Soygazlar Nelerdir? Soygazların Özellikleri Neler, Kimlerle Tepkimeye Girer?
Özellikle kimya alanında sık karşılaştığımız soy gazlar, kimya alanının en önemli başlıklarından birdir. Bu önemi itibariyle birçok insan soy gazlar nelerdir diye araştırma yapmaktadır ve soy gazların özellikleri nelerdir, kimlerle tepkimeye girer gibi sorular sormaktadırlar. Özellikle öğrencilerin gündeminde olan bu başlık için, bizler de bu yazımızda soy gazlarla ilgili merak edilen ve sorulan soruları cevaplandırdık. Sizler için derlediğimiz yazıyı keyifle okumanız dileğiyle.
Öğrencilerin eğitim hayatları boyunca öğrenmesi gereken konulardan biri olan soy gazlar, kimya alanında en önemli konulardan biridir. Kullanım alanları merak edilen soy gazlar hakkında soy gazlar nelerdir, soy gazların özellikleri nelerdir gibi sorular sorulmaktadır. Asal gaz olarak da bilinen bu soy gazlar kimlerle tepkimeye girdiği de merak edilen sorulardandır. Tüm sorulara cevap bulacağınız bu metinde öğrenmek istediğiniz bilgileri sizler için derledik. Buyurun keyifle okumaya.
Soy Gazlar Nelerdir?
Asal gazlar olarak da adlandırılan soy gazlar standart şartlar altında her biri diğer elementlere göre daha düşük kimyasal reaktifliğe sahip olan kimyasal element grubudur. Helyum (He), neon (Ne), argon (Ar), kripton (Kr), ksenon (Xe) ve radon (Rn) doğal olarak bulunan altı soy gazlardır ve tamamı ametaldir. Her biri periyodik tablonun sırasıyla ilk altı periyodunda, 18. grubunda yer almaktadırlar. Helyum bazı radyoaktif maddelerin bozulma ürünü olarak da elde edilir. Helyum dışındaki diğer asal gazlar havanın bileşiminde bulunmaktadırlar. Doğada element olarak bulunan bu gazlar metallerle ve ametallerle veya birbirleriyle bileşik oluşturmamakta olduğu düşünülmekteydi. Ancak ilerleyen çalışmalarda bazılarının bileşik oluşturabildiği keşfedildi ve bu yüzden bu sınıflandırma kaldırıldı. Kokusuz, renksiz ve tek atomlu gaz olan kimyasal element grubundadırlar. Sıvılaştırılması son derece zor olan bu gazlar düşük sıcaklıklarda erir ve kaynarlar. Soy gaz veya asal gaz terimi ilk kez 1898'de ilgili elementlerin kimyasal tepkimeye girme reaksiyon eğilimlerinin düşüklüğüne işaret etme adına Hugo Erdmann tarafından kullanılmıştır. İlerleyen yıllarla ve gelişen bilimle birlikte soy gazlar adına yapılan çalışmalar artmıştır. Soy gazların keşfini gerçekleştiren bilim insanları William Ramsay ve John William Strutt'tır.
Soy Gazların Özellikleri Nelerdir?
Soy gazlar ya da asal gazlar standart şartlar altında renksiz, kokusuz, tatsız ve yanmazdır. Bu elementler eskiden, sıfır değerliğe sahip olduklarından ve bu sebepten ötürü diğer elementlerle bileşik oluşturamayacakları düşünüldüğünden periyodik tabloda 0. grup olarak sınıflandırılmaktaydı. Ancak zaman içinde bazılarının bileşik oluşturabildiği tespit edildi ve bu sınıflandırma kullanımdan kaldırıldı. Diğer elementlere göre daha düşük kimyasal reaktifliğe sahip olan bu elementlerin birkaç yüz soy gaz bileşiği vardır. Ksenon, kripton ve argon düşük düzeylerde reaktiflik gösterirken, helyum ve neonun dâhil olduğu kimyasal bağlarda yüksüz bileşik oluşmamaktadır. Soy gazların reaktiflik sıralaması Ne < he>< ar>< kr>< xe>< rn şeklindedir. soy gazlar, kovalent bağ oluşturdukları bileşiklere ek olarak kovalent olmayan bağla da bileşik oluşturabilmektedirler. soy gazların atom numaraları arttıkça evrendeki bollukları azalır ve yaklaşık %24'lük kütle kesri ile helyum, hidrojenden sonra evrendeki en yaygın elementtir. evrendeki helyumun büyük kısmı büyük patlama nükleosentezi sırasında>
Soy Gazlar Kimlerle Tepkimeye Girer?
Asal gaz atomlarının en dış enerji düzeyleri elektronla tam doludur ve bu durum beraberinde asal gazlara kararlılık ve dayanıklılık verir. İyonlaşmayan soy gazlar, bu özelliklerinden kaynaklı kararlı bir yapıya sahiptirler. Helyumun ilk enerji düzeyinde 2 elektronu vardır. Bu düzey aynı zamanda en dış enerji düzeyidir. Soy gazlar keşiflerinden itibaren tepkimeye girmeye isteksiz olmaları ve oluşturdukları bileşiklerin kararlı olamamasıyla tanınan, kimyasal reaktiflikleri düşük olan elementlerdir. Bu nedenle bileşik oluşturmayacağı düşünülen soy gazların bileşik oluşturabildiği ilk defa 1933'te Linus Pauling tarafından kuramsal olarak tahmin edildi ve ilk soy gaz bileşikleri 1960'lı yılların başında Neil Bartlett tarafından sentezlendi. Kırmızı renkli hekzaflorür gazı ile renksiz ksenonu karıştırdığında karışımın sarı renge dönüştüğünü gözlemledi. Böylece ilk soy gaz bileşiğini (XePtF6 aslında [XeF]+[Pt2F11]–) sentezlemeyi başarmıştır.
Soy Gazların Kullanım Alanları Nelerdir?
Hafif ve reaktif olmayan gazlar büyük bir potansiyele sahiptir ve bu sebeple aydınlatmada, dalgıçlıkta, eksimer lazerlerde, gaz balonlarında, kriyojenikte, tıpta ve diğer bilimsel araştırmalarda kullanılmaktadır.