Pinokyo Masalı Oku - Pinokyo Masalı Ana Fikri ve Karakterleri
Pinokyo masalı, masal dünyasında önemli yere sahip olan anlatılardan biridir. Pinokyo Masalı oku, özellikle çocukların çok sevdiği eserler arasında gösterilir. Masalın karakterleri ve çıkarılması gereken dersler dikkat çekicidir. Pinokyo, çeşitli hikâye kitaplarında bir kısım farklı anlatımlarla yer almıştır. Fakat genel anlamda karakterler aynıdır. Pinokyo Masalı ana fikri ve karakterleri ile ilgili merak edilenleri sizler için araştırdık.
Pinokyo Masalı oku, çeşitli yazılı eserlerde görebileceğiniz bir yapıt olduğu gibi dinletilerde de bu esere rastlayabilirsiniz. Pinokyo, çok istenen şeylerin gerçekleşme ihtimalinin de yüksek olduğu yönünde bizlere ders verir niteliktedir. Masalın ana karakteri Pinokyo ve babası Geppetto'dur. Çeşitli müzikallerde de bu eserin işlendiği görülür. Pinokyo Masalı ana fikri ve karakterleri yazımızın devamında.
Pinokyo Masalı Özeti
Pinokyo, İtalya'ya özgü bir masaldır. Zaman içerisinde bu masal tüm dünyaya yayılmıştır. Eserin ilk ortaya çıkışı Carlo Collodi'nin 1883 tarihinde yazdığı "Pinokyo'nun Serüvenleri" romanı ile olmuştur. Bir zamanlar Geppetto isminde fakir bir ağaç ustası varmış. Bu ağaç ustasının sevimli bir de oğlu varmış. Bir kilise ziyaretinde yangın çıkar ve Geppetto'nun oğlu yangında ölür. Geppetto bu duruma çok üzülür ve yaptığı ağaçtan bir kukla ile kendini avutmaya başlar. Yine ağaç kuklaya bakarak ağladığı bir gün iyi kalpli peri Geppetto'nun yanına gelir. Yaptığı sihir ile ağaç kuklayı canlandırır. Geppetto bu duruma çok sevinir. Bundan sonraki hayatına Pinokyo isimli kukla ile devam eder.
Pinokyo Masalı Ana Fikri ve Karakterleri
Pinokyo, sevimli olmasının yanında çok da yaramaz bir çocuktur. Bu özelliği ile kısa sürede kasabadaki halkın da dikkatini çekmiştir. Geppetto da onu her türlü kötülükten korumaya çalışmış ve onu kaybettiği oğlunun yerine koymuştur. Hikâyenin ana fikrine gelince hayat, kayıpların yerine teselli amaçlı güzel sürprizler gelecek diyebiliriz. Burada da Geppetto'nun üzüntüsünü teselli edecek bir çocuğa hayat verilmiştir.
Pinokyo Masalı Oku
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde, uzak mı uzak olan küçük bir köyde, Gepetto adında iyi kalpli, yaşlı bir kukla ustası yaşarmış. Yaşlı kuklacının kedisi ve bir fanusun içinde yaşayan balığı dışında kimsesi yokmuş.
Gepetto yağmurlu bir gün evinde tek başına oturuyormuş. "Çok yalnızım, keşke konuşacak bir arkadaşım olsa," diye söylenmiş kendi kendine.
Aniden Gepetto'nun aklına harika bir fikir gelmiş. "Bir kukla yapabilirim. Benimle arkadaş olabilir," demiş ve hemen çalışmaya başlamış. Bir süre çalıştıktan sonra kuklasını yapmış. Ona bir isim vermek istemiş.
"Adın Pinokyo olsun," demiş Gepetto neşeyle. "Gerçek bir çocuğa ne kadar çok benziyorsun. Keşke gerçek bir çocuk olsaydın. O zaman benim oğlum olabilirdin!"
İyi kalpli Mavi Peri, Gepetto'nun dileğini duymuş ve onun için çok üzülmüş. O gece sihirli değneğiyle Pinokyo'nun burnuna dokunmuş. Mavi Peri, "Uyan!" deyince, gözlerini kırpıştırarak açmış Pinokyo.
"Gepetto'nun oğlu olacaksın," demiş iyi kalpli peri, Pinokyo'ya. "Ona iyi davran ve sakın onun sözünden çıkma. Çünkü hiç kimse seni onun kadar sevemez."
Sonra bir kutuda gizlenmekte olan küçük çekirgeyi görmüş Mavi Peri. "Ve sen Çekirge, Pinokyo'ya elinden geldiğince yardım edeceksin. Her zaman onun yanında ol ve onu kötülüklerden koru," dedikten sonra göz açıp kapayıncaya kadar ortalıktan kaybolmuş.
Sabah olup da uyanınca, gözlerine inanamamış yaşlı kuklacı. "Küçük bir çocuk! Gerçek, küçük bir oğul! Dünyanın en mutlu kuklacısı benim!" diyerek sevinç gözyaşları dökmüş.
