜLKELERİNDEN MUTABAKATA DESTEK AÇIKLAMASI
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ABD ile İran arasındaki mutabakattan memnuniyet duyulduğu belirtilerek, bu kapsamda Pakistan ve Katar'ın arabuluculuk çabaları ile ABD ve İran'ın bu çabalara olumlu karşılık vermesi takdir edildi.
Hürmüz Boğazı'nda güvenliğin ve seyrüsefer serbestisinin 28 Şubat öncesindeki durumuna yeniden kavuşturulmasının önemi vurgulanan açıklamada, kalıcı bir anlaşmaya varılması yoluyla bölgesel ve uluslararası güvenliği güçlendirecek bir barışın tesis edilmesinin temenni edildiği bildirildi.
MISIR
Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ABD ile İran arasındaki mutabakat zaptının bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrar için son derece önemli olduğu belirtildi.
Mutabakatın karşılıklı güvenin güçlendirilmesi, iş birliği için yeni temellerin atılması, barışı destekleyen bir ortamın oluşturulması ve bölgedeki diğer sorunların çözümüne yönelik diplomatik çabaların ilerletilmesi açısından önemli bir dönüm noktası olmasının temenni edildiği vurgulanan açıklamada, bunun Orta Doğu'nun güvenlik ve istikrarına olumlu yansıyacağı kaydedildi.
KUVEYT
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak durdurulmasını, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin güvence altına alınmasını öngören ABD-İran mutabakatından memnuniyet duyulduğu ifade edildi.
Kuveyt'in anlaşmazlık ve ihtilafların uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler ilkeleri doğrultusunda barışçıl yollarla çözülmesine yönelik tüm çabalara destek verdiği aktarılan açıklamada, mutabakatın, çözülemeyen meselelerin kalıcı çözümlerle ele alınmasına yönelik daha kapsamlı yaklaşımlar için önemli bir adım oluşturması temennisine yer verildi.
Açıklamada ayrıca bu kalıcı çözümlerin başta karşılıklı saygı, güvenin güçlendirilmesi, devletlerin iç işlerine müdahale edilmemesi, güç kullanımından veya güç kullanma tehdidinden kaçınılması olmak üzere iyi komşuluk ilkelerini pekiştirmesi gerektiği ifade edildi.
ERMENİSTAN: KALICI BARIŞIN YOLUNU AÇMASINI UMUYORUZ
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, X sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.
ABD ile İran arasında sağlanan mutabakattan memnuniyet duyduklarına işaret eden Paşinyan, Pakistan, Katar, Türkiye ve diğer ülkelerin arabuluculuk çabalarını takdir ettiklerini vurguladı.
Paşinyan, "Bu önemli gelişmenin, Orta Doğu'da daha kapsamlı ve kalıcı barışın yolunu açmasını umuyoruz." ifadesini kullandı.
İSPANYA: SAVAŞIN BAŞARISIZLIK OLDUĞUNU ÖĞRENELİM
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatla ilgili X sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
"Kutlayalım ama unutmayalım. Ve bir kez daha ve sonsuza dek savaşın başarısızlık olduğunu öğrenelim. Diyalog ve diplomasi tek yoldur." ifadesini kullanan Sanchez, şu değerlendirmede bulundu:
"Çoğu sivil 7 bin 400'den fazla ölü, yüzlerce ev, okul ve hastane yıkıldı. Avrupa da dahil olmak üzere yaygın fiyat artışları ve milyarlarca avroluk kayıplar. İşte İran'daki çatışmanın bedeli bu. Açıklanan barış anlaşmasının bu anlamsızlığa son vereceğine, tüm taraflarca saygı duyulacağına ve Orta Doğu'da yeni bir dönemin başlangıcı olacağına inanıyoruz."
ALMANYA: HÜRMÜZ BOĞAZI AÇILMALIDIR
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, yaptığı yazılı açıklamada, Alman hükümeti olarak ABD-İran mutabakatı nedeniyle her iki tarafı tebrik ettiklerini belirtti.
Varılan mutabakatın dünya ekonomisinin toparlanmasına ve bölgenin istikrar kazanmasına zemin hazırlayabileceğini kaydeden Merz, üzerinde mutabakata varılan hususların kararlılıkla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Merz, "Hürmüz Boğazı, serbest deniz trafiğine kalıcı ve sınırsız olarak açılmalıdır. Önümüzdeki haftalarda yapılacak müzakereler, İran'ın askeri nükleer programını denetlenebilir bir şekilde sonlandırmasını sağlamalıdır. İsrail ve bölgedeki diğer komşulara yönelik başka saldırılar olmamalıdır." ifadelerini kullandı.
Başbakan Merz, bu konudaki tüm diplomatik girişimleri desteklemeye ve teşvik etmeye devam edeceklerine, bu amaçla ABD, Avrupa ve bölge ülkeleriyle yakın temas halinde bulunduklarına işaret etti.
İSRAİLLİ AŞIRI SAĞCI BAKAN ANLAŞMAYI "KÖTÜ" OLARAK NİTELENDİRDİ
İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail'in Lübnan'da test edileceğini iddia etti.
