Rüveyda Şiiri Sözleri - Nurullah Genç Rüveyda Şiiri Anlamı ve İncelemesi

Şiir, duyguları, düşünceleri ve imgeleri estetik bir şekilde ifade eden, ritmik ve ahenkli bir dil kullanan bir edebiyat türüdür. Düz yazının aksine, şiir sözcükleri sadece anlamları için değil, aynı zamanda sesleri, ses tonları ve ritimleri için de kullanır. Rüveyda şiiri sözleri de bu özelliklere uygun yazılmıştır ve açıklaması birçok kişi tarafından yapılmıştır. Bu nedenle Nurullah Genç Rüveyda şiiri açıklaması ve incelemesi özellikle edebiyat severler için oldukça önemlidir.

Rüveyda Şiiri Sözleri - Nurullah Genç Rüveyda Şiiri Anlamı ve İncelemesi

Şiir açıklaması, bir şiirin anlamını, temalarını, dil ve üslup özelliklerini, yapısını ve şairin duygularını anlamaya ve yorumlamaya yönelik bir analizdir. Rüveyda şiiri sözleri analizinde bilgi edinmek için şiirin tamamını okumanız ve kendi yorumlarınızı yapmanız daha azla bilgi sahibi olmanızı sağlayabilir. Nurullah Genç Rüveyda şiiri açıklaması ve incelemesi simgesel ve mecazlarla doludur, bu da okuyucuya şairin duygularını daha etkili bir şekilde hissettirir.

Rüveyda Şiiri Sözleri

fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına

bir güvercin uçurup kıtalar arasından

çağırdın beni

geçerek birer birer sürgün kanyonlarını

derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına

yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı

yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı

yetim çığlıklarımı duyurmak üzre sana

koşup geldim; iliştir beni memnu bahtına

adını söylemek istemiyorum

her hecesi amansız bir kor dudaklarımda

her harfine yıllardır şimşeklerle yarıştım

zindanlara karıştım, ölümlerle tanıştım

adını söylemek istemiyorum

rüveyda dediğim zaman

anla ki, senin için yürüyor kelimeler

çığlığımın atardamarlarından

hangi yıldızdır bilmem, gözlerin

kayar da üzerime rüveyda

önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime

sonra açılır önümde ıstırab vadileri

silik renkleriyle adımlarıma

çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir

hayalin bittiği menfeze doğru

alaca bir at koşar içimde

zamansız, mekansız nefese doğru

uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair

yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda

oysa rüveyda

baştanbaşa ben

kevser akan, gül kokan bir kalbin filiziyim.

