Kaside Nedir? Divan Edebiyatı Nazım Biçimlerinden Kasidenin Özellikleri Ve En Güzel Örnekleri Neler, Temsilcileri Kimler?
Tarihi anlayabilmek ve kişilerin yaptıklarını daha net çözebilmek için okumamız gereken kaside nedir? Bugün tarihçilerin ve edebiyatçıların yakından ilgilendiği Divan edebiyatı nazım biçimlerinden kaside özellikleri ve örnekleri neler, ne demek? kasidelerin okunmadığı bir tarih anlatımı muhtemelen yarım bir anlatım olacaktır. Buna göre kaside nedir? Sorusunun cevabı çok büyük anlam kazanmaktadır. Peki ya nazım biçimlerinden kaside özellikleri ve örnekleri neler, ne demek?
Divan edebiyatı öğrencilik yıllarından herkesin az çok aşina olduğu bir konudur. Kaside nedir? Sorusu da bu edebiyat hakkında bir şeyler okumuş olanların biraz bile olsa tahmin yürütebileceği bir sorudur. Divan edebiyatı nazım biçimlerinden kaside özellikleri ve örnekleri neler, ne demek? içeriğimizde detaylı bir şekilde kaside nedir? Sorusunun cevabına yer verdik.
Kaside Nedir?
Eskiden, din konuları dışında yazılan kasideler dönemin ileri gelen kişilerini konu alırdı. Bu kişi büyük bir sanatçı da olabilirdi, halkını itinayla yöneten bir devlet büyüğü de. Kaside adı verilen manzumeler devlet büyüklerini farklı sebeplerle över, bu övgünün karşılığını da memduhtan ca'ize almak adına beklerlerdi. Kasideler toplamda altı adet bölüme ayrılmaktadırlar. Her bir bölümün sonunda övme bölümüne geçilir. Kasidenin bölümleri aşağıda sıralandığı şekildedir.
- Başlangıç bölümü: bu bölüme nesil veya teşbib adı verilirdi.
- Konuya giriş: girizgâh veya gürizgah.
- Gazel bölümü: tegazzül adı verilmiştir. Araya sıkıştırılan bir bölümdür.
- Allah'ın, peygamber ve devlet büyüğünün övüldüğü bölüm: medhiyye (maksad, maksud)
- Fahriyye: şairin kendisini övdüğü bölüm.
- Du'a: kasidede yer alan en son bölüm.
Kaside Özellikleri
Kasidenin özelliklerini daha net şekilde kavrayabilmek ve konuyu pekiştirebilmek için kasidenin özelliklerini listelemek yerinde olacaktır.
- Kasideler genellikle din veya devlet büyüklerinin yüceltilmesi veya yerilmesi adına yazılan şiirlerdir.
- Kasideler aruz ölçüsünün birbirinden farklı kalıpları ile yazılabilirler.
- Birinci beyitte bulunan mısralar kendi aralarında, diğer beyitlerde yer alan mısralardan ise birincisi serbest iken ikincisi birinci mısra ile uyaklı olacak şekilde yazılır.
- En fazla doksan dokuz, en az on beş beyitten meydana gelir. Genellikle bu sayı otuz üç ile doksan dokuz arasında farklılık gösterir.
- Kaside içerisinde bulunan beytü'l kasid bölümü en güzel beyiti vurgulamaktadır.
- Tegazzül ve fahriyye hariç bütün bölümler kasidede olmalıdırlar.
- Kasidelerin özel bir ismi yoktur.
- Bazı kasidelerin dize ortasında kafiye bulunur ve bunlara musammat kaside ismi verilir.
