Okullarda ekrana karşı oyun saati
MEB, çocukları ekranlardan uzaklaştırıp yeniden oyunla buluşturacak. Geleneksel çocuk oyunlarına okul bahçelerinde daha fazla yer verilecek. Yaş ve gelişim özelliklerine göre belirlenecek oyunların hazırlanmasında pedagogların görüşlerinden de yararlanıldı
14 Eylül'de başlayacak 2026-2027 eğitim öğretim yılında çocukların ekranla ilişkisi de okulların önemli gündemlerinden biri olacak. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bir yandan dijital bağımlılığa yol açan etkenlere karşı rehberlik ve farkındalık çalışmalarına ağırlık verilmesini isterken diğer yandan çocukları hareket ettiren ve akranlarıyla yüz yüze buluşturan oyunu eğitim sürecinin daha güçlü bir parçası haline getiriyor. Çocukları telefon, tablet ve bilgisayar ekranından uzaklaştıracak en eski yöntem olan oyun yeniden okulun merkezine geliyor. MEB, yeni eğitim öğretim yılında "Maarifin Kalbinde Oyun" temasıyla çocukların yüz yüze iletişim kurduğu, hareket ettiği, arkadaşlarıyla birlikte oynadığı oyunlara daha fazla alan açacak. Geleneksel çocuk oyunları yeniden okul bahçelerine taşınırken oyunlar yaş ve gelişim özelliklerine göre belirlenecek. SABAH'ın edindiği bilgiye göre oyun politikasının hazırlanması sürecinde pedagogların görüşlerinden de yararlanıldı.

YÜZ YÜZE İLETİŞİM
Uygulamanın dikkat çeken boyutlarından biri çocukları yeniden birbirleriyle yüz yüze etkileşime yöneltmesi olacak. Bakanlığın geleneksel çocuk oyunlarına ilişkin çalışmalarında hareketli oyunların çocukların iletişim kurmalarına, kendilerini ifade etmelerine ve duygularını yansıtmalarına katkısı özellikle vurgulanıyor. Çocuk tek başına ekran karşısında vakit geçirmek yerine oyunun içinde arkadaşını dinleyecek, sırasını bekleyecek, kurala uyacak, birlikte hareket edecek, kazanmayı ve kaybetmeyi deneyimleyecek. Böylece oyun yalnızca fiziksel hareketi artıran değil akran iletişimini ve sosyal gelişimi destekleyen bir araç olarak kullanılacak.

ÖĞRENCİLER DE ÜRETECEK
Çocuklar yalnızca hazır oyunları oynamakla da kalmayacak. Eğitim programlarında öğrencilerin kendi oyunlarını ve oyun kurallarını tasarlamalarına yönelik çalışmalar bulunuyor. Böylece çocuk, oyunu tüketen değil üreten taraf da olacak. Okullarda oyun günleri düzenlenmesi, öğrencilerin grup halinde oyunlar geliştirmesi ve bazı çalışmaların aile katılımıyla gerçekleştirilmesi de oyun kültürünü okulun dışına taşıyabilecek.
PEDAGOGLARIN GÖRÜŞÜ ALINDI
YENİ dönemde uygulanacak oyun yaklaşımının oluşturulması sürecinde pedagogların görüşlerine de başvuruldu. Hangi yaş grubunda hangi oyunların kullanılabileceği, oyunların çocukların gelişim süreçlerine katkısı ve okul ortamında nasıl uygulanabileceği üzerinde duruldu. Oyunlar bu nedenle rastgele seçilmeyecek. Çocuğun yaşı ve gelişim özelliklerinin yanı sıra güvenli ve kapsayıcı olması da temel kriterler arasında bulunacak.
BAHÇEDE SEKSEK VE İP ATLAMA
YENİ dönemde geleneksel çocuk oyunları da yeniden daha görünür olacak. Saklambaç, seksek, körebe ve mendil kapmaca gibi çocukların birlikte ve hareket ederek oynadığı oyunlar bu yaklaşımın en bilinen örnekleri. MEB'in daha önce hazırladığı "Yüz Yüze 100 Çocuk Oyunu" çalışmasında da geleneksel çocuk oyunlarının okul ortamlarında canlandırılması ve ders içi ile ders dışı etkinliklerde kullanılması hedeflenmişti