Washington ile Tahran arasındaki mutabakatı "kötü" olarak nitelendiren Smotrich, "(İran'da) Rejimi devirme mücadelesini kendi başımıza ve yaratıcı yöntemlerle sürdürmemiz, ayrıca İran'ın asla nükleer silaha sahip olamayacağından emin olmamız gerekecek." ifadelerini kullandı.
Smotrich de, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in ardından ABD-İran mutabakatından duyduğu rahatsızlığı vurgulayan kabine üyeleri arasına katıldı.
HİNDİSTAN VE BANGLADEŞ MUTABAKATI MEMNUNİYETLE KARŞILADI
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, X sosyal medya platformundaki hesabından, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakata ilişkin paylaşım yaptı.
Bu iki ülkenin çatışmalarının, birçok ülkede can kayıplarına ve dünya genelinde ciddi ekonomik aksamalara yol açtığını hatırlatan Modi, "ABD ile İran arasında Batı Asya'daki çatışmanın sona erdirilmesi konusunda varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyorum." ifadesini kullandı.
Modi, mutabakatın uygulanmasının, bölgede barış ve istikrarın yeniden sağlanmasına, seyrüsefer ve ticaret özgürlüğünün güvence altına alınmasına yardım etmesini umduklarını belirtti.
Başbakan Modi, diğer konular üzerinde yapılacak görüşmelerin de sürdürülebilir nihai bir anlaşmaya varmasını beklediklerini vurguladı.
Bangladeş Dışişleri Bakanlığının X'teki hesabından yapılan paylaşımda da mutabakatın memnuniyetle karşılandığı, sürece katkıda bulunan tüm tarafların ve arabulucuların çabalarının takdir edildiği kaydedildi.
Tüm taraflara, çözülmemiş sorunları diyalog ve diplomasi yoluyla ele almak için bu ivmeyi değerlendirme çağrısı yapılan paylaşımda, "Bangladeş, Orta Doğu'da barış ve istikrarın bölgesel ve küresel barış, güvenlik ve kalkınma için hayati önem taşıdığına inanmaktadır." denildi.
MİT BAŞKANI KALIN: ANLAŞMADAN MEMNUNUZ AMA TEMKİNLİYİZ
MİT Başkanı İbrahim Kalın, “Dün akşam Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında anlaşmanın var olduğuna dair haber hepimiz tarafından memnuniyetle karşılandı. Ama temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak. Bu süreçte destek veren başta Pakistan ve Katar olmak üzere bu konuda kararlılık gösteren tüm ülkeleri ve liderlerini kutluyoruz. Umarız bundan sonraki süreç barışın inşası olur ve Orta Doğu’da kalıcı barışın tesisi için önemli bir adım olur.” ifadelerini kullandı.
İRAN: İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI DURDURULMALI
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Iraklı ve Mısırlı mevkidaşlarıyla ayrı ayrı gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinde, ABD ile yürütülen mutabakat süreci ve içeriği hakkında görüş alışverişinde bulundu.
Arakçi, mutabakatın uygulanması konusunda ABD'nin sorumluluğuna dikkati çekerek, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve bölgedeki istikrarsızlaştırıcı eylemlerinin tamamen durdurulması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel gelişmelerde yakın istişare ve iş birliğinin sürdürülmesinin önemine değinen Arakçi, barış ve istikrarın korunması için diplomatik çabaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Arakçi ayrıca, ateşkesin sağlanması, gerilimin azaltılması ve bölgede istikrar ile güvenliğin tesisine yönelik çabalarından dolayı Irak ve Mısır'a teşekkür etti.
“ANLAŞMA LÜBNAN'IN EGEMENLİĞİNİ KORUYOR”
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakata ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Berri, mutabakatın sağlanmasında rol oynayan Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Mısır'a teşekkür ederek, mutabakatın içerdiği maddelerle bölgede ve Lübnan'da güvenlik ve istikrarın temellerini güçlendireceğini ifade etti.
İran ve ABD yönetimlerine de teşekkür eden Berri, iki tarafın mutabakata İsrail'in Lübnan'ın tamamına yönelik saldırılarının durdurulmasını öngören temel ve bağlayıcı bir maddeyi dahil etme konusundaki ısrarını takdir etti.
Berri, söz konusu maddenin Lübnan'ın tüm toprakları üzerindeki egemenliğini koruduğunu, ülkenin ulusal ve egemen karar alma özgürlüğüyle çelişmediğini ifade etti.
AVRUPA ÜLKELERİNDEN MUTABAKATA İLİŞKİN ORTAK AÇIKLAMA
ABD ile İran arasında mutabakata varıldığının ilan edilmesinden kısa süre sonra Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya liderleri ortak yazılı açıklama yaptı.
İtalya Başbakanlığının paylaştığı ortak açıklamada, "ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ilanını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Bu diplomatik atılım için ABD ve İran hükümeti ile Pakistan, Katar ve diğer arabulucular dahil tüm ilgili tarafları tebrik ediyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, bu mutabakatın, bölgesel istikrarı yeniden tesis etmek ve küresel ekonomiyi istikrara kavuşturmak için bir fırsat anı olduğu belirtilerek, "Şimdi hayati önem taşıyan husus, ayrıntılı müzakerelerin tamamlanması ve bu anlaşmanın hızlı ve kapsamlı şekilde uygulanmasıdır. Bu çabayı desteklemeye hazırız." değerlendirmesine yer verildi.
