İskitler Türk Mü? İskitler (Sakalar) Kimdir, Ne Zaman ve Nerede Kuruldu, Özellikleri Neler?
MÖ 8. yüzyılla MS 3. yüzyıl arasında hakimiyet süren İskitler ya da bir diğer ismiyle Sakalar, tarih sahnesinde birçok yeniliğe imza atmış medeniyetlerdendir. Tarih sevenlerin büyük ilgi gösterdiği ve hakkında araştırmalar yaptığı İskitler, “Orta Asya Bozkır İmparatorluğu” unvanını alan ilk medeniyetlerdendir. İpek Yolu üzerindeki konumuyla ticarete de yön veren İskitler Türk mü, İskitler (Sakalar) kimdir, ne zaman ve nerede kuruldu, özellikleri neler sizler için araştırdık.
Çin Seddi'nden Tuna Nehri'ne kadar geniş bir arazi üzerinde konumlanan İskitler bin yılı aşkın bir süre hakimiyet süren medeniyetler arasında yer alır. Göçebe yaşam süren bu özel medeniyet sadece kültürel anlamda değil önemli icatlarıyla da tarih sahnesinin başarılı toplulukları arasındadır. Konumu nedeniyle önemli bir ticaret noktasına da hizmet eden İskitler kimdir, özellikleri nelerdir daha yakından inceleyelim.
İskitler Kimdir?
Doğu İran dilleri grubunda yer alan İskitler tarih sahnesinde rol oynayan birçok medeniyetin kaynaklarında ismi geçen topluluklardandır. MÖ 8. yüzyılda oluşmaya başlayan İskitler Yunan kayıtlarında Skytai ismiyle anılırken Asur kaynaklarında İşkuza ismiyle dikkat çeker. Sakalar ismi ise Pers kaynaklarına dayanmaktadır. Avrupa ve Asya'nın batı bölümünde konumlanan İskitler birçok medeniyeti etkilediği gibi kendileri de yine birçok medeniyetten etkilenerek genişlemiştir.
İskitler Ne Zaman, Nerede Kuruldu?
Göçebe medeniyetler arasında yer alan İskitler birçok devletin resmi kayıtlarında yer alır. Farklı isimlerle anılan ve her birinde farklı öncülüklerin mimarı olarak görülen İskitler MÖ 8. yüzyılda Hazarlar üzerinde Tuna boylarına kadar ilerlemeye devam etmiştir. Göçebe bir medeniyet oldukları için bu konum bir süre sonra Asya ve Avrupa'nın batısına doğru ilerler. Tuna Nehri'nden Çin Seddi'ne uzanan bu göçebe hayat toplamda 7000 kilometrelik bir alanı kapsar. Arkeolojik kazılar esnasında birçok kalıntıyla yeni bilgiler edinilen İskitler için en ilginç olanlarından biri "Ahşap Mezar" kültüründen geldiklerinin tespit edilmesidir.
İskitler Türk müdür?
En eski tarih kayıtlarına göre İskitler Sümer kökenine dayanan medeniyetler arasında yer alıyor. Ancak Sümerlerin tarih sahnesinde yavaş yavaş silinmesiyle birlikte göçebe yaşamı hız kazanan İskitlerin batıya doğru göç etmeye başlayan Ön Türk gruplarından olduğu düşünülüyor. Yunan kayıtlarında sıkça isimlerinin yer almasından dolayı Yunanlılarla daha yakın ilişkileri olduğu düşünülen İskitler için Heredot önemli kayıtlar kaleme almıştır. Çeşitli kaynaklara dayandırarak ele aldığı İskitler için Türk olma fikrini ortaya savunan önemli tarihçilerden biri kuşkusuz Heredot'tur. Özellikle "Ahşap Mezar" kültürünün İskitlerde de görülmesi bu düşünceleri kuvvetlendirmektedir.
İskitlerin Özellikleri Nelerdir?
At, koyun, sığır gibi hayvan yetiştiriciliği yapan ve çadırlarda yaşam sürdüren İskitler metal işlemeciliği yaparak birbirinden özel süs eşyaları üreten medeniyetlerdendir. Bu eşyaları yerleşik yaşamı benimseyen halklar için yapan İskitler İpek Yolu'na yakın bulunmaları nedeniyle bazı ticari faaliyetlerde de boy göstermişlerdir. Peki, İskitler yani Sakaların özellikleri nelerdir, nasıl tanınırlar listelenirse;
Hüküm sürdükleri bölgede yönetimlerini Kraliyet İskitleri ismi verilen soylu aileler üstlenmiştir.
Hayvan yetiştiriciliğinde öncü medeniyetler arasında yer alırlar. Başta sığır ve koyun olmak üzere at yetiştiriciliği de yapmışlardır.
Göçebe bir hayatı benimsedikleri için çadır yaşamı süren bir topluluktur.
Ok ve yay kullanımında ustalaşan İskitler at üzerinde savaşan medeniyetlerdendir.
Kendi medeniyetlerine has sanat özellikleriyle dikkat çekerler. Özellikle metal işlemeciliğinde metal işçilerin çok büyük payı vardır. Hatta günümüzde de İskit sanatı olarak anılan birçok süs eşyasının temelleri o dönemlere dayanmaktadır.
İran, Yunanistan ve Hindistan arasındaki ticaret yolunun önemli bir parçası olmayı başarabilmişlerdir.
İsmi bulunmayan birçok topluluk için "İskit" isminin kullanılmasında öncülük etmişlerdir.
Anıt mezar kültürünün günümüze ulaşması ve yaygınlaşmasında yer almışlardır.