Diktatörün son kalesi de düştü

Libya'daki ayaklanmada sona doğru gelindi. Muhalifler Kaddafi'nin karargâhını ele geçirdi. Ortadan kaybolan Kaddafi'nin halen ülkede olduğu tahmin ediliyor

Libya'da 42 yıllık iktidarı 6 aydır sallantıda olan Arap dünyasının en uzun süreli diktatörü Muammer Kaddafi artık yolun sonuna geldi. NATO desteğini arkalarına alan muhalifler pazar gecesinden bu yana kuşattıkları Kaddafi'nin kalesi olan başkent Trablus'u da neredeyse tamamen ellerine geçirdi. 2 aydır ortalıkta gözükmeyen ve kalesi kuşatıldığından bu yana sırra kadem basan 69 yaşındaki Kaddafi'nin elinde kalan bölgelerden biri olan başkentteki karargahı Bab-ül Aziziye dün düştü. Başkentin merkezinde 6 kilometrekarelik alana kurulu olan Bab-ül Aziziye dün gün boyu süren NATO bombaları ve çatışmaların ardından tamamen muhaliflerin eline geçti. İlk olarak karargahın batısındaki Eski Kapı'yı Kaddafi askerlerinden ele geçirdikleri tanklar ile kuşatan muhalifler, NATO savaş uçaklarının kapıları bombalamasının ardından da kaleye giriş yaptı. Kısa süre sonra ise karargahın tamamının yüzlerce muhalif tarafından kuşatıldığının görüntüleri ajanslara düşmeye başladı. Kaddafi rejiminin simgesi halindeki Bab-ül Azizi'ye giren muhalif birliklerinin ilk işi de Kaddafi'ye ait heykel ve posterleri yerle bir etmek oldu. Libya bayrağının yerine de kendi yeni bayraklarını asan muhalifler, karargahın girişindeki simgesel uçak heykeline de tırmanarak uzun süre havaya ateş açtı.

HİÇBİR YERDE BULUNAMADI

El Arabiya televizyonu, Libyalı muhalifleri kaynak gösterdiği haberinde, muhalif savaşçıların Kaddafi'nin başkent Trablus'taki evine girdiğini ve bayraklarını açtıklarını duyurdu. Yaşanan bu gelişmelerle birlikte dikkatler ise Kaddafi ve ailesinin nerede olduğuna kilitlendi. Bu konu hakkında ilk açıklama ise muhaliflerin askeri sözcüsü Ahmed Ömer Bani'den geldi. Bani, "Bab-ül Aziziye tamamen kontrolümüz altında. Kaddafi ve oğulları burada değil" dedi. Libya'nın BM Büyükelçisi İbrahim Debbaşi, Babül Aziziye'nin "Tamamen devrimcilerin ellerinde olduğunu" belirterek, tüm Libya'nın 72 saat içinde özgürlüğüne kavuşmasını beklediğini kaydetti. Libyalı muhaliflerin komutanı Abdülhakim Belhak, El Cezire'den canlı yayınlanan açıklamasında, ''Savaşı kazandık. Fare gibi kaçtılar'' dedi.

PENTAGON: KADDAFİ LİBYA'DA

Bab-ül Aziziye'nin düşmesine yakın ABD Savunma Bakanlığı Pentagon da Kaddafi'nin hala Libya'da olduğunu bildirdi. Pentagon'un sözcüsü Albay Dave Lapan, Libyalı muhaliflerin, başkent Trablus'un büyük bölümünü kontrol altına almış göründüğünü, Libya lideri Muammer Kaddafi'nin ise ülkeyi terk etmediğini söyledi. Lapan, ABD'nin, Kongre'nin kimyasal silahların yanlış kişilerin ellerine geçebileceği endişesi nedeniyle Libya'da kimyasal silah bulunan sahaları izlediğini sözlerine ekledi.

TRABLUS'TAN DUMANLAR YÜKSELİYOR. Video için tıklayın...

