Osmanlı'da demokratikleşme hareketleri nelerdir? Demokratikleşme nedir, Osmanlı döneminde bu yolda atılan adımlar nelerdir?

Demokratikleşme, ülke yönetimlerinin otoriter ve baskıcı düzenden daha liberal bir düzene geçiş süreci anlamına gelir. Demokrasi, Yunanca’da halk anlamına gelen demos ve yönetim anlamına gelen kratos kelimelerinin birleşmesinden oluşmuş bir kavramdır. Demokrasi kelimesinin Türkçe karşılığı, halk yönetimi demektir. Kelimenin bu anlamından da anlaşıldığı gibi, demokratikleşme kavramı ülkelerin yönetiminde mutlak hükümdarların yetkilerinin kısıtlanması ve halkın kendi seçtiği kişilerin yetki sahibi olması anlamına gelir.

Osmanlı’da demokratikleşme hareketleri nelerdir? Demokratikleşme nedir, Osmanlı döneminde bu yolda atılan adımlar nelerdir?

Toplumların demokratik yönetiminin tarihi Antik Yunan'a kadar dayanır. Tarihsel olarak Antik Yunan'da halkın yönetimde söz sahibi olduğu şehir devletleri var olmuşsa da günümüzdeki anlamıyla demokratik yönetimler modern toplumun tarihiyle birlikte gelişmiştir. Özellikle de 2. Dünya Savaşı sonrasında dünyanın birçok ülkesinde demokratik yönetim biçimleri iyice gelişmiştir. Demokratik yönetim düzeninde toplumdaki farklı gruplar kendilerini ifade etme şansına sahiptir. Halkın kendi seçtiği yöneticiler tarafından yönetildiği demokratik toplum düzeninde, toplumda azınlık durumunda olan kesimlerin hak ve özgürlükleri de garanti altındadır.

DEMOKRATİKLEŞME NEDİR?

Demokratikleşme, toplumda yönetimin mutlak iktidar sahiplerinin elinden, halkın kendi inisiyatifi ile seçtiği yöneticilerin eline geçmesi sürecidir. Demokratikleşen toplumlarda toplumun tüm kesimleri seçme ve seçilme hakkı gibi siyasi haklara sahip olmaya başlar. İktidarlar seçimle iş başına gelir ve halk kendi istediği yöneticileri seçer. Demokratikleşme sürecine hem siyasi hem de ekonomik bakımdan liberal politikalar eşlik eder. Siyasi bakımdan halk hem kendisini yönetenleri seçmek konusunda hem de fikir ve düşüncelerini özgürce ifade etmek konusunda serbesttir. Ekonomik yönden ise piyasa aktörleri serbestçe ekonomik faaliyetlerde bulunma özgürlüğüne sahip olur. Demokratikleşme sürecinin olmazsa olmaz özelliklerinden biri de toplumun tüm kesimlerinin hukuk önünde eşit hak ve yükümlülüklere sahip olmasıdır. Demokratikleşme sürecinde bireyi esas almak ve her bireyin eşit yurttaşlık haklarına sahip olması esas unsurlardandır.

OSMANLI'DA DEMOKRATİKLEŞME HAREKETLERİ NELERDİR?

Türkiye tarihinde demokratikleşme hamleleri Cumhuriyet yönetimiyle birlikte kuvvet kazanmıştır. Egemenliğin halka verilmesi ve çok partili bir siyasi düzene geçilmesi Cumhuriyet ile birlikte mümkün olmuş olsa da, Osmanlı döneminde de temel bazı demokratikleşme adımları gerçekleşmiştir. Osmanlı tarihinde demokratikleşme hareketleri belirli bir tarihsel ilerleme şeklinde ortaya çıkmıştır. 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı, Osmanlı tarihinde demokratikleşme adımları içinde önemli bir yere sahiptir. Osmanlı Devleti'ndeki önemli demokratikleşme hareketlerinden bazıları şunlardır:

