Kişileştirme Nedir, Teşhis Ne Demek? Söz Sanatlarından Kişileştirme Sanatı İle İlgili Örnek Cümleler
Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde öğrendiğimiz kişiselleştirme daha sonra sınavlarda karşımızda çıkmıştır. Günlük hayatımızda da oldukça sık kullandığımız kişiselleştirmenin diğer adı teşhistir. İnsana ait özelliklerin insan olmayan varlıklara mal edilmesiyle gerçekleştirilen mecazlı bir anlatım tekniği olarak açıklanmaktadır. Peki, bir paragrafta ya da bir cümlede kişiselleştirme olup olmadığını nasıl anlayabiliriz? Bu sorunun cevabını “Kişileştirme sanatı örnekleri ve ilgili cümleler” başlığının altında hazırladık.
"Rüzgâr, insan gibi sevinmekte, sevincinden ağlamakta, gülüp haykır maktadır." Örnekte görüldüğü gibi rüzgar kişiselleştirilmiştir. İnsana ait özelliklerin insan olmayan varlıklara eklenmesi ile kişiselleştirme oluşmuştur. Kişiselleştirme bazen benzetme ile karıştırılmaktadır.
KİŞİSELLEŞTİRME NEDİR?
Kişileştirme söz sanatı olarak karşımıza çıkmaktadır. Kişiselleştirme, insana ait özelliklerin insan olmayan varlıklara mal edilmesiyle gerçekleştirilen mecazlı bir anlatım yöntemidir. Benzetme ve kapalı istiare şeklinde kişiselleştirme örnekleri oldukça çoktur. Fabl türlerinde kişiselleştirme örneklerini daha çok görebilirsiniz. Örnek verecek olursak:
''Karınca sıcak yaz günlerinde çalışmaya devam etti. Ağustos Böceği ise çalışan karıncayla alay edip tüm gün saz çalarmış. ''
Ağustos böceğinin karıncayla alay etmesi ve saz çalması teşbih sanatına örnek olarak gösterilebilir. Her iki özellik de insana özgüdür.
"Kuşlar, senin uzak diyarlara gittiğini söylediler bana." 'Kuşlar' konuşmaktadır, kişileştirme yapılmıştır.
KİŞİSELLEŞTİRME ÖRNEKLERİ
Kişileştirme konu anlatımı ile ilgili detaylara yukarıda değindik. Şimdi örneklere geçelim. Konuyu daha iyi anlayabilmeniz adına farklı tarzda örnekler hazırladık.
İşte kişileştirme sanatı ile ilgili cümleler:
- "Sevincinden ağlayan, gülen, haykıran rüzgâr
- Kalplere sevinç, umut ve inanç getiriyor."
Burada rüzgâr, insan gibi sevinmekte, sevincinden ağlamakta, gülüp haykır maktadır.
- "Dağ başını duman almış
- Gümüş dere durmaz akar."
İkinci dizede, insanın 'ağlama' özelliği dereye aktarılmış, dere kişileştirilmiştir. Aynı zamanda kapalı istiare yapılmıştır.
- "Ben öpmeden önce yanaklarını
- Varsın teller, tüller, duvaklar öpsün."
Teller, tüller, duvaklar' kişileştirilmiştir.
- "Besbelli her saat artar kederi
- Belki de yüreği yara dağların."
İnsana ait 'yüreği yaralı' ve 'kederli' olmak dağlara verilmiştir.
- Bir yağmur başlar ya inceden ince
- Bak o zaman topraktaki sevince."
'Sevinmek' özelliği toprağa verilmiştir.
- "Renkler başkalaştı gün ortasında
- Koyu bir karanlık öptü denizi."
'Öpmek' özelliği karanlığa mal edilmiştir.
- "Bir bulut gezer yayla yayla Anadolu'yu
- Bir baştan başa selâm götürür."
'Selâm götürmek' özelliği buluta verilmiştir.
- "Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik
- İşte yakalandık, kelepçelendik."
Şair, kendisine dik dik baktıklarını söyleyerek 'aynaları' kişileştirmiştir.