Geleceğinizi yapay zekâya teslim etmeyin
Üniversite tercih döneminde milyonlarca adayın ilk başvurduğu araçlardan biri tercih robotları oluyor. Ancak uzmanlar, bu sistemlerin yalnızca veri analizi yaptığını, adayın ilgi alanını, kariyer hedefini ve beklentilerini değerlendiremeyeceğini hatırlatıyor. Tercih robotunu rehber olarak kullanın, kararı ise siz verin
Üniversite tercih döneminin başlamasıyla birlikte adayların en sık ziyaret ettiği platformların başında tercih robotları geliyor. Başarı sıralaması, puan türü ve kontenjan bilgileri girildiğinde saniyeler içinde onlarca bölüm ve üniversite öneren bu sistemler, tercih sürecini kolaylaştırıyor. Ancak eğitim uzmanları, tercih robotlarının "karar veren" değil, "veri sunan" araçlar olduğunu vurguluyor. Çünkü aynı başarı sıralamasına sahip iki öğrencinin beklentileri, ilgi alanları ve kariyer hedefleri tamamen farklı olabiliyor.
ROBOT VERİYİ OKUR, SİZİ TANIYAMAZ
Tercih robotları geçmiş yılların yerleştirme sonuçları, kontenjanlar ve başarı sıralamalarını analiz ederek olası seçenekleri listeliyor. Ancak hiçbir sistem, adayın hangi meslekte mutlu olacağını, nasıl bir çalışma hayatı istediğini ya da hangi şehirde yaşamayı tercih edeceğini bilemez. Bu nedenle robotların hazırladığı liste, tercih listesinin son hali olarak görülmemeli.
SAYILAR HER ŞEYİ ANLATMAZ
Bir bölümün geçen yıl 25 bininci sıradan öğrenci almış olması, bu yıl da aynı aralıkta öğrenci alacağı anlamına gelmiyor. Kontenjan değişiklikleri, adayların yönelimleri, yeni açılan programlar ve başarı sıralamalarındaki hareketlilik her yıl tabloyu değiştirebiliyor. Bu nedenle tercih robotlarının sunduğu veriler kesin sonuç olarak değil, yol gösterici bilgi olarak değerlendirilmeli.
LİSTEYİ DEĞİL, NEDENİNİ İNCELEYİN
Robotların önerdiği üniversiteleri doğrudan listeye eklemek yerine önce şu soruların cevabı aranmalı: Bu bölümün akademik kadrosu nasıl? Uygulama ve staj imkânı sunuyor mu? Mezunları hangi alanlarda çalışıyor? Erasmus ve değişim programları var mı? Kampüs yaşamı beklentilerinize uygun mu? Tercih robotu bu soruların hiçbirine cevap veremiyor.
HERKESE AYNI LİSTE ÇIKABİLİR
Başarı sıralamaları birbirine yakın olan adaylar, tercih robotlarında çoğu zaman birbirine çok benzeyen listelerle karşılaşıyor. Oysa bir öğrencinin hedefi akademik kariyer olabilirken, bir diğeri mezun olur olmaz iş hayatına atılmak isteyebilir. Kimi büyük şehirde okumayı tercih ederken, kimi daha küçük bir şehirde eğitim almayı isteyebilir. Aynı verilerle hazırlanan liste, farklı beklentilere sahip adaylar için doğru sonuç vermeyebilir.
SON KARAR SİZİN OLMALI
Uzmanlara göre doğru tercih listesi, yalnızca başarı sıralamasıyla değil; ilgi alanı, mesleki hedef, üniversitenin eğitim kalitesi, staj olanakları, kampüs yaşamı ve mezuniyet sonrası istihdam verileri birlikte değerlendirilerek hazırlanmalı. Tercih robotları bu süreci kolaylaştıran önemli araçlar olsa da, hiçbir algoritma öğrencinin kendisini tanıdığı kadar onu tanıyamaz. Üniversite tercihi dört yıllık bir eğitimden çok, uzun yıllar sürecek kariyer yolculuğunun ilk adımı olduğu için son kararın mutlaka adayın bilinçli değerlendirmesiyle verilmesi gerekiyor.