SİRTE'DE KATLİAM KORKUSU

Yaşanan tüm gelişmelerle birlikte başkentte yabancı gazetecilerin de sıkıştığı Rixos otelinin çevresinin hala Kaddafi'ye bağlı birliklerin elinde olduğu biliniyor. Nerede saklandığı bilinmeyen Kaddafi'nin muhtemel adreslerinden bir tanesi de doğduğu kent olan Sirte. Burası ayrıca Brega'dan kaçan Kaddafi askerlerine ev sahipliği yapıyor. Muhaliflerin de bu kentte etkili olmadığı biliniyor. Ulusal Geçiş Konseyi üyelerinden Hasan El Daroui de "Sirte'den kimseye ulaşamıyoruz. İnsanlar korkudan evlerinden çıkamıyor. Trablus'un düştüğünü bile bilmiyorlar. Kaddafi'nin ölmeden önce burada katliam yapmasından korkuyoruz. Sirte'yi kendi ile birlikte sona götüreceğinden endişeliyiz" dedi. Libya'da muhaliflerin kurduğu Ulusal Geçiş Konseyi'nin lideri Mahmud Cibril "yeni Libya" için "değişimin hemen başlayacağını" söyledi. Cibril ayrıca, yarın Doha'da Libya halkına yardım için uluslararası bir zirvenin düzenleneceğini de açıkladı. Toplantıda, ramazan ayı sona ermeden Libyalıların maaşlarının ödenebilmesi ve ülkenin acil insani ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için 2,5 milyar dolar toplanmasının amaçlandığını belirtti. Toplantıya, ABD, Fransa, İngiltere, İtalya, Türkiye, Katar ve Birleşik Arap Emirliklerinin katılması bekleniyor. Muhaliflerin askeri sözcüsü Ahmet Bani, Konsey'in iki gün içinde karargahlarını Bingazi'den Trablus'a taşıyacağını söyledi.

KADDAFİ RADYODAN MEYDAN OKUDU

Trablus'ta gün boyuçatışmalar sürerken kendisinden haber alınamayan Muammer Kaddafi gece yarısından sonra radyo aracılığıyla ortaya çıktı. Kaddafi, konuşmasında "Karargahtan çekilmemiz bir taktikti. Karargah zaten NATO bombardımanı yüzünden harabeye dönmüştü. Saldırılara karşı ya zafer ya ölüm" dedi. Kaddafi gündüz saatlerinde ise yakın arkadaşı olduğu bilinen Dünya Satranç Federasyonu Başkanı Kirsan İlyumzinov üzerinden bir açıklama yapmıştı. Kaddafi ile 2 ay önce Trablus'ta satranç oynayan ve Kaddafi'nin en son olarak kameralar karşısında görüldüğü olay olan Rusya vatandaşı Kirsan, Kaddafi'nin kendisini telefonla aradığını söyledi. Görüşmede Kaddafi'nin "Sağım ve iyiyim. Trablus'tayım. Libya'yı terk etmeye niyetim yok" dediğini iletti.

'BABAM GAYET İYİ'

Kuşatmanın başladığı pazar gecesi Ulusal Geçiş Konseyi'nin tutuklandığını açıkladığı Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam Kaddafi, Trablus'taki Bab-ül Aziziye karargahı düşmeden önce aniden ortaya çıkarak herkesi şaşırttı. Uluslararası Ceza Mahkemesi' ne iadesi konuşulan ve Kaddafi'nin halefi olarak görülen Velihat Prens Seyfülislam'ın başkentte özgür olduğunu ilan etmesi geçici bir süre taraftarlarına umut oldu. Yabancı basın mensuplarının kaldığı Rixos Oteli'ne giderek gazetecilere açıklamalarda bulunan Seyfülislam, otelden aldığı gazetecileri ayrıca Bab-ül Aziziye karargahına götürdü. Seyfülislam, "Babam, kardeşlerim ve ailem hala Trablus'ta ve güvendeler. İsyancıları tuzağa çektik. Farelerin belkemiğini kırdık. İşlerini bitireceğiz. Daha önce de dediğimiz gibi ailecek Trablus'ta öleceğiz ve savaşımızı kazanacağız" dedi. Seyfülislam Kaddafi ayrıca, önceki gün muhaliflerin eline geçtiği söylenen kardeşi Muhammed Kaddafi'nin de özgür ve iyi olduğunu anlattı. Yine tutuklandığı öne sürülen Kaddafi'nin bir diğer oğlu Saidi Kaddafi'nin ise akıbeti henüz netlik kazanmadı.

