Seyrani Kimdir? Aşık Seyrani Hayatı, Şiirleri, Önemli Eserleri ve Temsil Ettiği Dönem

Seyrani kimdir konusu, kadim Anadolu topraklarını ve bu topraklarda iz bırakmış olan şahsiyetleri merak ile takip eden kişiler tarafından oldukça ilgi görmekte. Halk müziği kültürüne ait ürünler ortaya koymuş olan Aşık Seyrani şiirleri ile de oldukça ön planda. Bu sebeple, Seyrani kimdir sorusu da sıklıkla araştırılmakta. Eski dönem kadar olmasa da, günümüzde de halen devam eden aşıklık geleneği içerisinde birçok isimle birlikte adı çok fazla duyulan Seyrani kaçıncı yüzyıl ve dönemde yaşadı, işte detaylar...

Seyrani Kimdir? Aşık Seyrani Hayatı, Şiirleri, Önemli Eserleri ve Temsil Ettiği Dönem

Seyrani kimdir sorusu ile birlikte, büyük bir coğrafyada görülebilen; aşıklık/aşıklama geleneği ve onun köklü kültürü açıklanabilmektedir. Bunun sebebi ise Köroğlu, Karacaoğlan, Dadaloğlu, Sümmani ve Seyrani gibi aşıkların, Anadolu topraklarındaki bu kültürün öncüleri olmaları ve kültürü halka mal etmiş olmalarıdır. Bu nedenden ötürü, Seyrani eserleri halen günümüzde varlığını korumaktadır.

Seyrani Kimdir?

Gerçek ismi ''Mehmet'' olan Seyrani; 1800 senesinde Kayseri kentinin Develi ilçesine bağlı, Everek Köyü'nde dünyaya gelmiştir. Seyrani, dönemi içerisinde bir ara İstanbul'a gitmiştir fakat o dönemin çok önemli kişilerini hicvetmesi nedeni ile, kendi memleketine geri dönmek mecburiyetinde kalmıştır. Kendi memleketinde ise yoksulluk içinde hayata veda etmiştir. Seyrani, yaşadığı dönem içerisinde; yöneticilerin hantallığını, işlerin aksamasını, ham sofuları ve de değersiz kimseleri konu olarak kabul ederek ürettiği taşlamaları ile oldukça bilinirlik kazanmıştır. Seyrani'nin gerçek karakteri; aruz, heceyle yazdığı koşma, destan, nefes, devriye ve semai türünde yazmış olduğu şiirlerinde görülebilmektedir. Ayrıca Seyrani; hiciv ile mizah olgularının girift halini halk şiirlerine katarak, bugüne de çok değerli örnekler bırakmıştır.

Aşık Seyrani Eserleri ve Şiirleri Neler?

Aşık Seyrani, çok sayıdaki şiiri ve aşık kültürü ile üretmiş olduğu söylemler ile günümüze kadar adını taşıyabilmiş olan çok değerli şahsiyetlerden bir tanesidir. Bu sebeple de Aşık Seyrani eserleri ve şiirleri halen takip edilmekte ve bu sayede dönemin edebi kültürü kavranabilmektedir. Aşık Seyrani şiirleri;

  • İdris Terziliği İcat Etmeden

''İdris terziliği icat etmeden

Endazeden geçti boynumuz bizim

Anka yaratılıp Kaaf'a gitmeden

Bin Kaaf'ı beklerdi toyumuz bizim

Kalıbını değiştirse birimiz

Zâhit bin yıl yusa çıkmaz kirimiz

Hayatta pâk eder bizi pîrimiz

Murdar ölmek değil bizim huyumuz

Bir Seyranî vardır başı feslimiz

Cümlemiz çarıklı, yoktur meslimiz

Münkire karışmaz bizim neslimiz

Mehdi'den ayrılmaz soyumuz bizim''

  • Alemde Bir Devir Dönüyor Amma

''Âlemde bir devir dönüyor amma

Devr-i İngiliz mi Frenk mi bilmem

Halli kolay değil, pek güç muamma

Zâlim zulmü göğe direk mi bilmem

Üzerimden güneş doğup aşıyor

Eriyip kar gibi bahtım üşüyor

Gönül tandırında bir aş pişiyor

Yanan ciğer midir, yürek mi bilmem

Aşkımın sönmüyor, eyvah közleri

Ne gecesi belli, ne gündüzleri

Dinleyene Seyranî'nin sözleri

Gerek değil midir, gerek mi bilmem''

  • Ağlıyor Gönlümüz Ey Melek Sıfat

''Ağlıyor gönlümüz ey melek sıfat

Bizi gayri güldür ferahyap eyle

Cerrahın abından sun ab-ı hayat

Lütf u kereminden feyziyap eyle

Okur taliplerin aşk kitabından

Ver saki ruhlara sen şarabından

Lütf-ı miftahınla kendi babından

Âlemin matlubun feth-i bab eyle

Bir aşktır serptiğin layıklarına

Hararetler verme yanıklarına

Güler yüz gösterip âşıklarına

Aziz başın için bir cevap eyle

Seyranî seyreder sağ ve solların

Bab-ı vuslat için bekler yolların

Yeter ağlattığın güldür kulların

Gani dualarım müstecap eyle''

  • Eski Libas Gibi

Eski libas gibi aşıkın gönlü

Söküldükten sonra dikilmez imiş

Güzel sever isen gerdanı benli

Her güzelin kahrı çekilmez imiş

Bülbül daldan dala yapıyor sekiş

O sebepten gülle ediyor çekiş

Aşkın iğnesiyle dikilen dikiş

Kıyamete kadar sökülmez imiş

Sevdiğim değildin böylece ezel

Aşkının bağına düşürdün gazel

İbrişimden nazik saydığım güzel

Meğer pulat gibi bükülmez imiş

Seyrani'nin gözü gamla yas imiş

Benim derdim her dertlere baş imiş

Ben bağrımı toprak sandım, taş imiş

Meğer taşa tohum ekilmez imiş..

Aşık Seyrani Kaçıncı Yüzyılda Yaşadı?

Aşık Seyrani; Kayseri Develi ilçesi Everek Köyü içerisinde dünyaya gelmiştir. Aşık Seyrani'nin doğum tarihi ise 1800 olarak bilinmektedir. Akademik açıdan da incelenmekte olan Aşık Seyrani; 17. Yüzyılda yaşamış ve çeşitli eserler üreterek, günümüze kadar bu eserlerin aktarılmasına vesile olmuştur. Önemli bir dipnot olarak bilinmesi gerekir ki; 1866 senesinde vefat ettiği kabul edilen Aşık Seyrani'nin kendisi ve şiirleri, kendisiyle aynı dönemde yaşayan Ispartalı Seyrani ile karıştırılmamalıdır.