Filistin devleti nasıl kurulur?

Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas son kararını verdi. Abbas Cuma günü Filistin Devletinin tanınması ve BM'ye tam üye olması için resmen başvuracak. Peki bu aşamadan itibaren neler olacak. İşte yanıtı.

23 Eylül Cuma Filistin meselesi için en kritik gün. Filistin Devlet Başkanı Abbas, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ile biraraya gelecek ve Bağımsız Filistin Devletinin başvuru mektubunu iletecek. Mektupta Filistin'in barış yanlısı bir devlet olacağı ve BM'ye üye olarak kabul edilmesi halinde BM'in şartlarına uyacağı beyanı bulunacak. Ban Ki Moon önce mektubu okuyacak ardından onaylarsa Güvenlik Konseyi'ne gönderecek.

BM Güvenlik Konseyinde 5'i daimi 15 üye ülke var. Filistin'in BM'ye üye olabilmesi için 15 üyenin tamamının Filistin'in başvuru mektubunu onaylaması gerek. Ancak Amerika veto edeceğini günler öncesinden açıklamıştı nitekim veto kararı halen geçerli.

Amerika'nın vetosuna takılacağını bilen Filistin, ikinci planı devreye sokacak. Güvenlik Konseyi yerine BM Genel Kuruluna gidilecek. Genel Kurula başvuru yapılacak. Burada şu ayrıntı dikkat çekici. Güvenlik Konseyi evet deseydi Filistin hem BM'ye tam üye hem de bağımsız bir devlet olabilecekti ancak Genel Kurul'un, BM'ye üyelik yapma gibi bir yetkisi yok, eğer Genel Kurul, Abbas'ın başvurusunu kabul ederse o zaman Filistin BM'ye üye olamayacak, devlet statüsünü ise kazanmış olacak.

ÜÇ ÜLKEYE DAHA İHTİYAÇ VAR

Plan bu fakat bu da kolay değil çünkü Genel Kurul'un bir aritmetiği var. Toplam 193 ülke BM Genel Kurulu'na üye. Kurulun oylarının en az 3'te 2'sinin kazanılması gerek. Bu da şu anlama geliyor, Filistin'in devlet olabilmesi için 193 ülkenin en az 129'unun evet demesi gerek. Filistin'e destek veren ülkelerin sayısı ise 126. Üç ülke daha ikna edilirse Filistin bağımsız bir devlet olabilecek.

Genel Kurul toplantıları öncesi New York'ta ikna turları sürüyor. Abbas 126'ya 3 katıp 129 ülkenin desteğini alabilmek için çırpınırken, İsrail cephesi de Filistin'e destek veren ülkeleri kararlarından caydırmaya çalışıyor.

İsrail son ana kadar kesin kararlı göründü. "Benim tanımadığım bir Filistin Devleti ileride sorun olur, bunun bedeli ağır olur" gibi ifadelerle tehditkar tavrını sürdürdü. Ancak bir taraftan da Abbas'ın inadını kıramadığı için diyalog çağrısı yaptı. İsrail Başbakanı Netanyahu son olarak Mahmut Abbas'a "Genel Kurul'dan önce görüşelim" çağrısında bulundu.

İsrail her ihtimali düşünmüş durumda. Bu yüzden Tony Blair ve Ortadoğu Dörtlüsü harıl harıl temaslarda bulunuyor. Amaç Filistin bağımsız bir devlet olmasa da bir şekilde statü verilmesi bu konuda da Vatikan örneği sunuluyor. Filistinliler ise Vatikan emsalini düşünmek bile istemiyor.

FİLİSTİN'DE HERKES HEMFİKİR DEĞİL

Abbas devlet konusunda diretiyor ancak bu Filistin'in tamamının görüşü değil. Filistin'de şu an resmen görüş ayrılığı var. Başta Hamas sonra İslami Cihat, şiddetle Abbas'ın BM'ye yapacağı başvuruya şiddetle karşı çıkıyor. Çünkü eğer Filistin lobisi başarılı olur da BM Genel Kurulu'ndan devlet kurulmasına yönelik bir onay çıkar ve Filistin Devleti kurulursa, bu 1967 sınırlarını inkar etmek anlamına geliyor. İsrail 1967'deki savaşın ardından şu anki Filistin topraklarını işgal etti. Örnek Kudüs işgal altında. Hamas ve Filistin davasının en önemli dayanağı Kudüs'ün ve diğer işgal altındaki toprakların İsrail'den geri alınması ve 1967 yılından önceki sınırlara dönülmesi yönünde. Fakat bugün Abbas, devleti kurarak 1967 sınırlarını resmen inkar etmiş olacak ve İsrail işgali yasal hale gelecek. Çünkü kurulacak olan devletin sınırları resmen çizilecek ve bu sınırlarda işgal altındaki topraklar İsrail'in olarak meşru bir şekilde kayıtlara geçecek. İşte Hamas, İslami Cihat ve hatta Arafat'ın Filistin Kurtuluş Örgütü'nün büyük bölümü Abbas'ın başvuru kararına şiddetle karşı çıkıyor.