Alemdar Ne Demek? Selçuklularda ve Osmanlıda Alemdar Ne İş Yapar, Kimdir, Görevi Ne?
Selçuklu ve Osmanlı devletleri, yönetim açısından birçok benzerlik göstermiştir. Bu benzerliklerin en yaygın olduğu alanlardan biri de saray teşkilatı ve işleyişi olmuştur. Bu sebeple, ilgi çeken saray teşkilatı ve görevleri içerisinde bulunan alemdar ve alemdar görevi de merakla araştırılıyor. Peki, alemdar ne anlama geliyor, Selçuklu ve Osmanlı yönetimlerinde alemdar ne iş yapardı, kimdi ve görevi neydi?
Türk İslam saraylarında, birçok memur ve görevli yer alıyordu. Peki, bu memurlar arasında yer alan ve görevi sebebiyle merak edilen alemdar ne demek? Sultanın gerek özel ve gerek ise resmi işlerinde sorumlu bulunan saray görevlileri arasında bulunan alemdar kimdir? İşte detaylar...
Alemdar Ne Demek?
Sancaktar, Bayraktar ve Pişdar olarak da adlandırılan Alemdar kelimesinin geldiği anlam şu şekilde özetlenebilir; sözlük anlamı ''bayrak'' olan ''alem'' kelimesinin kökeni Farsça'dır ve kendince de bir kelime olan ''dar'' ise alem kelimesine ek olarak kullanılmıştır. Kullanılan ''dar'' eki, tutan ve sahip olan anlamına gelmektedir. Bu sayede, alemdar kelimesinin anlamı; bayrak taşıyan kimse manasındadır. Kısacası alemdar; bayrak taşıyan saray görevlisi olarak bilinmektedir. Ayrıca alemdar kelimesi, mecazi olarak lider, yol gösterici ve de önder anlamında da kullanılmaktadır.
Selçuklularda ve Osmanlıda Alemdar Ne İş Yapar, Kimdir, Görevi Ne?
Türk İslam devlet yönetimleri içerisindeki saray teşkilatında yer alan memurların, çeşitli görevlerinin olduğu bilinmektedir. Bu görevliler arasında bulunan alemdar görevlisi de belli bir görevi yürütmekteydi. Alemdar; bayrak ve sancak anlamlarına gelmekte olan ve aynı zamanda da Arapça bir kelime olan ''alem'' kelimesi ile "tutan" manasındaki Farsça ''dâr'' ekinden ortaya çıkmış birleşik bir kelimedir. Sultana ait olan sancakları tutan kişiler olarak tarih terimlerinde kullanılmıştır. Selçuklular, İlhanlılar ve Osmanlılarda, devlete ait sancak, flama ve bayrakları korumakla ve taşımakla görevlendirilen grubun başına, emîr-i alem, bu reisin yanında bulunan görevlilere ise alemdar denirdi.
Genellikle Selçuklularda yaygın olan mir-i alem, Osmanlılarda da bulunmaktaydı. Mir-i alem yahut miralem olarak da ifade edilen emir-i alemin sorumluluğunda olan alemdarlar "elviye-i sultâniyye"yi yani saltanat sancaklarını taşımakla görevli idiler. Fakat en büyük saltanat sancağını yani ak alemi sadece mîr-i alem taşımakta idi. Aynı zamanda, kapıkulu ocaklarına ait bayrakları tutan kimselere de alemdar ismi verildiği için, ikisini birbirinden ayırmak amacıyla, saltanat sancaklarını taşıyan ve tutanlara alemdarân-ı hâssa ismi uygun görülmüştür. Osmanlı ordusu içerisinde bir birliğin flamasını, sancağını ve de bayrağını taşıyan askere bu isim verilmiştir.