Makber Şiiri Sözleri - Abdülhak Hamit Tarhan Makber Şiiri Açıklaması Ve İncelemesi
Abdülhak Hamit Tarhan, Türk edebiyatının en önemli şairlerinden biridir. Edebiyatımıza Tanzimat Dönemi'nde yenilikler getiren Tarhan, eserlerinde romantik akımın izlerini taşır. "Makber" şiiri de Tarhan'ın en bilinen ve en çok sevilen eserlerinden biridir. Makber şiiri sözleri anlam açısından diğer şiirlerden çok farklıdır. Abdülhak Hamit Tarhan Makber şiiri açıklaması ve incelemesi bu yüzden hem kıymetli hem de çoğu insanın bilmesi gereken bir inceleme ve açıklamadır.

Abdülhak Hamit Tarhan, Tanzimat dönemi Türk edebiyatının önde gelen şairlerinden biri olmuştur. Tarhan, Avrupa'da eğitim almış ve Batı edebiyatını yakından tanıma fırsatı bulmuştur. Edebi hayatında yenilikçi bir tutum sergileyen şair, Türk şiirine modern unsurlar katmıştır. Bunlardan biri de makber şiiridir. Makber şiiri sözleri içinde çok kıymetli sözler barındırır. Abdülhak Hamit Tarhan Makber şiiri açıklaması ve incelemesi ise sadece şiiri okumak değil anlamak için de yapılması gerekenlerin başında gelir.
Makber Şiiri Sözleri
Eyvâh! .. Ne yer, ne yâr kaldı,
Gönlüm dolu âh ü zâr kaldı.
Şimdi buradaydı gitti elden,
Gitti ebede gelip ezelden.
Ben gittim o hâksâr kaldı,
Bir kûşede târumâr kaldı.
Bâkî o, enîs-i dilden eyvâh!
Beyrût'ta bir mezâr kaldı.
Çık Fâtıma, lâhdden kıyâm et,
Yâdımdaki hâlime devâm et!
Ketmetme bu râzı, söyle bir söz,
Ben isterim âh öyle bir söz! ..
Güller gibi meyl-i ibtisâm et,
Dağ-ı dile çâre bul, merâm et! ..
Bir tatlı bakışla, bir gülüşle
Eyyâm-ı hayâtımı tamâm et! ..
Yâ Rab, öleyim mi neyleyim ben? ..
Ayrı yaşayım mı sevdiğimden? ..
Verdin bana böyle bir mûsibet,
Ettin beni düşmen-i muhabbet.
Ya bir kulu sevmiyor musun sen? ..
Ya böyle bir ölüm değil mi erken? ..
Hiç bulmamak üzre gâib ettim,
Mecnun gibi ben onu severken.
Her yer karanlık pür-nûr o mevkî? ..
Mağrib mi yoksa makber mi yâ Râb!
Yâ hâbgâh-ı dilber mi yâ Râb,
Rüyâ değil bu ayniyle vakî.
Kabrin çiçekten bir türbe olmuş,
Dönmüş o türbe bir haclegâhe,
Bir haclegâhe dönmüşse türben
Aç koynunu aç maşukânım ben.
Sen öldün, ölüm güzel demektir,
Ölsem yaraşır gamınla her gün.
ABDÜLHAK HAMİT TARHAN
Abdülhak Hamit Tarhan Makber Şiiri Açıklaması ve İncelemesi
"Makber" şiiri, Tarhan'ın 1878 yılında Beyrut'ta görev yaparken eşi Fatma Hanım'ın veremden ölümü üzerine yazılmıştır. Bu kayıp, şairin hayatında derin bir etki bırakmış ve "Makber" şiiri bu derin acının bir yansıması olarak ortaya çıkmıştır.
Şiir, 4 kıtadan oluşan nazım şekli kıtadır. Her kıta 8 dizeden oluşmaktadır. Şiirde kullanılan dil oldukça ağır ve süslüdür. Arapça ve Farsçadan kelimeler ve tamlamalar içeren şiir, klasik Türk şiirinin etkilerini yansıtır. Şiirde kullanılan imgeler oldukça güçlü ve etkileyicidir. Şair, mezar, karanlık, gözyaşı, çiçek gibi imgeler kullanarak okurda derin bir etki bırakmayı başarmıştır.
