Akhilleus Kimdir? Mitolojide Aşil Kimdir, Neyi Temsil Eder ve Hikayesi Nedir?
Akhilleus kimdir ya da Aşil kimdir, Yunan mitolojisinde yer almakla birlikte dünya edebiyatının da göz bebeği sorularından biridir. Yunan mitolojisindeki her tanrının bir de babası vardır. Aşil kimin oğlu ve o da tanrı mı, soruları da bu bilgiler kapsamında sorulmaktadır. Kahramanlık hikâyelerinde adı sıkça duyulan Aşil nasıl öldü ve kim öldürdü, mitoloji edebiyatının en bilindik hikâyelerindendir. Yine Aşil neyi temsil eder, öğrenmek için yazının diğer alt başlıklarına göz atalım.
Akhilleus kimdir ya da Aşil kimdir, sorularının yanıtını Yunan efsanelerinde buluruz. Mitolojik kavramlar ve kahramanlar açısından zengin olan Yunan mitolojisinde Aşil tanrı mı ve kimin oğlu soruları bir tanrıçanın oğlu olarak yanıtlanır. Mitolojideki her yarı Tanrının destansı bir ölüm hikâyesi vardır. Bunun için Aşil'i kim öldürdü ve nasıl öldü sorularında destansı bir hikâyeye tanık olurken Aşil tendomu hikâyesi konusunu da öğreniriz. Doğumunda ve ölümünde sıradışı olaylar gerçekleşen Aşil, Truva Savaş'ın en bilinen kahramanlarındandır.
Akhilleus (Aşil )Kimdir?
Fransızca'da Aşil olarak da telaffuz edilen ve Yunanca orijinal ismiyle Akhilleus, tanrıça olan ölümsüz bir anneyle yarı tanrı ölümlü bir kral babadan dünyaya gelmiştir. Su tanrıçası Thetis ile Kral Peleus'un oğlu olan Akhilleus (Aşil), Homeros'un İlyada adlı eserinde de Achilles olarak geçer. Yunan mitolojisinin bu en önemli ve bilinen kahramanlarından birisi olan Akhilleus, dünyanın en büyük savaşçısı olarak bilinir.
Akhilleus hakkında birden çok efsane vardır. Bu efsanelerden birine göre Thetis, oğlu Aşil'i kutsal nehir Styx'te yıkarken ölümsüz kılmak için topuğundan tutarak suya daldırır. Bu nehrin suları yenilmezlik ve ölümsüzlük vererek kişiyi yenilmez ve ölümsüz yapar. Nehrin kutsal sularında yıkanan Aşil'e kılıç işlemez. Yani vücudu ölümsüz hale gelir. Sadece bir yer hariç.
Aşil'i Kim Ve Nasıl Öldürdü?
Aşil Truva Savaşında Paris tarafından öldürülmüştür. Truva atları ile ünlü efsanevi Troia ya da halk arasında kullanılan yaygın şekliyle Truva Savaşı, aslında bir güzellik yarışması ile başlar. Ölümlü Peleus ile deniz tanrıçası Thetis'in düğününe nifak tanrıçası Eris çağrılmaz. Bu duruma içerleyen Eris, üzerinde "en güzeline" yazan bir elmayı ortaya atar. Hera, Athena ve Aphrodite bunu kendi üzerlerine alınır. Aralarında şiddetli bir çekişme başlar. Zeus'un hakemliğine ihtiyaç vardır.
Tanrı Zeus böyle bir çekişmenin içinde yer almak istemez ve bu vazifeyi İda Dağı'nda çobanlık yapan ama gerçekte Troya prensi olan Paris'e verir. Bunun üzerine üç tanrıça birinci olabilmek için Paris'e çeşitli vaatlerde bulunur. Hera Asya Krallığını, Athena sonsuz bilgi ve aklı, Aphrodite ise dünyanın en güzel kadını olan Spartalı Helen'in aşkını vadeder. Paris seçimini Helene yani Aphrodite'den yana kullanır ve onu kaçırır. Bu olay ile Troya Savaşı başlamış olur. Aşil, Helen'i geri almak için yola düşer. Helen uğruna çıkan Troya Savaşı'nda Truvalı Prens Paris tarafından sol topuğundan okla vurularak öldürülür.
Aşil Tendonu Hikâyesi?
Truva Savaşı'nda adı çok sık olarak geçen büyük savaşçı Aşil'in, bir tıp terimine de isim vermiştir. Annesi onu nehre daldırırken topuğundan tuttuğu için orası suya temas etmez ve Aşil sadece topuğundan vurulduğunda ölecektir ve öyle de olur. İşte tıpta bu bölgeye "aşil tendonu" denmektedir
Aşil tendonu, baldır kasını topuk kemiğinize bağlayan kalın, güçlü ve lifli bir yapıdır. Bu tendon insan vücudunda yer alan en büyük ve en kuvvetli tendondur. Aşil tendonu, ayağımızı aşağı hareket ettirmemize, yürümemize, koşmamıza, parmak uçlarımızda durmamıza ve zıplamamıza yardımcı olur.