Nasrettin Hoca Masalları - Eğitici, Düşündürücü Nasrettin Hoca Hikayeleri ve Masalları

Nasrettin Hoca masalları Türk edebiyatının en güzel masallarıdır. Güldürürken düşündüren Nasrettin Hoca hikâyeleri, Anadolu’da anlatılan en popüler masallar arasındadır. Halk arasında birçok yönüyle tanınan Nasrettin Hoca, özellikle zekâ geliştiren ve dinleme becerisini geliştiren masallar olarak bilinir. Bu bakımdan eğitici ve düşündürücü Nasrettin Hoca masalları; insanlara doğru yolu gösteren, iyilik yapmanın değerini anlatan, komşuluk ilişkilerinin önemini anlatan anonim halk anlatılarıdır.

Nasrettin Hoca Masalları - Eğitici, Düşündürücü Nasrettin Hoca Hikayeleri ve Masalları

Nasrettin Hoca masalları; şakacı, hazır cevap, bilgilendirici özelliklilere sahip halk anlatılarıdır. Bu yönüyle Nasrettin Hoca masalları; İnsanlara doğru yolu gösteren, saflık ve iyilik aşılayan, kötülüklerden sakındıran nitelikli masallardır. Bu bağlamda Nasrettin Hoca hikâyeleri çocuklar için oldukça yerinde olan edebi metinlerdir. Bu nedenle eğitici ve düşündürücü Nasrettin Hoca masalları okulda ve günlük yaşamda çocuklara anlatılması ve e okutturulması gereken masallardır.

Nasrettin Hoca Masalları

Nasrettin Hoca masalları başta Anadolu'da olmak üzere hemen hemen dünyanın her yerinde bilinen en kült masallarımızdandır. Nasrettin Hocayla ilgili halk arasına pek çok bilgi mevcuttur. Nasrettin Hocanın bir efsane olduğu düşünülse de aslında Anadolu Selçuklu zamanında yaşamış bir velidir. Akıllı, cömert, iyi kalpli bir adam olan Nasrettin Hoca, halk arasında çok sevilen bir veli olmasının yanı sıra masalları ile de tüm Anadolu'da nam salmıştır.

Nasreddin Hoca bir diğer özelliği, fert ve toplumu her yönüyle çok iyi tanımış olması; insanların aile, komşuluk, dostluk, ticari ilişkilerinde bu toplumlarda gördüğü aksak yönleri düzeltmek ve öğüt vermek etmek amacıyla nüktelerle dile getirmiştir. Bu nüktelerle düşünmeye ve doğruya doğru insanları sevk etmiştir. Aynı zamanda fıkraları ile de halk arasında çok sevilmiş ve kültürel ögeleri de sıkça içinde barındırmıştır. Bu özellik onun daha çok araştırılmasına ve de üzerine çeşitli makaleler yazılmasına neden olmuştur.

Nasrettin Hoca Masalları Özellikleri

Pek çok yerde tanınan sevilen Nasrettin Hocanın birden fazla fıkrası ve masalı vardır. Bu fıkra ve masallar Hocanın kişiliğine dair bilgiler sunarken yine hangi asal ve fıkraların Hocaya ait olup olmadığını öğreniriz. Bu özellikler şöyle sıralanmıştır:

  • Müstehcen fıkralar Hocaya ait değildir.
  • İçinde küfür, argo ve saygısızlık barındıran fıkralar Hocaya ait değildir.
  • İçinde silahlı kavga olan fıkralar Hocaya ait değildir.
  • Başka bir ulusu aşağılama ya da başka bir dini kötüleyen mısralar Hocaya ait değildir.
  • Kurnazlık ifadesi taşıyan ve insanları kandırma amaçlı olan mısralar Hocaya ait değildir.
  • Çok uzun masallar Nasrettin Hocaya ait değildir.
MASAL OKU - Çocuklar İçin En Güzel, Kısa, Uzun, Zeka Geliştirici Uyku Öncesi Masal, Öykü ve Hikaye Oku - Dinle

Eğitici, Düşündürücü Nasrettin Hoca Hikâyeleri ve Masalları Nelerdir?

Herkes mutlaka bir tane Nasrettin Hoca masalı bilir. İlkokulda okumaya geçtikten sonra elimize verilen ilk masal ve fıkra kitaplarından biridir Nasrettin Hoca. Onun ince ve kıvrak zekâsını bu masallardan öğretirken aynı zamanda bir halk kültürünü de öğrenmiş oluruz. Şimdi gelin en bilinen, en eğitici, en düşündürücü ve eğlenceli Nasrettin Hoca masallarının birkaçına göz atalım:

1.Adam Olmanın Yöntemi Nedir?

Günün birinde Hoca'nın da içinde bulunduğu topluluktan birisi:

"Hocam, adam olmanın yöntemi nedir?" deyince Hoca Efendi, adamın nefes almasına bile fırsat vermeden:

"Canım, bunu bilmeyecek ne var, elbette kulaktır." der. Fakat Hoca, arkadaşlarının "kulaktır" cevabından pek bir şey anlamadıklarını anlayınca açıklama yapma gereğini duyar:

"Aa! Bunu bilemeyecek ne var? Herhangi bir adam konuşurken onu can kulağı ile dinlemeli; bu arada kendi ağzından çıkanı kendi kulağı duymalıdır."

2. Ben Zaten İnecektim

Günün birinde Hoca Efendi pazara gitmek için eşeğine biner ve yola koyulur. Bir süre gittikten sonra eşek huysuzlanır ve ardından hoplayıp zıplamaya başlar. Bunun üzerine Nasreddin Hoca da eşekten düşüverir. Düşer düşmesine de çevresine toplanan çocuklar toplu hâlde bağırmaya başlarlar: "Nasreddin Hoca eşekten düştü, Nasreddin Hoca eşekten düştü."

Hoca, şöyle bir sağına soluna baktıktan sonra büyüklerden kimselerin olmadığını görünce eşe dosta rezil olmamak için:

"Çocuklar, eşekten düşmedim, ben zaten eşekten inecektim." deyiverir.

3.El Elin Eşeğini Türkü Çağıra Çağıra Arar

Bir gün subaşının eşeği kaybolur. Hoca, birkaç komşusu ile birlikte eşeği aramaya çıkar. Hoca hem eşeği aramakta hem de türkü söylemektedir. Bu durumu yadırgayan komşularından biri Hoca'ya:

"Hocam, bu nasıl iş, insan kaybolan eşeği böyle türkü söyleyerek mi arar?" diye sorar. Hoca bu lafın altında kalır mı?

"El elin eşeğini türkü çağıra çağıra arar." der.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!