Hürmüz Boğazı'nın acilen yeniden açılmasının ve seyrüsefer serbestisinin hiçbir koşul ve kısıtlamaya tabi olmaksızın sağlanmasının büyük önem taşıdığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Biz de bu hedefe ulaşılması için üzerimize düşeni yapmaya kararlıyız. Buna, kendi anayasal gerekliliklerimiz doğrultusunda, ticari deniz taşımacılığına güvence sağlamak ve mayın temizleme faaliyetleri yürütmek amacıyla tamamen savunma amaçlı ve bağımsız bir görev dahil olabilir."
Ortak açıklamada, İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğinin altı çizilerek, şunlar kaydedildi:
"Bu hedef doğrultusunda ABD, İran ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile çalışmaya hazırız. İran'ın nükleer programına ilişkin açık ve doğrulanabilir adımlar atması halinde, ilgili yaptırımları kaldırmaya da hazırız. Bu fırsatı değerlendirmek, sürecin ivmesini korumak ve uzun vadeli diplomatik çözüme ulaşmak için ABD, İran ve bölgedeki ortaklarımızla yoğun şekilde çalışacağız. Ayrıca Lübnan'ın istikrarına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan tam desteğimizi ve güçlü bir ateşkesin önemini yeniden teyit ediyoruz."
FRANSA: ANLAŞMA TÜM TARAFLARCA HIZLICA UYGULANMALI
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD-İran mutabakatına ilişkin X sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.
Birçok ortağın çabası sayesinde ABD ve İran arasında sağlanan mutabakattan memnuniyet duyduğunu vurgulayan Macron, bu mutabakatın tüm taraflarca hızlıca ve tam anlamıyla uygulanması beklentisine işaret etti.
Macron, "Bu anlaşma, Hürmüz Boğazı'nın acilen ve koşulsuz şekilde yeniden açılmasını sağlamalı; İngiltere ile oluşturulan uluslararası misyon, buna eşlik etmeye hazır." ifadesini kullandı.
Bu misyon için gerekli imkanların seferber edilmeye hazır olduğunun altını çizen Macron, "Deniz trafiğinin, geçiş ücreti sınırlaması olmadan yeniden sağlanması, bölgesel istikrar ve dünya ekonomisi için vazgeçilmez." değerlendirmesinde bulundu.
"SAĞLAM VE KALICI BİR BARIŞ İNŞA EDEBİLİRİZ"
Macron, iki ülke arasında varılan mutabakatın ayrıca Orta Doğu'da herkesin barış ve güvenliğine hizmet edecek kapsamlı bir müzakere yolunu açtığını belirterek, "Bu, İran'ın nükleer ve balistik programları ile bölgesel istikrarsızlaştırma politikasına yönelik endişeleri gidermeyi sağlamalı. Böylece sağlam ve kalıcı bir barış inşa edebiliriz." ifadelerini kullandı.
Fransa'nın ortaklarıyla bu konuda üzerine düşeni yapmaya hazır olduğuna dikkati çeken Macron, Lübnan makamlarının, Lübnan'ın egemenliğini yeniden sağlamaya yönelik çabalarını desteklemeyi sürdüreceğini kaydetti.
Macron, toprak bütünlüğünü sağlama ve halkın ihtiyaçlarını karşılama kapasitesine sahip olan tek aktörün devlet olduğunu savunarak, bunun için bölgede güçlü ve kalıcı bir ateşkes gerektiğini kaydetti.
ASYA ÜLKELERİ MUTABAKATI MEMNUNİYETLE KARŞILADI
Avustralya Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın memnuniyetle karşılandığı belirtildi.
Kalıcı bir çözüm sağlanabilmesi için tarafların itidalli davranması gerektiği vurgulanan açıklamada, "Tüm tarafları, kalıcı ve uzun soluklu bir barışın sağlanması için bu fırsatı değerlendirmeye davet ediyoruz." ifadesine yer verildi.
Açıklamada, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Türkiye ve diğer arabulucu ülkelerin bugüne kadar gösterdiği çabaların takdir edildiği kaydedildi.
YENİ ZELANDA
Yeni Zelanda Başbakanı Christopher Luxon, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasında varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını bildirdi.
Çatışmaların Yeni Zelanda halkının yaşam maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Luxon, mutabakatın gerginliğin azaltılması ve istikrarın güçlendirilmesi yönünde atılmış olumlu bir adım olduğunu belirtti.
Luxon, "Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, istikrarlı ticaret yollarının yeniden kurulmasına, yakıt akışının sağlanmasına ve ekonomimizin canlı kalmasına yardımcı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
JAPONYA
Japonya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da ABD ile İran arasındaki mutabakatın memnuniyetle karşılandığı ifade edildi.
Açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan Japonya dahil tüm ülkelerin gemilerinin serbest ve güvenli geçişinin en kısa sürede yeniden sağlanması için İran'a çağrıda bulunuldu.
