Organ skandalında zaman aşımı şoku
İngiltere'de 1962 ile 1992 yılları arasında nükleer santrallerde çalışan 76 kişinin organlarının öldükten sonra izinsiz alınarak testlere tutulmasıyla ilgili soruşturma "fare doğurdu." Aileler, "Dava açamayız" diyen hükümete ateş püskürüyor
İngiltere'de üç yıldır devam eden nükleer soruşturma, büyük bir fiyaskoyla sonuçlandı. Ülkenin Cumbria kentindeki Sellafield nükleer santralinde çalışanların organlarının öldükten sonra ailelerinden habersiz alınarak gizli testlere tabi tutulmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada, savcılar yetkililer hakkında dava açılmamasına karar verdi. Neden olarak ise "zaman aşımı ve yeni yasalar" gösterildi. Soruşturmayı yürüten savcı Michael Redfern, "2004 yılında yürürlüğe giren yasalara göre ne kimseye ceza verebilir ne de kimseyi hapse atabiliriz. Çünkü olayın üzerinden çok zaman geçmiş" dedi. Olayı skandal olarak niteleyen İngiliz vekillerden Jamie Reed ise, "Bütün süreç, tam bir komedi. Bütün mağdur aileler için çok kızgınım" diye tepki gösterdi. Önceki gün yayınlanan 640 kelimelik soruşturma raporunda, Sellafied yanında Springfield, Capenhurst, Doundeay ve Aldermaston gibi nükleer tesislerde öldükten sonra organları alınan 12 çalışanın durumu da incelendi.
'ADALET İSTİYORUZ!'
2007 yılında patlak veren skandalda, resmi yetkililerin 1962-1992 yılları arasında tam otuz yıl, Sellafield santralinde çalışan toplam 64 çalışanın organlarını öldükten sonra izinsiz alarak, testlere tabi tuttuğu anlaşılmıştı. Olaya büyük tepki gösteren aileler ise, hükümetin özrünü yeterli bulmuyor. Babasıyla aynı adı taşıyan Dr. Stan Higgins, "Babamın tüm organlarını almışlar. Babamı daha ellisindeyken kaybettik. O, öldükten sonra annem bir daha kendine gelemedi. Daha Adalet istiyoruz" dedi. 1971'de ölen ve organları alınan Malcolm Pattinson'un kızı Angela Christie da, "soruşturmanın sonucundan hayal kırıklığına uğradığını" söyledi.
'ADALET İSTİYORUZ!'
2007 yılında patlak veren skandalda, resmi yetkililerin 1962-1992 yılları arasında tam otuz yıl, Sellafield santralinde çalışan toplam 64 çalışanın organlarını öldükten sonra izinsiz alarak, testlere tabi tuttuğu anlaşılmıştı. Olaya büyük tepki gösteren aileler ise, hükümetin özrünü yeterli bulmuyor. Babasıyla aynı adı taşıyan Dr. Stan Higgins, "Babamın tüm organlarını almışlar. Babamı daha ellisindeyken kaybettik. O, öldükten sonra annem bir daha kendine gelemedi. Daha Adalet istiyoruz" dedi. 1971'de ölen ve organları alınan Malcolm Pattinson'un kızı Angela Christie da, "soruşturmanın sonucundan hayal kırıklığına uğradığını" söyledi.