Gepetto, tüm parasını küçük oğlu için harcamış, ona güzel giysiler ve türlü türlü kitaplar almış.
Pinokyo okula gitmek istemiyormuş. Çekirge, "Eğer okula gitmezsen bilgisiz bir çocuk olursun!" Diyerek onu uyarmış. "Haklısın," demiş Pinokyo, "her şeyi çabucak öğreneceğim. Sonra da çalışmaya başlayıp babam Gepetto için para kazanacağım." Böylece okula gitmek için evden ayrılmış.
Yolda yürürken uzaklardan gelen müziği duymuş. Müziğin nerden geldiğini merak eden Pinokyo müziği takip etmeye başlamış. Müzik, önünde insanların toplanmış olduğu eski bir tiyatrodan geliyormuş.
Tiyatronun önündeki tabelada, "Kukla Tiyatrosu! Herkes Davetlidir!" yazıyormuş. Pinokyo, "Kuklalar! Bunu kaçırmamalıyım!" demiş heyecanla. Okulla ilgili söylediği her şeyi bir anda unutmuş.
Kitabını satmış ve Kukla Tiyatrosu'na giriş bileti satın almış. Kuklacı, Pinokyo'yu gördüğünde çok sevinmiş. "Mükemmel!" diye düşünmüş, "İpleri olmayan bir kukla!
Onu gösterilerimde kullanırsam, zengin olabilirim!" Kuklacı, Pinokyo'yu yakaladığı gibi diğer kuklaların olduğu odaya kilitlemiş. Zavallı Pinokyo ağlamaya başlamış.
"Babamı bir daha asla göremeyeceğim," diye ağlıyormuş Pinokyo. "Hiç parası yok ve yapayalnız. Bana da çok ihtiyacı var." Pinokyo'nun ağladığını gören kuklacının aklına kendi babası gelmiş.
Pinokyo için çok üzülmüş ve evine dönmesine izin vermiş. "Hemen evine dön," demiş ve Gepetto'ya götürmesi için Pinokyo'ya beş altın para vermiş. "Bundan sonra da çok dikkatli ol."
Pinokyo, "Dikkatli olacağım," diyerek yola koyulmuş. Pinokyo, eve dönerken, elindeki paralarla oynuyor ve bir yandan da "Beş altın çok sayılmaz. Eğer bu beş altın parayı elli altın paraya çıkarabilirsem zengin olabilirim! Babam benimle daha çok gurur duyar," diye düşünüyormuş.
Çitlerin arkasında gizlenen kurnaz Tilki ile hınzır Kedi, Pinokyo'nun elindeki paralarla oynadığını görmüş. "Bu kuklayı kandırabiliriz," demiş kurnaz Tilki. Hınzır Kedi de "Böylece, elindeki altın paralar da bizim olur," diye cevap vermiş.
Kurnaz Tilki, Pinokyo'nun yanına gelip, "Sen akıllı bir çocuğa benziyorsun! Beş altın parayı kolayca elli altın paraya çıkarabilirsin. Paraları bu sihirli karlara gömmen yeter. Bir süre sonra geri döndüğünde, dalları altın paralarla dolu bir ağaç bulacaksın." demiş. Kedi de arkadaşını destekleyerek "Evet, dalları altın paralarla dolu bir ağaç." demiş.
Pinokyo, kurnaz Tilki'nin söylediğini yapmış. Para ağacını görmek için geri döndüğünde görünürde ne ağaç varmış ne de tek bir dal. Üstelik altın paraların yerinde yeller esiyormuş.
Kurnaz Tilki ve hınzır Kedi tüm parasını alıp kaçmış. Zavallı Pinokyo çok öfkelenmiş. Üstelik soğuktan da tir tir titriyormuş. Çekirge, "Kime güveneceğini dikkatli seçmelisin," diye seslenmiş.
Pinokyo, "Git başımdan Çekirge," diye bağırmış öfkeyle ve gözyaşları içinde eve doğru koşmaya başlamış.
O gece iyi kalpli Mavi Peri Pinokyo'nun yanına gelmiş. "Beni üzdün," demiş. "Çekirge senin kötü bir çocuk gibi davrandığını söyledi."
Pinokyo, "Bu doğru değil," diyerek itiraz etmiş. "Ben çok iyi bir kuklayım!" Birden Pinokyo'nun burnu uzamaya başlamış. "Bugün nereye gittin?" diye sormuş Mavi Peri. Pinokyo, "Okula gittim," diye cevap vermiş.
O da ne! Pinokyo'nun burnu daha da uzamış. Mavi Peri, "Kitabın nerede?" diye sormuş. Pinokyo, "Ben, ben, Kitabımı okulda kaybettim," diye cevaplamış.
Eyvah! Pinokyo'nun burnu biraz daha uzamış. Pinokyo çok korkmuş. "Neler oluyor?" diye sormuş. "Burnum neden uzuyor?" Mavi Peri, "Çünkü yalan söylüyorsun," diye cevaplamış.
