İstanbul’u Dinliyorum Şiiri Sözleri - Orhan Veli Kanık İstanbul’u Dinliyorum Şiiri Açıklaması ve Hikayesi
Orhan Veli, Türk edebiyatının en çok okunan şairlerindendir. Cumhuriyet Döneminin en önemli şairlerinden biri olarak Melih Cevdet ve Oktay Rıfat ile beraber Garip akımının kurucuları arasında yer almıştır. Kullandığı sade dil ile birçok şiiri hafızalarda yer edinmiştir. İstanbul’u Dinliyorum şiiri ise şairin en çok okunan şiirlerindendir. Orhan Veli Kanık İstanbul’u Dinliyorum şiiri sözleri ve incelemesi edebiyat meraklıları tarafından merak edilen konular arasındadır.
Cumhuriyet Dönemi, Türk edebiyatı için oldukça önemli dönemlerden biridir. Bu dönem şairlerinden Orhan Veli ise Türk şiirinde çok kıymetli bir yer tutmaktadır. 36 yıllık yaşamına pek çok şiir sığdıran şair, bugün hala en çok okunan şairlerden biridir. İstanbul'u Dinliyorum şiiri ise Türk şiirinin en kıymetli şiirlerinden biridir. İstanbul'u Dinliyorum şiiri sözleri, Orhan Veli Kanık İstanbul'u Dinliyorum şiiri açıklaması ve incelemesi konuları şiire meraklılar için önem arz etmektedir.
İstanbul'u Dinliyorum Şiiri Sözleri
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Los kayıkhaneleriyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kus çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, bilmiyorum;
Dudakların ıslak mi, değil mi, bilmiyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vurusundan anlıyorum;
İstanbul'u dinliyorum.
Orhan Veli Kanık İstanbul'u Dinliyorum Şiiri Açıklaması Ve İncelemesi
Orhan Veli, İstanbul'da doğmuş ve İstanbul'da ölmüştür. Son 25 yılını Ankara'da geçirmesine rağmen İstanbul şair için önemli şehirlerden biridir.
Şair, şiirin ilk bölümünde İstanbul'u gözleri kapalı olarak dinlemeye ve hissetmeye başlar. İlk olarak hafif bir rüzgarın estiğini ve yaprakların yavaşça sallandığını hisseder. Uzaklardan gelen sucuların çıngırak sesleri, şehrin sürekli hareket halinde olduğunu ve yaşamın durmaksızın devam ettiğini anlatmaktadır. Şair, akışında ilerleyen bir şehirde tek başınadır.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlığa;
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
Bu bölümde şair kuşların sesleri ve dalyanlarda çekilen ağların sesini duymaktadır. Bir kadının suya değen ayakları ise, İstanbul'un doğal güzelliklerini ve insan yaşamını bir araya getirir. Dış mekâna ait ögelerin kullanıldığı bu dizelerde İstanbul diğer canlılarla beraber ele alınır.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı;
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa;
Güvercin dolu avlular;
Çekiç sesleri geliyor doklardan;
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
Bu dizelerde şair, İstanbul'un farklı semtlerini ele almaktadır. Bahar rüzgârında ter kokuları ise, İstanbul'un kalabalığını, insanları yani yaşamı ifade eder.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu, Loş kayıkhaneleriyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
Eski alemlerin sarhoşluğu, kayıkhanelerin loşluğu ve dinmiş lodosların uğultusu, İstanbul'un tarihî dokusunu ve geçmişin izlerini taşımaktadır. Bu bölüm, şehrin melankolik ve nostaljik yönlerini yansıtır. Şehir şair tarafından tasvir edilmeye devam edilmektedir.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir yosma geçiyor kaldırımdan; Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar; Bir şey düşüyor elinden yere; Bir gül olmalı; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
Bir genç ve güzel bir kadının kaldırımdan geçişi, küfürler, şarkılar, türküler ve laf atmalar, İstanbul'un sokak kültürünü ve hareketliliğini yansıtmaktadır. İstanbul, yüzyıllardır çok kültürlü şehirlerden biridir. Elinden düşen bir gül ise, şehrin romantik ve zarif yanını temsil etmektedir.