  • Sened-i İttifak

Osmanlı Devleti'nde 16. Yüzyılın ikinci yarısında âyan ve eşraf olarak bilinen yerel güçler, devletle halk arasında irtibatı sağlayan yapılar olarak işlev görmüştür. Âyanlar zaman içinde güçlenerek, devletin zaaflarından yararlanmak suretiyle etki alanlarını genişletmiştir. 2. Mahmut devrinde kendisi de âyan kökenli olan sadrazam Alemdar Mustafa'nın etkisiyle, devlet ve ayanlar arasında Sened-i İttifak adlı sözleşme imzalanmıştır. Bu anlaşma kapsamında, âyanlar padişaha bağlılık göstermek zorundadır. Hakim oldukları yerlerde âyanlar, devlete vergi ve asker toplamak konusunda yardım etmekle yükümlüdür. Herhangi bir isyan çıkması durumunda ise âyanlar, isyanın bastırılmasında devlete yardım edeceklerdir. "Osmanlı'da ilk demokratikleşme hareketi nedir?" sorusunun yanıtı, Sened-i İttifak'tır.

  • Tanzimat Fermanı

1839 tarihli Tanzimat Fermanı, Türk tarihinde Batılılaşma adımlarının en önemlilerinden biri olarak görülür. Bu ferman, kimsenin yargılanmadan cezalandırılmamasını, mahkemelerin şeffaf olmasını ve kanunlar karşısında yurttaşların eşit olmasını hüküm altına almıştır. Buna göre devlet halkın can ve mal güvenliğini kimseyi ayırt etmeksizin sağlayacaktır. Bu ferman, vatandaşların mülkiyet haklarını ve miras bırakma haklarını da garanti altına alır. Fermanın önemli hükümlerinden biri de vezir veya ulema takımından da olsa kanunlara aykırı davranan herkesin cezalandırılmasına yönelik bir hüküm içermesidir.

  • Islahat Fermanı

1856 yılında ilan edilen bu ferman, Islahat Fermanı ile gerçekleştirilen yenilikleri genişleten bir özelliğe sahiptir. Ferman, gayrimüslim yurttaşları da tıpkı Müslüman vatandaşlar gibi devlet memuru olma, askerlik görevine kabul edilme gibi konularda hak sahibi yapmıştır. Ülkede yaşayan tüm inançların mensuplarına din ve ibadet özgürlüğü sağlamıştır. Gayrimüslim yurttaşların yönetime katılım haklarını artırmış ve onlara adil yargılanma hakları tanımıştır.

  • Kanun-i Esasi

Teşkilat-ı Esasi adıyla da bilinen Kanun-i Esasi, ilk Türk anayasası sayılır. 1876 yılında 2. Abdülhamit tarafından ilan edilen Kanun-i Esasi, devlet organlarını Batılı devletlere benzer şekilde yeniden yapılandırmıştır. Bu anayasa ile birlikte, Meclis-i Ayan ve Meclis-i Mebusan adlı iki alt meclisten oluşan Meclis-i Umumi kurulmuştur. Böylece Osmanlı döneminde ilk Meşrutiyet yönetimi başlamıştır. 1878 yılında padişah Abdülhamit tarafından feshedilmiş olsa da, padişahın yetkilerini kısıtlayan ve halkı yönetime daha fazla dahil eden bu meclis, önemli bir demokratikleşme adımı olmuştur.

  • 2. Meşrutiyet

Osmanlı Anayasası Kanun-i Esasi padişah Abdülhamit tarafından askıya alındıktan sonra uzunca bir süre demokratik yönetim rafa kaldırılmıştır. Daha sonra 1908 yılında meclis yeniden açılmış ve ikinci kez Meşrutî bir yönetime geçilmiştir. Bu dönemde siyasi partiler yönetimde söz sahibi olmuştur.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!