İSRAİL ANLAŞMAYA RAĞMEN LÜBNAN’I VURDU
İsrail ordusu, ateşkese ve ABD ile İran arasında sağlanan mutabakata rağmen Lübnan'ın güneyindeki Kefertebnit ve Yukarı Nebatiye beldelerine hava ve topçu saldırıları düzenledi.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait bir insansız hava aracı (İHA) Kefertebnit beldesinde bir aracı vurdu. Saldırıda yaralananlar olduğu belirtildi.
İsrail topçu birlikleri de Kefertebnit ve Yukarı Nebatiye beldelerini hedef aldı.
Öte yandan İsrail ordusu, güneydeki Sur kentine bağlı Haris-Tebnin yolu üzerinde patlayıcı yüklü bir M113 zırhlı aracı uzaktan infilak ettirdi.
İsrail ordusu ayrıca güneyde işgal ettiği Hiyam beldesinde 2 ayrı patlatma gerçekleştirdi.
NETANYAHU'DAN TRUMP'A: ANLAŞMA İSRAİL İÇİN BAĞLAYICI DEĞİL
Yedioth Ahronot gazetesinin adı açıklanmayan İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD-İran arasında sağlanan mutabakata ilişkin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan telefon görüşmesinin detaylarına yer verildi.
Haberde, Netanyahu'nun Trump'a ABD-İran arasında sağlanan mutabakatın Lübnan'a ilişkin maddelerinin Tel Aviv yönetimi için bağlayıcı olmadığını, İsrail ordusunun Lübnan'da işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini ve saldırılarını sürdüreceğini ilettiği kaydedildi.
Gazeteye konuşan İsrailli yetkililer, İran ile sağlanan mutabakatın ardından Washington yönetiminin İsrail'in Lübnan'dan çekilmesini veya saldırılarını sınırlamasını talep etmesi halinde, İsrail'in ABD baskısıyla yüzleşmek zorunda kalabileceğine işaret etti.
Öte yandan, dün yapılan İsrail güvenlik kabinesi toplantısında bakanların büyük çoğunluğunun Netanyahu'nun Lübnan konusundaki tutumuna tam destek verdiği aktarıldı.
İSRAİLLİ BAKAN: TRUMP'IN ANLAŞMASI BİZİ BAĞLAMAZ
X sosyal medya platformundaki hesabından ABD ile İran arasında varılan anlaşmaya ilişkin yaptığı paylaşımda İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, "Trump'ın anlaşması bizi bağlamaz. İsrail, ABD'nin bir sömürgesi (tebaası) değil." ifadesini kullandı.
İsrail ordusunun Lübnan'da işgal ettiği bölgelerden çekilmemesi gerektiğini iddia eden Ben-Gvir, şunları kaydetti:
"Güvenliğimizi güvence altına almayan bu anlaşmaya ortak değiliz ve bu anlaşma bizi hiçbir şekilde bağlamaz. Hizbullah'ın tamamen dağıtılmasından daha az hiçbir şeye razı olmamalıyız. Kesinlikle İsrail'e yönelen ateş karşısında bir an bile sessiz kalmamalıyız."
Aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir, Lübnan'dan İsrail'e fırlatılan her bir insansız hava aracı (İHA) veya füzenin, "Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesinde bir İsrail saldırısıyla sonuçlanacağını" öne sürdü.
İSRAİL: ANLAŞMAYA RAĞMEN LÜBNAN’DAN ÇEKİLMEYECEĞİZ
İsrail Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'ın güneyinde İsrail'in işgal ettiği bölgelerin yerel halktan "arındırılacağını" iddia etti.
Katz, Washington ile Tahran arasındaki mutabakata rağmen, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde, Suriye ve Gazze'de işgal ettiği bölgelerde ucu açık bir süreyle kalmaya devam edeceğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Bu nedenle, mevcut ve gelecekte oluşacak tüm baskılara rağmen, İsrail ordusunun Lübnan'dan geri çekilmesine karşı çıkıyoruz."
Başbakan Binyamin Netanyahu'nun bu durumu ABD Başkanı Donald Trump'a ve diğer üst düzey ABD'li yetkililere açıkça ifade ettiğini öne süren Katz, "Ben de dün bunu ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'e net bir şekilde aktardım." iddiasında bulundu.
"İRAN İSRAİL'E SALDIRIRSA TAHRAN'I VURACAĞIZ"
Katz, İsrail'in güvenlik çıkarlarından taviz vermeyeceklerini, işgal ettikleri bölgelerden geri çekilmeyeceklerini söyleyerek, şunları kaydetti:
"Eğer İran, Lübnan'daki olaylar nedeniyle İsrail'e saldırırsa, (İran'a) ona tüm gücümüzle saldıracağız ve aradaki güç farkını kendisine çok iyi hissettireceğiz. Biz sadece vatandaşlarımıza ve İsrail'in güvenliğine karşı sorumluyuz."
TRUMP'TAN SALDIRILARI YENİDEN BAŞLATMA TEHDİDİ
ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İran arasında sağlanan mutabakata dair New York Times'a konuştu.
