10. Sınıf İngilizce Kelimeleri - Ünite Ünite 10. Sınıf İngilizce Kelimeleri, Türkçe Anlamları ve Kullanım Örnekleri
10. sınıf İngilizce kelimeleri, önceden dersine çalışmak isteyen öğrenciler ya da hangi konu üzerinde durması gerektiğini belirleyebilmek için bazı öğretmenler tarafından araştırılabilir. Bu sayede daha doğru ve verimli bir eğitim öğretim planı oluşturulur. Genellikle öğrenciler tarafından araştırılan 10. sınıf İngilizce kelimeleri, okunuşları ve Türkçe anlamları bu yazımızda sizler için derledik. İşte ünite ünite 10. sınıf İngilizce kelimeler…
10. sınıf için olan İngilizce kelimeler, İngilizce temelini oturtmuş ve üzerine daha çok bilgi koymak isteyen öğrencilerin bilmesi gereken kelimelerdir. 10. sınıf İngilizce dersi günlük hayat içerisinde yapılanları anlatan üniteler şeklinde düzenlenmiştir. Örneğin 10. sınıf İngilizce 1. ünite kelimeleri için okul hayatı başlığı seçilmiş ve art= resim gibi kelime örnekleri verilmiştir. 10. sınıf İngilizce 2. ünitesi ise planlar olarak belirlenmiş celebrate= kutlamak örneği verilmiştir.
10. Sınıf İngilizce Kelimeleri
10. sınıfta işlenen İngilizce derslerinde öğrenilen kelimelerin kolay anlaşılabilmesi ve konularda bir bütünlük sağlanabilmesi için bu kelimeler ünite ünite ayrılmıştır. 10. sınıf 1. ünitenin konusu school life (okul hayatı), 2. ünitenin konusu plans (planlar), 3. ünitenin konusu legendary figures (efsanevi figürler), 4'üncünün konusu traditions (gelenekler), 5'incinin konusu travel (seyahat), 6'ncının konusu helpful tips (yardımcı ipuçları), 7'ncinin konusu digital area (dijiital alan), 9'uncunun konusu heroes and heroines (kahramanlar), 10'uncunun konusu ise shopping (alışveriş) şeklindedir. Bu üniteler kendi içerisinde bu konularla ilgili kelimeler içerir. Bunlardan bazıları şu şekildedir: geography= coğrafya, be looking forward to= dört gözle beklemek, die= ölmek, cover= kapatmak, surfing= sörf yapmak, cut off= kesmek, arrange= ayarlamak, access= erişim, admire= hayran olmak, coat= mont.
| achieve success | başarı elde etmek |
| adjectives | sıfatlar |
| advantages | avantaj |
| advice | tavsiye |
| always | daima |
| ambitious | hırslı |
| architect | mimar |
| art room | resim odası |
| as soon as possible | en kısa sürede |
| astronomy | astronomi |
| athletics | spor |
| attend | katılmak |
| beaver | kunduz |
| before breakfast | kahvaltıdan önce |
| best friend | yakın arkadaş |
| biology | biyoloji |
| borrow | ödünç almak |
| break time | tenefüs |
| canteen | kantin |
| careers education | mesleki eğitim |
| catch the bus | otobüse binmek |
| check | kontrol etmek |
| choose | seç |
| choose | seçmek |
| citizenship | vatandaşlık |
| classmate | sınıf arkadaşı |
| clothes | kıyafet |
| come back | geri gelmek |
| compulsory subjects | zorunlu ders |
| computer lab | bilgisayar laboratuvarı |
| contest | yarışma |
| conversation | dialog |
| correct | doğru |
| correct answer | doğru cevap |
| corridor | koridor |
| Daily Routine | günlük rutinler |
| debate | tartışmak |
| dentist | diş hekimi |
| design and technology | teknoloji tasarım |
| different | farklı |
| discussion time | tartışma zamanı |
| divide | bölmek |
| documentaries | belgesel |
| doing an experiment | deney yapmak |
| doing research | araştırma yapmak |
| eager | istekli |
| early | erken |
| end of this term | dönemin sonunda |
| engineer | mühendis |
| essential knowledge | gerekli bilgi |
| evaluate | değerlendirmek |
| everyday life | günlük hayat |
| exam | sınav |
| example | örnek |
| explain | açıklamak |
| express | ifade etmek |
| factor | faktör |
| fail | sınavda kalmak |
| falling intonation | düşen tonlama |
| family members | aile üyesi |
| fashion design | moda tasarımı |
| favorite Pastimes | favori hobiler |
| feel hopeless | umutsuz hissetmek |
| feel too stressed | çok stress olmak |
| fell | hissetmek |
| finish studies | çalışmayı bitirmek |
| flat | apartman dairesi |
| focus on | odaklanmak |
| folk dances | halk oyunları |
| foreign languages | yabancı diller |
| free time | boş zaman |
| free time activities | boş zaman aktivitesi |
| from time to time | zaman zaman |
| fruit juice | meyve suyu |
| future | gelecek |
| geography | coğrafya |
| get prepared | hazırlanmak |
| give it back | geri vermek |
| give reasons | sebep göstermek |
| go jogging | koşmak |
| greet | selamlamak |
| guiding questions | rehber sorular |
| gym | spor salonu |
| habit | alışkanlık |
| hand in | teslim etmek |
| have | sahip olmak |
| have a problem | problemi olmak |
| have a study plan | çalışma planı olmak |
| have dinner | akşam yemeği yemek |
| have some snacks | atıştırmak |
| headmaster | müdür |
| high school | lise |
| high scores | yüksek not |
| history | tarih |
| hometown | memleket |
| homework | ödev |
| housewife | ev hanımı |
| ICT | bilgi ve iletişim teknolojisi |
| idiom | deyim |
| imagine | hayal etmek |
| individual blog | kişisel blog |
- cooperate: birlikte çalışmak
- cope with stress: stres ile başa çıkmak
- do homework: ödev yapmak
- fond of: düşkün olmak
- get enough sleep: yeterince uyumak
- get on well: iyi geçinmek
- go jogging: koşmak
- go to the theater: tiyatroya gitmek
- good at: bir şeyde iyi olmak
- hang around: dolaşmak, gezinmek
- have breakfast: kahvaltı etmek
- have dinner: akşam yemeği yemek
- have some snacks: bir şeyler atıştırmak
- keen on: meraklı
- listen to music: müzik dinlemek
- play chess: satranç oynamak
- prepare portfolios: portfolyo hazırlamak
- read a book: kitap okumak
- revise regularly: düzenli tekrar yapmak
- skip breakfast: kahvaltı yapmamak
- skip courses: dersleri kaçırmak
- spend time: zaman geçirmek
- study: ders çalışmak, (okulda) okumak
- surf the net: İnternette gezinmek
- walk to school: okula yürüyerek gitmek
- watch a movie: film izlemek