8. Sınıf İngilizce Kelimeleri - 8. Sınıf İngilizce 1. ve 2. Dönem Kelimeleri, Okunuşları ve Türkçe Anlamları
8 sınıf ingilizce kelimeler arkadaşlığın gücünü yansıtan ve yansıtırken ki kelimelerin nasıl telaffuz edilmesini öğrenebileceğimiz şekildedir. İnsanların genç dönemlerinde yaşadığı zamanları tanımlayan kavramlar da ortaöğretim son sınıftadır. 8. Sınıf 2. Ünite kelimeleri bu noktada devreye girmektedir. Çünkü ana konusu gençlik hayatıdır. 8. Sınıf 1. Ünite kelimeleri arkadaşlığın özünü anlatan, nasıl olması gerektiğini anlatan sözcüklerin tümüdür. Bu sebeplerden 8 sınıf ingilizce kelimeler ve türkçe anlamları öğrenciye birçok şey katacaktır.
8 sınıf ingilizce kelimeler iki döneme ayrılarak ve konular farklılaşarak öğrencilere öğretilir. İki dönemde de konularla alakalı eş değer sözcükler vardır. Konu başlıklarına göre öğrencilere uygun kelimeler öğretilmeye başlanır. Bu çerçevede 8 sınıf ingilizce kelimeler ve türkçe anlamları birlikte pekiştirilmelidir. Çünkü sözcükleri doğru öğrenmek ve karıştırmamak gerekir. 8. Sınıf 1. Ünite kelimeleri Türkçesi dostluk olan ünite başlığına ve konu içeriğine sahiptir. 8. Sınıf 2. Ünite kelimeleri ise Türkçesi gençlik hayatı olan ünite başlığına ve konu içeriğine sahiptir.
8. Sınıf İngilizce Kelimeleri
8. sınıf ortaöğretimin en son sınıfıdır. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından konular hazırlanırken bu durumu göz önünde bulundururlar. Üniteler, konu başlıkları ve konu içerikleri bu gibi durumlar göz önünde bulundurularak hazırlanır. Öğrencilerin bu noktada kazanımları çok önemlidir. 8. Sınıf 1. Ünite kelimelerinin öğrencilere kazandıracağı kazanımlar dostluğun ve arkadaşlığın hissettirdiği duygular, gidilen yerler, iletişimin nasıl olduğu, arkadaşlığın nasıl olduğu gibi konu çerçevesinde şekillenmektedir. 8. Sınıf 2. Ünite kelimeleri hem konuyla paralel hem de daha farklı bir alanı tanımlayan kelimelerdir. İkinci dönemde gençlik hayatıyla ilgili kelimeler öğrencilere öğretilir. Genel çerçevede gençlik hayatının nasıl olduğu İngilizce kelimelerle işlenir. İlk ünitede friendship, close friend, fun, share, lead gibi kavramlar vardır. İkinci ünitede teen ya da teenager, g oto school, come back home gibi kavramlar vardır.
Unit 1 – FRIENDSHIP
VOCABULARY
- Friendship: Arkadaşlık, Dostluk
- Close friend: Yakın arkadaş
- Personal traits: Kişilik özellikleri
- Alone: Yalnız
- Fun: Eğlence
- Jump: Zıplamak
- Smile: Gülümsemek
- Cane: Pipet, değnek
- Hope: Ummak, umut etmek
- Twirl: Hızla döndürmek
- Quatation/Proverb: Alıntı/Atasözü
- Share: Paylaşmak
- Happiness: Mutluluk
- Trouble: Bela, kötülük
- Enemy: Düşman
- Walk: Yürümek
- Lead: Öncülük etmek
- Follow: Takip etmek
- Slumber Party: Yatıya kalmalı misafirlik
- Celebrate: Kutlamak
- Amusement Park: Lunapark
- Spend time: Zaman harcamak
- Scan: Gözden geçirmek, taramak
- Waiter/Waitress: Bay/Bayan garson
- Customer: Müşteri
- Order: Spariş vermek
- Bring: Getirmek
- Offer: Teklif etmek, sunmak
- Response: Cevap vermek
- Accept: Kabul etmek
- Refuse: Reddetmek
- Invite: Davet etmek
- Invitation: Davet
- Join: Katılmak
- Attend: Katılmak
- Decide: Karar vermek
- Elicit: Ortaya çıkarmak
- Apologize: Özür dilemek
- Comment: Yorum yapmak
- Get information: Bilgi almak
- Get on well with … : Biriyle iyi anlaşmak, geçinmek
- Miss: Kaçırmak
- Pick up: Arabayla almak
- Take place: Yer almak
- Location: Yer, konum
- Fee: Ücret
- Attach: Eklemek, iliştirmek
- Dishes: Yemekler
- Soup: Çorba
- Lentil Soup: Mercimek çorbası, ezogelin
- Main course: Ana yemek
- Salad: Salata
- Dessert: Tatlı
- Beverage: İçecek
- Fruit Juice: Meyve suyu
- Pasta: Makarna
- Meatball: Köfte
- Grilled chicken: Izgara tavuk
- Apple pie: Elmalı turta, tart
- Ticket: Bilet
- Event: Olay
- Excuse: Mazeret, bahane
- Secret: Sır
- Deadline: Son tarih
- Reunion: Yeniden bir araya gelme
- Vacation: Tatil
- Opportunity: Olanak, fırsat
- Common: Ortak
- Similar interests: Benzer ilgi alanları
- Memory: Hafıza
- Greeting: Karşılama, tanışma, başlangıç
8. Sınıf 4. Ünite Kelime Listesi – On The Phone Kelimeleri
| İNGİLİZCE KELİME | TÜRKÇE KARŞILIĞI |
| access | erişim |
| addiction | bağımlılık |
| angry | sinirli |
| answer | cevap, cevap vermek |
| anymore | artık, bundan sonra |
| application | uygulama (mobil) |
| appointment | randevu |
| as soon as possible | bir an önce, olabildiğince çabuk |
| available | müsait, uygun |
| bad line | kötü hat |
| bill | fatura |
| book | ayırtmak, rezervasyon yaptırmak |
| bored | sıkılmış |
| break into | zorla girmek |
| burglar | hırsız |
| burglary | hırsızlık |
| call | telefonla aramak |
| call center | çağrı merkezi |
| collect | toplamak |
| commander | komutan |
| communicate | iletişim kurmak |
| communication | iletişim |
| confirm | onaylamak |
| connect | bağlamak, bağlanmak |
| contact | irtibat kurmak |
| carry | taşımak |
| cons | dezavantajlar |
| customer | müşteri |
| customer service | müşteri hizmeti |
| dial | aramak, telefon numarasını çevirmek |
| disabled | engelli, sakat |
| donate | bağış yapmak |
| doorbell | kapı zili |