İran ile anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nda "kalıcı olarak ücretsiz geçiş" sağlayacağını savunan Trump, İran'ın ABD ile nihai bir nükleer anlaşmaya varamaması halinde ise Tahran'a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatacağını belirtti.
Trump, İran'a düzenlediği saldırılar ve Tahran'ın boğazı kapatmasının akabinde uygulanan deniz ablukasının, Orta Doğu'yu ABD'nin lehine yeniden şekillendirdiğini ileri sürdü.
Yeni mutabakatın İran'ın "nükleer silah geliştirememesini veya satın alamamasını" güvence altına alacağını savunan Trump, anlaşmanın eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde, 2015'te İran ile imzalanan anlaşmadan daha iyi olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl süreyle askıya alması meselesini hala müzakere ettiklerine ancak 15 yıllık süreci de kabul edebileceğine işaret etti.
Trump, İran'ın kapasitesinin "askeri amaçlara asla hizmet edemeyecek" düşük düzeyde uranyum zenginleştirmeyle sınırlı tutulacağını aktardı.
İRAN İLE MUTABAKAT NETANYAHU'YA RAĞMEN SAĞLANDI
Trump, İran ile mutabakatın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun itirazlarına rağmen sağlandığına işaret etti.
Trump, İran ile mutabakata yaklaşılan bir dönemde İsrail'in Beyrut'a saldırısını eleştirerek bunun "yaşanmaması gerektiğini" vurguladı.
Netanyahu için "Çok zor bir adam." diyen Trump, "Dürüst olmak gerekirse, bunu yaptığımız için bize çok şükran duymalı. Zira İran'ın nükleer silahı olsaydı İsrail iki saat bile ayakta kalamazdı." ifadelerini kullandı.
AB: HÜRMÜZ’E ALTERNATİF İHRACAT KORİDORLARI GELİŞTİRMELİYİZ
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, mutabakatı memnuniyetle karşıladığını ifade etti.
"Şimdi öncelik, anlaşmanın tüm taraflarca süratle ve eksiksiz şekilde uygulanmasıdır." ifadesini kullanan von der Leyen, mutabakatın Hürmüz Boğazı'nın derhal yeniden ulaşıma açılmasını sağlaması gerektiğinin altını çizdi.
Von der Leyen, seyrüsefer serbestisinin yeniden tesis edilmesi ve geçişlerin herhangi bir ücretlendirmeye tabi olmaması gerektiğini belirtti.
Mutabakatın aynı zamanda Orta Doğu'da barış ve güvenliğe yönelik daha kapsamlı müzakerelerin önünü açması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, "Elbette Lübnan alevler içindeyken Orta Doğu'da barıştan söz etmek mümkün değildir. Avrupa, bir kez daha tüm taraflara Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeleri ve gerçek bir ateşkesi hayata geçirmeleri çağrısında bulunmaktadır." ifadelerine yer verdi.
Von der Leyen, Avrupa'nın üzerine düşen rolü oynamaya hazır olduğuna da işaret ederek "Bu kriz aynı zamanda açık bir ders de içermektedir. Enerji bağımlılıklarının bir kez daha bir araç olarak kullanıldığı görülmüştür. Tedarik güzergahlarımızı çeşitlendirmeli ve Hürmüz Boğazı'na olan bağımlılığı azaltmak için alternatif ihracat koridorları geliştirmeliyiz." uyarısında bulundu.
"ARTIK SİLAHLAR SUSMALI"
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa da X'ten yaptığı açıklamada, mutabakatı memnuniyetle karşıladığını belirterek, "Bu maliyetli savaşın sona ermesini ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün tamamen yeniden tesis edilmesini sabırsızlıkla bekliyorum." ifadesini kullandı.
Tüm tarafların diplomatik çabalarını takdir ettiğini aktaran Costa, artık silahların susması ve çözülmemiş anlaşmazlıkların uluslararası hukuka uygun şekilde barışçıl yollarla giderilmesi gerektiğini kaydetti.
Costa, "AB, Orta Doğu genelinde kalıcı barışa yönelik kapsamlı bir stratejinin ilerletilmesine katkı sunmaya hazırdır." mesajını verdi.
PAKİSTAN: TÜRKİYE’NİN DİPLOMATİK ÇABALARINDAN MİNNETTARIZ
Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, X sosyal medya platformundaki hesabından, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakata ilişkin açıklamada bulundu.
Pakistan'ın iki ülke arasında varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını bildiren Dar, "Bu önemli atılım, süregelen diplomatik çabaların gücünü ve dost ülkelerin çatışma yerine diyaloğu tercih etmesindeki ortak kararlılığını yansıtmaktadır." ifadesini kullandı.
Dar, mutabakatın uluslararası topluma "güven verici mesaj" gönderdiğini, küresel piyasalar ile dünya ekonomisine, özellikle de bölgesel istikrarsızlıktan en çok etkilenen ülkelere güven ve istikrar sağladığını belirtti.
Ülkesinin, süreç boyunca tüm ilgili taraflarla aktif şekilde temas halinde kaldığını aktaran Dar, Pakistan'ın tüm sorunların çözümünde diyalog ile diplomasinin tek geçerli yol olduğunu vurguladığını ve itidal ile yapıcı yaklaşımı savunduğunu kaydetti.
