Asur Ticaret Kolonileri ne zaman başladı ve bitti? Anadolu'da Asur Ticaret Kolonileri Çağı
Asur Ticaret Kolonileri Çağı, M.Ö. 1950 ila M.Ö. 1750 yılları arasında geçen 200 yılı kapsar. Bazı kaynaklarda M.Ö. 1945 ila M.Ö. 1730 yılları arası olarak da anılır. Aynı zamanda Anadolu’daki yazılı tarihin Orta Tunç Devri’nin başlangıcı olarak da görülen bu dönemde, Asurlu tüccarlar Anadolu’da yer alan kentlere yakın yerlerde “karum” ve “wabartum” adı verilen ticaret yerleşkeleri kurmuşlardır. Buralarda yaptıkları ticaret faaliyeti ile, kendi mallarını burada satmışlar ve buradan satın aldıkları malları da Asur kentlerine götürmüşlerdir. Asur Ticaret Kolonileri Çağı ne zaman? Asur Ticaret Kolonileri’ne ne denir?
Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nın başlangıç ve bitiş yılları hakkında farklı iddialar vardır. Ancak kesin olan şudur ki, bu devir M.Ö. 20. yüzyıl ortalarından, M.Ö. 18. yüzyıl ortalarına kadar sürmüştür. Asur Ticaret Kolonileri Çağı, Anadolu'da Asurluların hâkim olduğu bir çağ anlamına gelmez. Bu dönemde Asurlular ile bazı Anadolu kentleri arasında ticari ilişkiler gelişmiştir. Bu ilişkiler sayesinde her iki taraf için de kazançlı bir süreç yaşanmıştır. Mezopotamya'da, Asur bölgesinde yerleşik olan Asurlular, bazı Anadolu kentleri etrafında, özellikle de bugünkü Kayseri ilimizin yakınlarında bazı pazar yerleri kurmuşlardır. Bu pazar yerlerinde hem kendi mallarını Anadolu kentlerine satmışlar, hem de Anadolu kentlerinden aldıkları malları Asur bölgesine götürerek orada pazarlamışlardır.
Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda kurulan ticaret merkezi ve pazar yerlerine, "karum" ve "wabartum" adı verilmiştir. Karum kelimesi Asurluların dilinde rıhtım ve liman anlamlarına gelir. Karumlar, söz konusu ticaret merkezlerinin büyük çaplı olanlarıdır. Wabartum ise Asur dilinde misafir anlamına gelir. Wabartumlar, ana merkezlerde bulunan karumlar arasında yolculuk yapan Asurlu tüccarların konaklamalarına ve ürünlerini depolamalarına yarayan kervansaray benzeri yerlerdir.
ASUR TİCARET KOLONİLERİ NE ZAMAN BAŞLADI?
Asur Ticaret Kolonileri, ortalama olarak M.Ö. 20. yüzyılın ortasında başlamış kabul edilir. M.Ö. 18. yüzyıl ortalarına kadar Asurlu tüccarlar ile Anadolu kentleri arasında ticari faaliyetlere ev sahipliği yapan ticaret merkezlerinin, Anadolu'da Hitit yayılması nedeniyle sona erdiği düşünülmektedir. Asur Ticaret Kolonileri, Anadolu'nun daha çok Güneydoğu, Doğu, Doğu Karadeniz ve Orta Anadolu bölgelerinde kurulmuştur. Bunun dışındaki bölgelerde Asurluların ticaret kolonileri kurduğuna dair bir iz veya belge yoktur.
ASUR TİCARET KOLONİLERİ ÇAĞI ANA TİCARET MERKEZİ
Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda kurulan ticaret merkezleri, Anadolu'da birçok yerleşim yerinin yakınlarında kurulmuş olmakla birlikte, kolonilerin yayıldığı alan tam olarak bilinmemektedir. Anadolu'daki ticaret kolonilerinden en önemlisi, günümüzde Kayseri ilimizin 24 kilometre yakınında bulunan Kültepe ilçesinde yer alan Kaniş adlı karumdur. Bu nedenle Kaniş, Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nın en önemli karumu ve ana ticaret merkezi olarak kabul edilmektedir. Kaniş'te sürekli olarak, Asurluların görevlendirdiği bir elçi bulunmaktaydı. Bu elçi, Asurlular ile Anadolu devletleri arasında ilişkileri sağlayan kişiydi. Kültepe'de yer alan Kaniş karumunun dışında, Boğazköy ve Alişar'da da önemli birer karum kurulmuştur. Bunların dışında, henüz tam olarak tespit edilememiş olsa da Yozgat, Kayseri, Malatya illerimizin oluşturduğu üçgen hat üzerinde de birtakım ticaret merkezlerinin bulunduğu düşünülmektedir.
ASUR TİCARET KOLONİLERİ ÇAĞI'NDA GÖRÜLEN MEZAR TÜRLERİ
Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda, Asur kentleri ile Anadolu kentleri arasında ticari etkinliklerin gerçekleştirilmesini mümkün kılan karumların bulunduğu yerlerde yapılan kazılarda, birçok önemli kültürel kalıntıya ulaşılmıştır. Kazılardan elde edilen en önemli kalıntılardan biri de mezarlardır. Örnegin, Asur Ticaret Kolonileri Çağı'ndaki ana ticaret merkezi olduğu düşünülen Kültepe'deki Kaniş karumunda yapılan kazılar sonucunda, bazı çocukların ve yetişkinlerin öldüklerinde evlerin tabanına gömüldükleri ortaya çıkmıştır. Evlerin tabanlarında yer alan bu mezarlara ölüler kimi zaman taştan yapılmış sandıklar ve küplerin içinde, kimi zaman ise doğrudan kazılan çukurların içine gömülmek suretiyle defnedilmişlerdir.
Kültepe kazılarında evlerin altında ortaya çıkan mezarlara, ölülerle birlikte onlar için koyulan hediyelerin de gömüldüğü ortaya çıkmıştır. Tunç, demir, gümüş ve altın gibi metallerden yapılma takı ve heykellerin yanı sıra, bazı taşlar da ölülerin yanında ölü hediyesi olarak gömülmüştür. Bu tür eşyaların yanında, içinde yiyeceklerin bulunduğu bazı küplerin de mezarlara gömülmüş olması, bu eşyaların ölen kişinin hayattayken sahip olduğu eşyalar olduğunu düşündürmüştür. Bu durum da Asurlularda ölümden sonra bir yaşam olduğuna dair inancın var olduğunu gösterir.
Evlerin altında yer alan mezarların haricinde, Asur Ticaret Kolonileri Çağı'ndan kalma ayrı mezarlıklar da bulunmuştur. Bu mezarlıklarda da 4 farklı mezar olduğu tespit edilmiştir:
- Ölülerin taştan yapılma kapların içinde gömüldüğü mezarlar
- Ölülerin küplerin içinde gömüldüğü mezarlar
- Ölülerin doğrudan toprağa gömüldüğü mezarlar
- Cesedi yakılarak gömülenlerin bulunduğu mezarlar