La Fontaine Masalları Oku - En Güzel, Eğitici, En Ünlü, Kısa La Fonten Masalları ve Öyküleri
La Fontaine masalları, hem doğuda hem batıda çok tanınan ünlü bir yazardır. Oluşturduğu hayvan masalları ile lLa Fontaine, dünya edebiyatında bugüne kadar süregelen eşsiz bir yapıt bırakmıştır. Dünya dillerinin hemen hepsine çevrildiği için Türkçe La Fontaine masalları da bulunmaktadır. Bunlar arasında en ünlü La Fontaine Masalları ve de kısa La Fontaine Masalları örnekleri ile verecek olursak, bilgilendirici ve öğüt verici nitelikte masallar olduğunu görürüz.
La Fontaine masalları, hem doğuda hem batıdaki masalları derleyen La Fontaine'nin bunları serbest Fransız nazmına uyarlaması ile oluşmuştur. Bu masallar çeşitli ciltlerde fabllar olarak yayımlanmış ve de dünya dillerine çevrilmiştir. Bizde Türkçe La Fontaine masalları çevrilmesi Tanzimat Dönemine kadar uzanmaktadır. Bu masallar, akıcı okuma özelliklerini geliştirdiği için En Güzel, Eğitici, En Ünlü, Kısa La Fonten Masalları okunabilir. Bunun için öncelikle hangi masalı okuyacağınıza dair kısa La Fonten Masalları örnekleri ile başlayalım.
La Fontaine Masalları
La fontaine masalları asıl hayvan masalları arasında sayılan fabl türünün en kült masallarındandır. Bu masallar ünlü Fransız yazar Jean de La Fontaine tarafından hem Batı hem de Doğu'da çok çeşitli kaynaklardan fabllar olarak derlenmiştir. Daha sona bu fablları Fransız serbest nazmına uyarlamıştır. Bu fabllar 1668'den 1694'e kadar çeşitli ciltlerde Fabllar başlığı altında yayımlanarak ve Fransız edebiyatı klasikleri hâline geldi. Daha sonra kendi ülkesini aşıp evrenselleşerek dünyada ünlü olmuştur.
Bu masalların en tipik özellikleri esprili, nüanslı ve ironik olan fabllardır. Ayrıca fabların sonunda çıkarılması gereken ders mutlaka açık seçik yazılarak verilir. Bu fabblar başlangıçta yetişkinlere yönelik yazılmışken daha sonra eğitime kazandırılmak amacıyla çocuklara da uyarlanmıştır. Bizim edebiyatımızda ise La Fontaine masallarını çocuklar için uygun hale getiren yazarımız Orhan Veli'dir. Orhan Veli, La Fontaine Masallarını nazma çeken ilk yazarımızdır.
En Güzel, Eğitici, En Ünlü, Kısa La Fonten Masalları ve Öyküleri
Fablların konusu evrensel konulardan oluşmakla birlikte yaş ayrımına da gitmez. Aynı zamanda La Fontaine'nin masallarını bu denli üstün ve ünlü yapan şey üsluptaki tazelik, iletişimdeki ustalık, kesin ahlâkla ilgili mizah gibi özelliklerdir. Özellikle insan doğasının zayıf yönlerindeki keskin kavrayış, eser boyunca yer almıştır. Bu özelliklerinden yola çıkarak La Fontaine masallarının en bilinen masallarından Ağustos Böceği İle Karınca ve de Karga ile Tilki masallarına örnek verecek olursak:
Ağustos Böceği ile Karınca
Eğlenmeyi çok ama çok seven bir ağustos böceği varmış. Her gün gününü gün eder asla ama asla çalışmazmış. Komşusu karınca ise tam tersine çok çalışkan ve azimliymiş. Yazın kışa yiyecek hazırlar, durmadan çalışırmış. Zaman geçip gitmiş, sıcak yaz günleri geride kalmış. Kış gelmiş çatmış Ağustos böceği artık şarkı söylemez hale gelmiş. Soğuktan çok üşüyormuş ve karnı da çok açıkmış. Ancak yaz boyu şarkı söylediği için hiçbir şeyi yokmuş. Komşusu karıncadan yemek istemek gelmiş aklına. Gitmiş çalmış karıncanın kapısını ve demiş:
— Karınca kardeş havalar çok soğudu çok da üşüyorum, üstelik karnım da aç fakat yiyecek hiçbir şeyim yok. Bana ödünç yiyecek bir şeyler verir misin?
Bunun üzerine karınca;
— Niçin yiyecek hiçbir şeyin yok, tüm yaz ne yaptın sen?
Ağustos böceği utanarak:
— Şeyyy, ben tüm yaz saz çaldım, şarkı söyledim. Kış için hazırlık yapmadım.
Karınca sinirle:
— Madem öyle, tüm yaz saz çalıp, şarkı söyledin şimdi de oyna biraz, demiş karınca ve tak diye kapıyı ağustos böceğinin yüzüne kapatmış. Ağustos böceği anlamış: yazın gölgede yatanın kışın tenceresi boş kaynar.
Karga ile Tilki
Günlerden bir gün, karga konmuş bir dala
Koca bir peynir ağzında.
Tilki peynirin kokusunu almış gelmiş:
— Günaydın Sayın Karga, demiş.
Bu ne güzellik böyle!
Bakmaya doyamıyorum size.
Şu tüylere bakın, pırıl pırıl,
Sesiniz bilmiyorum nasıl.
O da renginiz kadar güzelse
Ne yalan söyleyeyim,
Bu ormanda güzel yoktur üstünüze.
Karga bu sözlere bayılmış:
— Şuna bir gak diyeyim de ses görsün, demiş.
Gak der demez peynir düşmüş, tilki yutmuş.
— Kara bayım, demiş kargaya,
Şu sözümü hiç unutma:
Kaptırdığın peynire değer
Her dalkavuk çıkarı için över,
Yüzüne güler, peynirini yer.
Karganın aklı gelmiş başına
İş işten geçtikten sonra.