Dar, ABD ile İran'ı Pakistan'a duydukları güven konusunda takdir ederek "Bu süreç boyunca yakın iş birliği içinde kalan ve bu önemli dönüm noktasına ulaşılmasında yardımcı olan kardeş ülkeler Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Mısır ve diğerlerinin yanı sıra Birleşmiş Milletler ile uluslararası ortaklarımızın destek ve samimi diplomatik çabalarına da minnettarız." ifadesini kullandı.
Hala çözülmemiş konularla ilgili müzakerelerin sürdüğünün altını çizen Dar, Pakistan'ın her türlü çabayı desteklemeye hazır olduğunu vurguladı.
İsviçre'nin Cenevre kentinde 19 Haziran'da yapılacak imza törenini dört gözle beklediklerini belirten Dar, bu gelişmenin bölge ve ötesinde kalıcı barış, istikrar ve ortak refahın önünü açacağından emin olduklarını kaydetti.
BAKAN FİDAN MUTABAKATI MEMNUNİYETLE KARŞILADI
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NSosyal'deki hesabından ABD ve İran arasındaki mutabakata ilişkin paylaşımda bulundu.
"ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz. Söz konusu mutabakat, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir merhale teşkil etmektedir." ifadelerini kullanan Fidan, tamamlayıcı görüşmelerin de yapıcı bir tutumla sürdürülmesini ümit ettiklerini ifade etti.
Fidan, bu önemli adımı atan taraflar ile ara buluculuk rolü üstlenen Pakistan ve Katar başta olmak üzere sürece katkı sağlayan diğer ülkeleri kutladığını belirterek, "Varılan mutabakatın sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi ve bölgesel barış ile güvenliğin korunması açısından ilgili tüm ülkelerin sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
"Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) liderliğinde, bu sürece başından beri büyük bir destek ve emek verdik." ifadesini kullanan Fidan, Türkiye'nin bölgede barış, huzur ve istikrarın tesis edilmesine yönelik desteğinin kesintisiz devam edeceğini bildirdi.
BM: ÇATIŞMANIN BARIŞÇIL ÇÖZÜMÜ YOLUNDA KRİTİK BİR ADIM
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, ABD ile İran arasında varılan barış anlaşmasından dolayı memnuniyetini ifade etti.
BM Genel Sekreter Sözcülüğü ofisinden yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Genel Sekreter, ABD ve İran'ın derhal ve kalıcı bir ateşkes, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve daha fazla müzakere için bir çerçeve sağlayan bir barış anlaşması üzerinde mutabakata vardıklarını duyurmaktan memnuniyet duyar." ifadelerine yer verildi.
Bunun, çatışmanın barışçıl çözümü yolunda kritik bir adım olduğu belirtilen açıklamada, "Genel Sekreter, barış anlaşmasına yol açan müzakereleri desteklemede Pakistan, Katar, Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve diğer bölgesel ülkelerin oynadığı yapıcı rol için derin takdirini ifade eder." denildi.
İNGİLTERE: ANLAŞMA HÜRMÜZ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD ile İran arasında bir barış anlaşmasına varılmasıyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "ABD ile İran arasında bugün bir anlaşmaya varılmasını memnuniyetle karşılıyorum. Bu, savaşı bitirmeye, bölgesel istikrarı sağlamaya ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya doğru atılmış çok önemli bir adımdır." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın yanı sıra Pakistan ve Umman gibi ara bulucular ve çözüme katkı sağlayan tüm tarafları tebrik eden Starmer, "Uzun süredir tansiyonun düşmesi çağrısı yapıyoruz. Bu, bizim görmek istediğimiz bir gelişmedir. Artık Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve kalıcı olarak tamamen açık kalmasını sağlamak amacıyla mutabakat zaptının tam olarak uygulanmasına ve nükleer anlaşmanın ayrıntılı unsurlarının nihai hale getirilmesine odaklanmak gerekiyor." değerlendirmesini yaptı.
Starmer, teknik görüşmelere her türlü desteği vermeye hazır olduklarını vurgulayarak, "Bizim önceliğimiz kalıcı ve güvenilir bir barışın sağlanmasıdır. Buna destek vermek için uluslararası ortaklarımızla birlikte çalışacağız." ifadesini kullandı.
Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün hemen sağlanması gerektiğini kaydeden Starmer, buradaki gemi geçişlerinde yaşanan sorunların aylardır İngiltere ve dünyadaki insanları ekonomik olarak etkilediğine dikkati çekti.
Starmer, geçişlerin güvenliği için Fransa'yla birlikte bir süredir uluslararası bir görev gücü oluşturma çabalarına liderlik ettiklerini de hatırlatarak Hürmüz Boğazı'nda görev yapmaya da talep gelirse hazır olduklarını vurguladı.
İran'ın nükleer programıyla ilgili verdiği taahhütleri eksiksiz şekilde uygulamasının önemli olduğunun altını çizen Starmer, "İngiltere'nin uzun süredir değişmeyen kararlı tutumu, İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasının gerektiği yönündedir." açıklamasında bulundu.