Şiirin tematik incelemesini yapacak olursak eğer:
Ölüm ve Acı
"Makber", başlıca olarak ölüm ve bu ölümün ardından gelen derin acıyı tema edinir. Şair, eşinin ölümü ile yaşadığı büyük kaybı ve bu kaybın getirdiği çaresizliği dile getirir. İlk dörtlükteki "Eyvâh! Ne yer ne yâr kaldı, Gönlüm dolu âh ü zâr kaldı" ifadesi, bu derin acıyı ve boşluğu özetler. Şair, sevdiği kişiyi kaybetmiş ve bu kayıp onun hayatını anlamdan yoksun bırakmıştır.
Sevgi ve Özlem
Şiirdeki bir diğer önemli tema, kaybedilen sevgiliye duyulan derin özlemdir. Tarhan, eşine olan sevgisini ve onu kaybetmenin getirdiği özlemi her dörtlükte yoğun bir şekilde ifade eder. "Çık Fâtıma, lâhdden kıyâm et" dizesi, şairin sevdiği kişinin mezarından kalkıp ona geri dönmesini dilemesidir. Bu dize, şairin içindeki umudu ve çaresizliği aynı anda yansıtır.
İsyan ve Kader
"Makber" şiirinde, şairin ölüm karşısında duyduğu isyan ve bu isyanın getirdiği kadercilik de belirgindir. "Yâ Rab, öleyim mi neyleyim ben? Ayrı yaşayım mı sevdiğimden?" dizeleri, şairin Allah'a karşı duyduğu isyanı ve ne yapacağını bilememenin verdiği çaresizliği gösterir. Şair, ölümün kaçınılmaz olduğunu kabul etse de, bu durumu anlamlandırmakta zorlanır.
Dil ve Edebi Özellikler
Lirik Üslup
"Makber" şiiri, lirik bir üslupla kaleme alınmıştır. Şairin duygusal yoğunluğu ve içsel çatışmaları, şiirin her bir dizesine yansır. Bu lirik üslup, okuyucuyu şairin duygusal dünyasına çeker ve onun acısını paylaşmasını sağlar.
Mecazlar ve Simgeler
Şiirde, mecazlar ve simgeler sıkça kullanılmıştır. Örneğin, "Güller gibi meyl-i ibtisâm et" ifadesi, şairin sevdiğinden hayatına güzellik katmasını istemesini simgeler. Ayrıca, "Kabrin çiçekten bir türbe olmuş" dizesi, sevdiğinin mezarının bir ziyaretgah haline geldiğini ifade eder.
Tekrarlar ve Vurgular
Tarhan, şiirinde tekrarlar ve vurgularla duygusal yoğunluğu artırır. "Eyvâh!" gibi ünlemler, şairin acısını ve çaresizliğini vurgular. Ayrıca, "Sen öldün, ölüm güzel demektir" gibi ifadelerle, ölümün getirdiği kaçınılmazlığı ve bu durumun kabulünü ifade eder.
Felsefi ve Duygusal Yönler
Varoluşsal Sorgulamalar
"Makber" şiiri, şairin varoluşsal sorgulamalarını da yansıtır. Ölümün anlamı, sevgi ve kaybın doğası gibi derin felsefi konular, şiirin arka planında hissedilir. Şair, sevdiğinin ölümünü kabullenmekte zorlanır ve bu durum onu derin düşüncelere iter.
İçsel Çatışma ve Çaresizlik
Şiir, şairin içsel çatışmasını ve çaresizliğini yoğun bir şekilde yansıtır. Eşini kaybetmenin getirdiği acı ve bu acının altında yatan çaresizlik, şiirin her bir dizesinde hissedilir. Şair, sevdiği kişiyi geri getiremeyeceğini bilse de, onunla tekrar bir araya gelme umudunu dile getirir.