İran Dışişleri Bakanı Erakçi: “ABD ve bazı Avrupa ülkeleri İsrail tehditlerine göz yumuyor”
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde düzenlenen Silahsızlanma Konferansı'nda konuştu. Arakçi konuşmasında, uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygının giderek azaldığını belirtirken, “ABD ve bazı Avrupa ülkeleri, İsrail rejiminin nükleer silah kapasitesi dahil uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehditlerine göz yumarken, İran'ın barışçıl nükleer programını uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olarak göstermeye devam ediyor." dedi.
Erakçi, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde düzenlenen Silahsızlanma Konferansı'nda konuştu. Uluslararası barış ve güvenlik mimarisinin, özellikle son yıllarda benzeri görülmemiş gerilimler, aşınma ve karmaşık zorluklarla karşı karşıya kaldığını kaydeden Erakçi, bu durumun küresel barış ve istikrar için ciddi riskler oluşturduğunu ve silahlı çatışmaların tırmandığını söyledi. Erakçi, uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygının giderek azaldığını belirterek şunları kaydetti: "Çok taraflılığın zarar görmesi, yasa dışı tek taraflı zorlayıcı önlemlerin dayatılması ve nükleer silahlara politika aracı olarak yeniden güvenilmesinin son derece istikrarsız bir küresel ortam oluşturduğu yadsınamaz bir gerçek. Bu, giderek artan tehditler ve zorluklar, özellikle nükleer silahların ortadan kaldırılması konusunda tek, çok taraflı müzakere forumu olan bu konferans tarafından acil kolektif eylem gerektiriyor. Nükleer silahlar, insanlık için doğrulanabilir ve geri döndürülemez en büyük tehdidi oluşturuyor."
Nükleer silahlara olan bağımlılığın, bazı ülkelerin güvenlik doktrinlerinde giderek daha fazla yer aldığının altını çizen Erakçi, insanlığın, çoğu konuşlandırılmış veya yüksek alarmda olan 12 binden fazla nükleer savaş başlığının gölgesinde yaşamaya devam ettiğine işaret etti.
Erakçi, "İran, nükleer programının niteliğiyle ilgili endişeleri gidermeye ve tamamen barışçıl karakterini sağlamaya hazır olduğunu gösterirken, nükleer enerjinin barışçıl kullanımını hedefleyen bir strateji izledi. İran, bu temelde nükleer müzakerelere girdi ve bugüne kadar devam etti.
Bu müzakerelerin seyrine ilişkin bir inceleme, İran'ın nükleer silah üretmeyi veya edinmeyi ne amaçladığını ne de İran'ın ulusal güvenlik doktrininde hiçbir yeri olmadığını sürekli olarak teyit ettiğini ortaya koyuyor Bu pozisyon, savunma politikamızda kök saldı ve kitle imha silahlarını yasaklayan açık dini sınırlar tarafından destekleniyor." diye konuştu. İran'ın diplomasiye ve iyi niyetli yaklaşıma olan bağlılığını göstermesine rağmen bazı Batılı ülkeler ve özellikle de ABD'nin davranışlarının, müzakere sürecinin güvenilirliğini ciddi anlamda zedelediğine değinerek, ABD'nin Ortak Kapsamlı Eylem Planı'ndan (JCPOA) tek taraflı çekilmesinin, çok taraflı yükümlülüklerin güvenine ve istikrarına derin bir darbe vurduğunu söyledi.