kitaplara sürdüğüm kapkara lekelerden

bir anlatsam nasıl utandığımı

bir doğrulsam eğildiğim yerlerden

ağarır tanyeri nilüferlerin

alaca bir at koşar içimde

ezer toynakları ile anılarımı

sular köpürmemeliydi rüveyda

kırılmamalıydı ıslak dalları hasret selvilerinin

ben zehire alışkınım, şerbete değil

rüyalar hefret eder avare duruşumdan

kabuslar çeker ancak derdimi yeryüzünde

sen gün boyu simsiyah bir ufukla beraber

ben her gece bir Mehdi türküsüyle çilekeş

yargılamak için zeval kayıtlarını

inkılab bekliyorum

hangi umut çiçeğidir bilmem, ellerin

uzanır da gönlüme rüveyda

derinden bir ok saplanır bağrıma

beynimi çağıran bir sese doğru

alaca bir at koşar içimde

zamansız, mekansız nefese doğru

varlığın cinayettir memleketimde işlenen

akıtır kanını en asil pehlivanların

yokluğun sükunettir kuşatır evrenimi

varlığın ve yokluğun ölümüdür baharın

artık eskisi gibi bakamıyorsun

göklerinde bir belkıs otururdu rüveyda

binlerce gökkuşağı olurdu kirpiklerin

güneş bir anne gibi dururdu başucunda

artık dokunamıyor kakülün bulutlara

karalara bürünmüş saçlarında dolunay

ben bu kadar zulme layık mıyım rüveyda

hangi ressamı vurur bilmem, endamın

sarar da benliğimi

ben beni tanımam kaldırımlarda

kafesleri yutan kafese doğru

alaca bir at koşar içimde

zamansız, mekansız nefese doğru

kırmızı bir kurdela bağlayarak alnına

duydun mu orkideye dua eden birini

bu ısmarlama yüzler yok mu rüveyda

bu yapmacık bebekler

gözyaşı akıtırken gülenler yok mu

beni kahrediyor geceler boyu

hangi çağın gelişidir bilmem, gülüşün

soluk bir dünyanın mezarlarına

gömerek gurbetimi

kapadı karanlığa Yesrip, kapılarını

meydan okuyuşun çağın ordularına

bilmem hangi mevsimin başlangıcıdır

doruklardan öte hevese doğru

alaca bir at koşar içimde

zamansız, mekansız nefese doğru

yasını tutuyorum kararttığım düşlerin

yıpranmış divaneler gibiyim sokaklarda

amansız bir ütopya üfleyen pencereler

lif lif yoluyor dram seyyahı bedenimi

önümde, haksızlığın hesaba çekildiği

hiç kimsenin kimseyi tanımadığı mahşer

arkamda, kare kare ömrümü belirleyen

hatırladıkça yanıp tutuştuğum resimler

söyle, nasıl aşarım pişmanlık dağlarını

yeniden bir nil olup taşar mıyım çöllere

kim giydirir başıma tacını nihayetin

kim takar bileğime hürriyet künyesini

karada balık gibi nasıl yaşarım, söyle

rüveyda, seziyorum; tahammülün kalmadı

ama dur, boşaltayım bütün çığlıklarımı

asırlardır köhne barınaklarda

küflenen, çürüyen çığlıklarımı

at vuruldu; içim paramparça rüveyda

gölgelerin ardına sakladım kusurumu

sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin

ben burda damla damla eriyip akıyorum

yine de, çiğnetemem kimseye gururumu

istenmediğim yeri sessizce terkederim

hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu

mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim

Nurullah Genç

Nurullah Genç Rüveyda Şiiri Açıklaması Ve İncelemesi

Şiir, yoğun duygularla yüklü bir aşk hikayesini anlatır ve insan varoluşunun temel temalarını sorgular.

Şiirin Yapısı:

  • 14 kıtadan oluşan şiir, hece ölçüsü ile yazılmıştır.

  • Dörtlükler ve beyitler şeklinde düzenlenmiştir.

  • Kafiye şeması abab cdcd efef gg'dir.

  • Dil sade ve akıcıdır, fakat güçlü imgeler ve semboller kullanılmıştır.

Şiirin Temaları:

  • Aşk: Şiirin ana teması aşktır. Şair, Rüveyda'ya olan derin ve tutkulu aşkını dile getirir.

  • Ayrılık: Şair, Rüveyda'dan ayrılmanın acısını ve yalnızlığını dile getirir.

  • Ölüm: Şair, ölümün kaçınılmazlığını ve yaşamın geçiciliğini sorgular.

  • Varoluş: Şair, insan varoluşunun anlamını ve amacını sorgular.

  • Umut: Şair, tüm zorluklara rağmen umudunu ve inancını kaybetmez.

Şiirin Dili ve Üslubu:

  • Şair, duygularını güçlü ve etkileyici bir şekilde ifade etmek için çeşitli dil araçları kullanmıştır.

  • Metaforlar, benzetmeler, teşbihler ve kişileştirmeler şiire derinlik ve anlam katmaktadır.

  • Tekrarlar, şiirin duygusal etkisini artırmaktadır.

  • Ses uyumları ve ahenk, şiire müzikal bir hava katmaktadır.

Şiirin Önemi:

  • "Rüveyda" şiiri, Türk şiirinin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir.

  • Şiir, aşk, ayrılık, ölüm, varoluş ve umut gibi evrensel temaları ele almaktadır.

  • Şair, güçlü ve etkileyici bir dille duygularını dile getirmektedir.

  • Şiir, okuyuculara derin duygular yaşatmakta ve onları düşünmeye sevk etmektedir.