KATAR: ANLAŞMA BÖLGE REFAHI İÇİN YENİ FIRSATLAR OLUŞTURACAK
Katar Dışişleri Bakanlığının X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, ABD ile İran arasında iki ülke arasındaki çözüme kavuşturulamayan meselelerin ele alınmasına ilişkin mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya varılmasının memnuniyetle karşılandığı belirtildi.
Açıklamada, özellikle Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin güvence altına alınmasını da içeren mutabakatın, kalıcı barışın güçlendirilmesi ve bölgesel ile küresel ekonomik büyümenin desteklenmesi açısından önemli bir adım olduğu ifade edildi.
Katar'ın, ABD ve İran'ın anlaşmazlıkların müzakere ve barışçıl yollarla çözülmesi yönündeki iradesini takdir ettiği belirtilen açıklamada, tarafların yanı sıra gerilimin azaltılması ve görüşlerin yakınlaştırılması amacıyla çaba gösteren Pakistan ile diğer bölgesel ve uluslararası aktörlerin katkılarının da takdirle karşılandığı kaydedildi.
Açıklamada, Katar'ın bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik tüm girişimlere desteğini sürdüreceği vurgulanarak, uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilkeleri çerçevesinde diyalog ve barışçıl yöntemlerle kalıcı çözümlere ulaşılmasının önemine dikkat çekildi.
Katar, söz konusu mutabakatın bölgede iş birliği, kalkınma ve refah için yeni fırsatlar oluşturacağını ve bölge halklarının ortak çıkarlarına hizmet edeceğini belirtti.
İRAN DOĞRULADI: İŞTE ANLAŞMANIN DETAYLARI
İran'ın Tesnim Haber Ajansına göre, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile varılan anlaşma hakkında açıklama yaptı.
Garibabadi, "Mutabakat zaptının metni tamamlandı ve İslamabad mutabakat zaptının resmi imza töreni cuma günü İsviçre'de gerçekleşecek. İki heyetin başkanları, görüşmelerin gelecekteki düzenlemelerini belirlemek için müzakereler yürütecek. O zamana kadar, ABD tarafının savaşı sona erdirmek, ablukayı kaldırmak ve varlıkları serbest bırakmak konusundaki taahhütleri doğrulanacak. 60 günlük görüşmeler, ABD'nin bu taahhütleri yerine getirmesine bağlıdır." ifadeleri kullandı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi, anlaşmanın imzalanmasından sonraki 60 günlük süre içerisinde yaptırımlar, nükleer program ve ekonomik kalkınma mekanizması gibi konuların müzakere edileceğini kaydetti.
Anlaşmanın Lübnan'ı da kapsadığını belirten Garibabadi, "Lübnan da dahil olmak üzere çeşitli cephelerdeki savaş ve askeri operasyonlara derhal ve kalıcı olarak son verileceği bu gece açıklanacak." dedi.
Anlaşma metninde "İran'ın tüm önemli görüşlerinin" yer aldığını aktaran Garibabadi, 19 Haziran'daki imza töreninden önce anlaşma metninin kamuoyuna açıklanacağını belirtti.
İsrail'in Lübnan'a saldırısının ardından İran Silahlı Kuvvetleri'nin karşı saldırıya hazırlandığını ifade eden Garibabadi, bu kararlılığın ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'e karşı pozisyon almasına ve anlaşma metninde bazı konuların ilerlemesine yardımcı olduğunu aktardı.
Garibabadi, İran Silahlı Kuvvetleri'nin anlaşmaya rağmen "düşmanın planlarına karşı koymak için her zaman hazır olduğunu" belirtti.
“ABD SAVAŞIN SONA ERDİĞİNİ KABUL ETMEK ZORUNDA KALDI”
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in "ABD ile İran arasında barış anlaşmasına varıldığını duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz." açıklamasının ardından, İran devlet televizyonunda konuya ilişkin verilen haberde, "Silahlı kuvvetlerin ve halkın cani düşman karşısındaki direnci, ABD'yi savaşın sona erdiğini kabul etmek zorunda bıraktı." ifadesine yer verildi.
İSRAİL: LÜBNAN'DAN GELEN BİR İHA ENGELLENDİ
İsrail ordusunun X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan yazılı açıklamada, Lübnan'dan İsrail topraklarına geçtiği öne sürülen bir İHA'nın İsrail Hava Kuvvetleri tarafından düşürüldüğü belirtildi.
Açıklamada, olay sırasında mevcut prosedürler doğrultusunda herhangi bir uyarı sireninin devreye alınmadığı kaydedildi.
Söz konusu açıklamanın, ABD ile İran arasında anlaşmaya varıldığına ilişkin duyuruların ardından gelmesi dikkati çekti.
TRUMP: "İRAN ASLA NÜKLEER'E SAHİP OLAMAZ"
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la sağlanan mutabakat kapsamında Tahran yönetiminin "asla bir nükleer silah sahibi olmayacağına dair anlaşmaya vardığını" belirtti.
Trump, sosyal medya hesabından konuya ilişkin bir paylaşımda bulundu.