LİBYALI MUHALİFLERİ 30'DAN FAZLA ÜLKE TANIDI

Ulusal Geçiş Konseyi'ni (UGK) "Libya halkının meşru temsilcisi" olarak tanıyan ülkelerin sayısı 30'u aştı. Yunanistan, Irak, Fas, Bahreyn, Umman, İrlanda, Tunus, Filistin Kurtuluş Örgütü, Malta ve Nijerya da dün ABD ve önde gelen Avrupa ülkelerine katılarak konseyi tanıdı. Kaddafi rejimine bayrak açan Ulusal Geçiş Konseyi, geçici bir hükümet kurarak, kendilerini "Libya halkının tek temsilcisi" ilan etmişti. Kaddafi rejiminden hiçbir üst düzey yetkilinin şu an Tunus'ta olmadığı bildirildi. Tunus Savunma Bakanlığı'ndan Muktar Bin Nasır, "Şu an Kaddafi rejiminden hiçbir üst düzey yetkili Tunus'ta değil" derken, İçişleri Bakanlığı'nın sözcüsü Haşim Meddeb de "Hiçbir Libyalı yetkilinin Tunus topraklarında olmadığını" vurguladı.

5 YILDIZLI OTEL GAZETECİLERE HAPİSHANE OLDU

Trablus'ta pazar gecesi başlayan muhalif kuşatmasından bu yana Rixos otelinde bulunan 30 yabancı gazeteci hâlâ kurtarılamadı. New York Times'ın haberine göre aralarında BBC ve CNN'in temsilcilerinin de bulunduğu gazeteciler elektriğin de olmadığı otelde hapis hayatı yaşıyor. Trablus'taki yaklaşık 300 yabancının tahliyesi için kiralanan geminin güvenlik sorunları nedeniyle rıhtıma yanaşması da engellendi. Uluslararası Göç Örgütü temsilcisi Jean- Philippe Chauzy, "Şartlar yeterince güvenli olmadığından isyancılar tahliye işlemine karşı çıktı" dedi.

ABD, LİBYA'NIN 1.5 MİLYAR DOLARINI SERBEST BIRAKACAK

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Victoria Nuland, Kaddafi rejiminin neredeyse yıkıldığının açık olduğunu ve Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ile anayasanın yazılmasının desteklenmesi, talep edilmesi halinde güvenlik yardımı ve Libya'ya insani yardımın nasıl ulaştırılacağı konularını görüştüğünü kaydetti. Sözcü ayrıca ABD'nin, Libya'ya ait dondurulmuş olan 1 ila 1 buçuk milyar dolarlık mal varlığını, Libya Ulusal Geçiş Konseyi'nin kullanması için serbest bırakma çalışmaları yaptığını belirtti. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton da AB'nin, BM onay verir vermez Libya'ya ait dondurulmuş mal varlıklarının hızla serbest bırakılması için hazırlandığını söyledi.

İŞTE KADDAFİ'NİN KARARGâHI

Kaddafi'nin saklandığı belirtilen ve askerleri tarafından kuvvetlendirilen Bab-ül Aziziye karargahından bazı detaylar:

Kaddafi'nin özel karargahı ve evi olarak kullandığı Bab-ül Aziziye'nin kelime anlamı Görkemli Kapı.

Muhaliflerin Tümgenerali Ömer El Hariri'ye göre Bab-ül Aziziye'nin altında bazıları denize açılan 30 kilometrelik tüneller var.

Trablus'un merkezindeki 6 kilometrekarelik alana kurulu olan karargahta birçok özel sığınak var. Birçoğu da hiç zarar görmedi.

Bab-ül Aziziye, Almanya'nın Berlin kentindeki bir diskoya 1986 yılında yapılan bombalı saldırının ardından, ABD Başkanı Ronald hükümeti tarafından bombalandı.

Kaddafi, mart ayında buradan destekçilerine seslendi.

Yine mart ayında binlerce Kaddafi yanlısı sivil, Bab-ül Aziziye'ye gelerek NATO bombalarına karşı canlı kalkan oldu.

Haziran ayındaki NATO saldırısında, karargahın duvarları ve gözlem kaleleri yıkıldı.

Nisan ayında Kaddafi'yi hedef alan NATO saldırısında da Bab-ül Aziziye vuruldu. 3 kişi öldü. Kaddafi ise sağ kurtuldu.