"Yalan söylediğin zaman burnun uzar. "Pinokyo," Lütfen burnumu eski haline getirir misin?" diye yalvarmış. "Bundan sonra hiç yalan söylemeyeceğim." "Önce babanı bulmalısın," demiş Mavi Peri. "Baban seni aramaya gitti ve denizde kayboldu."
"Ah! Olamaz!" diye haykırmış Pinokyo. "Babam benim yüzümden denizde kayboldu, hemen gidip onu bulmalıyım!" Pinokyo ve Çekirge hemen yola koyulmuş ama çok uzağa gidememişler.
Çünkü büyük bir fırtına çıkmış ve dev dalgalar kıyıyı dövmeye başlamış. Pinokyo. "Fırtına dinene kadar beklemeliyiz." demiş "Sonra bir kayık bulur, babamı ararız."
Onlar kıyıda fırtınanın dinmesini beklerken bir satıcı yanlarına gelmiş. Arabası çocuklarla doluymuş. Çocuklar gülüyor ve hep bir ağızdan şarkılar söylüyormuş. "Bizimle gelin," diye seslenmişler.
"Herkesin gece gündüz oyun oynadığı Oyuncaklar Ülkesi 'ne gidiyoruz." Çekirge, "Sakın gitme! Bu bir tuzak olabilir," diyerek Pinokyo'yu uyarmış. Pinokyo, "Neden tuzak olsun ki?" demiş.
"Kısa bir süreliğine gideceğim. Fırtına dindiğinde geri dönüp babamı ararız." Pinokyo arabaya binmiş ve oradan uzaklaşmış.
Oyuncaklar Ülkesinde neşe dolu müzikler yankılanıyor, dört bir yandan kahkahalar yükseliyormuş. Çocuklar oyun oynuyor, renk renk şekerlemeler yiyorlarmış.
Pinokyo Oyuncaklar Ülkesinde çok eğlenmiş, doyana kadar şekerleme yemiş. Sonra bir tuhaflık hissetmiş. Koşarak gidip aynaya bakmış. Bir de ne görsün! Kulakları eşek kulaklarına dönüşüyormuş!
Korkuya kapılan Pinokyo, "Bana ne oluyor böyle?" diye ağlamaya başlamış. Satıcı "Hah hah ha!" diye kahkaha atmış. "Seni eşeğe dönüştürmek için sihirli şekerlemelerle besledim. Bundan sonra hayatın boyunca yük arabamı çekeceksin!" diye kükremiş.
Pinokyo, "Hayır! Hayır!" diye bağırarak koşmaya başlamış. Fakat koşarken kuyruğunun da uzadığını görmüş. "Hayır! Hayır! Eşek olmak istemiyorum!" diye ağlamış. Satıcı Pinokyo'yu deniz kıyısına kadar kovalamış.
Çekirge, "Atla!" diye bağırınca, Pinokyo kendini dalgaların kollarına bırakmış. Soğuk su vücuduna çarpar çarpmaz Pinokyo kendine gelmiş. Fakat tam karşısında kocaman bir balina duruyormuş.
Çekirge, "Dikkat et!" diye bağırmış. Ama artık çok geçmiş. Balina kocaman ağzını açmış ve küçük tahta kuklayı yutuvermiş.
Pinokyo paldır küldür yuvarlanarak dev balinanın midesine düşmüş. Her yerde aradığı babası Gepetto tam karşısında duruyormuş. Pinokyo, "Baba!" demiş. "Sonunda seni buldum!"
Gepetto da "Sonunda ben de seni buldum oğlum, uzun zamandır seni arıyordum," diyerek özlemle kucaklamış oğlunu. "Buradan çıkmalıyız, bir fikrim var," demiş Pinokyo.
Pinokyo balinayı gıdıklamaya başlamış. Balina o kadar kuvvetli hapşırmış ki Pinokyo, babası ve Çekirge sahile savrulmuşlar.
En sonunda, sağ salim evlerine dönmüşler. Gepetto, "Burnuna ne oldu Pinokyo?" diye sormuş. Pinokyo ne kadar kötü davrandığını ve ne yaramaz bir çocuk olduğunu anlatmış babasına.
Her şeyi dürüstçe anlatır anlatmaz, burnu da tekrar kısalmış, eski haline dönmüş. Pinokyo, "Bundan sonra iyi bir çocuk olmak istiyorum," demiş.
Kısa bir süre sonra "PUUFF!" diye bir ses duyulmuş ve Mavi Peri ortaya çıkmış. "Sonunda dersini almışsın. Bunun için sana bir hediye vereceğim," demiş ve sihirli çubuğuyla Pinokyo'ya dokunmuş.
Pinokyo canlandığını hissetmiş. "Ben de gerçek bir çocuğum, yaşayan gerçek bir çocuğum artık!" diye sevinçle bağırmış Pinokyo.
O günden sonra Pinokyo ve Gepetto mutlu bir hayat sürmüşler ve yaşlı kuklacı bir daha hiç yalnız kalmamış.