ABD-İran mutabakatı kapsamında Tahran yönetiminin "asla nükleer silah sahibi olamayacağına dair anlaşmaya vardığını" kaydeden Trump, "Ayrıca, ABD'nin İran'a 300 milyon dolar ödediği haberi de Demokratlar tarafından uydurulmuş sahte bir haberdir." ifadesini kullandı.
Fransa’da düzenlenecek G7 Zirvesi’ne katılmak üzere İsviçre’nin Cenevre kentine ulaşan Trump'ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la görüşmesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada İran'ın nükleer silah sahibi olmamayı kabul ettiğini söylemişti.
Trump, "Asıl mesele buydu çünkü muhtemelen olsaydı kullanırlardı. Obama'nın imzaladığı anlaşmayı feshetmem çok önemliydi çünkü bu, nükleer silaha giden bir yoldu. ABD için korkunç bir anlaşmaydı." diye konuşmuştu.
3 PATLAMA SESİ DUYULDU
İran basını, Hürmüz Boğazı yakınlarında 3 patlama sesinin duyulduğunu bildirdi. Patlamaların "boğazdaki deniz trafiğini kontrol etmek" amacıyla gerçekleştirilmiş olabileceği kaydedildi.
"AYRINTILAR SONRA BELİRLENECEK"
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington ve Tahran yönetimleri arasında sağlanan mutabakatın "yalnızca geniş bir çerçeve sağladığını ve önemli ayrıntıların sonraki müzakerelerde belirleneceğini" söyledi.
İSRAİL'İN LÜBNAN’A SALDIRISINDA KARI KOCA HAYATINI KAYBETTİ
Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları ülkenin güneyindeki Gassaniye beldesine hava saldırısı düzenledi.
Bir evi hedef alan saldırıda, ev sahibi ile eşinin hayatını kaybettiği belirtildi.
GEMİLER SORUNSUZ GEÇTİ
ABD'nin deniz ablukasını kaldırmasının ardından ilk İran gemilerinin abluka bölgesinden sorunsuz bir şekilde geçtiği belirtildi.
TRUMP: İRAN İLE BARIŞ ANLAŞMASI TAMAMLANDI
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
İran İslam Cumhuriyeti ile yapılan anlaşmanın tamamlandığını belirten Trump, şöyle devam etti:
"Herkese tebrikler. Hürmüz Boğazı'nın ücretsiz olarak açılmasını ve aynı zamanda ABD Donanması ablukasının derhal kaldırılmasını tam olarak onaylıyorum."
Trump, "Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın." ifadelerini kullandı.
Sosyal medya hesabından yaptığı ikinci paylaşımda Trump, İran ile yapılan anlaşmanın bölgeye barış ve güvenlik getireceğini belirterek, "Birçok başkan İran'la barış yapmaya çalıştı ve benden önce hepsi başarısız oldu. Bölge liderleri, ilk kez gerçek barışı sağlamalarına yardımcı olabilecek bir başkan buldular." değerlendirmesinde bulundu.
Trump, 19 Haziran'da anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı'nın açılacağını, mayınların temizlenerek petrolün hem bölge hem de dünya için tekrar akmaya başlayacağını belirtti.
ABD İLE İRAN ANLAŞMAYA VARDI
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve İran'ın anlaşmaya vardığını açıkladı.
Şerif, "Yoğun görüşmelerin ardından, ABD ve İran arasında barış anlaşmasına varıldığını duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz." ifadesini kullandı.
Her iki tarafın da "Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan ettiğini" aktaran Şerif, anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran'da İsviçre'de düzenleneceğini duyurdu.
Şerif, arabulucuların bu hafta içinde bir dizi toplantının yapılmasında kolaylaştırıcı rol oynayacağını, bu toplantılar sayesinde teknik görüşmeler ve resmi imza töreni için temelin atılacağını ifade etti.
ABD ve İran'a "çatışmaya diplomatik çözüm bulma konusunda bağlılıkları" dolayısıyla teşekkür eden Şerif, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar'a da arabuluculuk çabalarına katkıları için teşekkürlerini sundu.
İSRAİL ANLAŞMADAN RAHATSIZ
İsrailli yetkililer, ABD ile İran arasında varılan mutabakatı “şok edici” olarak nitelendirerek bunun, Tel Aviv yönetiminin beklentilerinin aksi yönünde bir gelişme olduğunu belirtti.
NETANYAHU İLE TRUMP TELEFONDA GÖRÜŞTÜ
Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek için güvenlik kabinesi ile gerçekleştirdiği toplantıyı yarıda kestiği belirtildi.
Görüşmede, Trump'ın Netanyahu'ya İran ile anlaşma konusunda kararlı olduğunu ve bu gece imzalanabileceği bilgisini paylaştığı kaydedildi.
Öte yandan İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın da ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile telefonda görüştüğü aktarıldı.
ABD Başkanı Trump, İsrail'in Beyrut'a düzenlediği saldırının İran ile anlaşmayı geciktirdiğini ancak imza töreninin "önümüzdeki birkaç saat içinde gerçekleşeceğini" söylemişti.
İsrail ordusu, pazar günü Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemişti.