İngiliz vakıftan çocukları korumak için acil adım atılması çağrısı!

İngiltere'de çevrim içi güvenlik ve çocukların dijital ortamda korunması konusunda çalışmalar yürüten Molly Rose Vakfı Başkanı Andy Burrows, çocukları sosyal medyanın zararlı içeriklerinden korumak için ülkelerin teknoloji şirketlerine karşı ortak hareket etmesi gerektiğini bildirdi. Burrows, sosyal medya platformlarının çocukları korumak için yeterli adım atmadığının altını çizerek "Sosyal medya şirketleri çocukların güvenliğini sağlamakta açıkça başarısız oldu” dedi.

İngiliz vakıftan çocukları korumak için acil adım atılması çağrısı!

İngiltere hükümeti, 16 yaşından küçükler için sosyal medyanın yasaklanacağını ve yasağın gelecek yılın başından itibaren yürürlüğe girmesi için çalıştıklarını duyurdu.

Hükümetin söz konusu kararının ardından İngiltere'de çevrim içi güvenlik politikaları konusunda çalışmalar yürüten Molly Rose Vakfı Başkanı Burrows, başkent Londra'da AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Molly Rose Vakfı, 14 yaşındaki İngiliz Molly Russell'ın sosyal medya platformlarında uzun süre kendine zarar verme ve intihar içeriklerine maruz kaldıktan sonra 2017'de hayatına son vermesinin ardından ailesi tarafından kuruldu. Russell'ın ölümüne ilişkin soruşturma sonucunda, Instagram ve Pinterest'te gördüğü içeriklerin ölümünde rol oynadığına hükmedildi ve bu karar dünya genelinde sosyal medya platformlarının sorumluluğuna ilişkin tartışmaları artırdı.

ÇOCUKLARI KORUMAK İÇİN ACİL ADIM ATILMASI ÇAĞRISI

Molly Rose Vakfı Başkanı Burrows, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın sosyal medyanın çocukları mutsuz ettiği yönündeki değerlendirmesine katıldığını, ancak hükümetin 16 yaş altına sosyal medya yasağı planının yetersiz olduğunu belirtti.

Burrows, çocukları sosyal medyanın yol açtığı önlenebilir zararlardan korumak için acil adım atılması gerektiğini ancak hükümetin açıkladığı yasağın uygulanabilirliği konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu kaydetti.

Andy Burrows, "En büyük endişemiz şu ki; bir yasağın uygulanabilir olduğundan emin olamazsak çocukların platformlara girmeye devam edeceğini ve tamamen önlenebilir zararlarla karşı karşıya kalacağını biliyoruz." diye konuştu.

Söz konusu yasaklama kararının, teknoloji şirketlerini sorumluluklarından kurtarma riski de taşıdığına dikkati çeken Burrows, "Sorunun çözülmesi yerine çocuklar zarar görmeye devam edebilir." değerlendirmesinde bulundu.

"SOSYAL MEDYA ŞİRKETLERİ ÇOCUKLARIN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAKTA AÇIKÇA BAŞARISIZ OLDU"

Burrows, sosyal medya platformlarının çocukları korumak için yeterli adım atmadığının altını çizerek "Sosyal medya şirketleri çocukların güvenliğini sağlamakta açıkça başarısız oldu. Molly Russell'ın ölümünden neredeyse 9 yıl sonra, aynı algoritmaların, zararlı içerikleri geniş ölçekte yaymaya devam ettiğini görüyoruz." diye konuştu.

Konuşmasında, çocukların sosyal medyada karşılaştığı ciddi tehlikelere de değinen Burrows, şu ifadeleri kullandı:

"İngiltere'de teknolojinin rol oynadığı intihar vakalarında her hafta bir genci kaybediyoruz. İster çocukları intihar ve kendine zarar verme eylemlerine teşvik eden zararlı içeriklerin algoritmalar aracılığıyla geniş ölçekte önerilmesinden bahsediyor olalım ister rekor seviyelere ulaşmaya devam eden çocuk cinsel istismarından bahsediyor olalım, çocuklar büyük bir dalga halinde, önlenebilir çok çeşitli zararlara maruz kalıyor. Hükümetler harekete geçmeli ancak çocukların çevrim içi ortamda gerçekten güvende olmasını sağlamak için doğru çözümler uygulamalılar."

"İNGİLTERE'NİN VE DİĞER ÜLKELERİN TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNE KARŞI DÜZENLEMELERİ GÜÇLENDİRMESİ GEREKİYOR"

Burrows, dünyada en fazla nakit varlığa sahip şirketler arasında sosyal medya platformlarına sahip şirketlerin yer aldığını belirterek bu şirketlerin yapılan düzenlemelere uymak yerine verilen cezaları ödemeyi kabul ettiklerini aktardı. Bu nedenle, Burrows, söz konusu şirketlere karşı çok daha sert kurallar ve yaptırımlar uygulanması gerektiğini dile getirdi.

Burrows, "İngiltere'nin ve diğer ülkelerin kararlı duruş sergilemesi ve bu büyük, fazlasıyla güçlü teknoloji şirketlerine gerçekten karşı koyabilecek düzenlemeleri güçlendirmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Ülkelerin, çevrim içi güvenliği sağlamak için birlikte hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Burrows, şunları kaydetti:

"Hiçbir ülke çevrim içi istismar ve çevrim içi ortamda maruz kalınan zararlarla tek başına mücadele edemez. Jeopolitik koşulların, özellikle Amerikan teknoloji şirketlerine karşı adım atmayı belki de her zamankinden daha zor hale getirdiği bir dönemde, ülkelerin çevrim içi zararla mücadelede ortak yaklaşım geliştirmek üzere birlikte çalışmaya hazır olması her zamankinden daha önemli. Dolayısıyla, ülkelerin kararlı duruş sergilemeye hazır olması gerekiyor. Birlikte hareket etmek ülkelere güç kazandırır. Avrupa'daki ve dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin artık gerçekten yapması gereken şey de budur."

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.
Haber Girişi Zahit Yılmaz - Editör

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!