Kaside Örnekleri
Örnek 1:
1 Esdi nesîm-i nev-bahâr / açıldı güller subh-dem
Açsun bizüm de gönlümüz / sâkî meded sun câm-ı Cem
2 İrdi yine ürdibihişt / oldı havâ anber-sirişt
Âlem bihişt-ender-bihişt / her gûşe bir Bâğ-ı
3 Gül devri îş eyyâmıdur / zevk u safâ hengâmıdur
Âşıklarun bayramıdur / bu mevsim-i ferhunde-dem
4 Dönsün yine peymâneler / olsun tehî hum-hâneler
Raks eylesün mestâneler / mutribler itdükçe negam
5 Bu demde kim şâm u seher / mey-hâne bâğa reşk ider
Mest olsa dilber sevse ger / ma'zûrdur şeyhü'l-Harem
6 Yâ neylesün bî-çâreler / âlüfteler âvâreler
Sâger suna meh-pâreler / nûş itmemek olur sitem
7 Yâr ola câm-ı Cem ola / böyle dem-i hurrem ola
Ârif odur bu dem ola / ayş u tarabla mugtenem
8 Zevki o rind eyler tamâm / kim tuta mest ü şâd-kâm
Bir elde câm-ı lâle-fâm / bir elde zülf-i ham-be-ham
9 Lutf eyle sâkî nâzı ko / mey sun ki kalmaz böyle bu
Dolsun sürâhî vü sebû / boş durmasun peymâne hem
10 Her nev-resîde şâh-ı gül / aldı eline câm-ı mül
Lutf it açıl sen dahi gül / ey serv-kadd ü gonce-fem
Nef'î
Örnek 2:
1. Müjde kim zînet-fezây-ı mülk-i dünyâdur gelen
Âsaf-ı pîrâ-bahş-ı sadr-ı aiâdur gelen
2. Olsa dillerden aceb mi zulmet-i gam bertaraf
Zerre-perver âfitâb-ı âlem-ârâdur gelen
3. Habbezâ hengâm-ı şâdî kim derûn-ı âleme
Yümn-i teşrifiyle şevk-i âlem-ârâdur gelen
4. Sâyesinde bahtiyâr olsun yine erbâb-ı dil
Bir hümâ-fer dâver-i sîmurg-sîmâdur gelen
5. Tâze revnak bulsa dîvânhâne-i devlet nola
Saltanat-pîrâ vezîr-i kâr-fermâdur gelen
6. Hazret-i pâşâ-yı Ahmed nâm kim ta'zîm ile
Pâyine yüz sürmeğe Behmen ü Dârâdur gelen
7. Müsteşâr-ı dîn ü devlet iftihâr-ı saltanat
Zîb-i şevket zîver-i sadr-ı mu'allâdur gelen
8. Hem Nizâmü'l-mülke gâlib dikkat ü tedbîr ile
Hem kemâl-i cûd ile Hâtemden eshâdur gelen
9. Mülk-i düşmen zîr-i pâ nûr-ı hidâyet pîşvâ
Sayd-ı himmet der-kafâ düstür-ı vâlâdur gelen
10. Elhazer ey hâr-ı dâmengîr-i şehrâh-ı sitem
Berk-i hırmen-sûz-ı baht-ı cân-ı a'dâdur gelen
11. Hâr u has gibi edüp a'dâ-yı dîni pâymâl
Eylemiş emvâcım derpîş deryâdur gelen
12. Kudsiyân tesbîh-hân-ı rezmidür hengâm-ı ceng
Kâmyâb-ı devlet-i innâ fetahnâdur gelen
13. Evc-i himmetde çıkup pervâza almış tu'mesin
Ârzû-yı âşiyân eyler bir ankâdur gelen
14. Bîm-i tîği etdürüp a'dâ-yı dîne ser-fürû
Her tarafdan geh harâc u geh hedâyâdur gelen
15. Hâmesinden der gören cârî midâd-ı pâkini
Nâvedân-ı feyzden âhı musaffâdur gelen
16. Medhüne şâyeste bir mazmün ararken hâtıra
Nazm-ı Sabrî'den bu beyt-i pâk-manâdur gelen
17. Çıkdı bir günlük yol istikbâline sultân-ı subh
Zerreler dursun mı mihr-i âlem-ârâdur gelen
18. Gevher-i nazmun aceb mi ben de eylesem nisâr
Devr-i dilşâd-ı zamân-ı şi'r ü inşâdur gelen
19. Ey vezîr-i ma'delet-güster ki tab'-ı pâküne
Hıfz-ı âlem dâ'im ahvâl-i re'âyâdur gelen
Neşâtî