Uluslararası Celaleddin Rumî Bilimsel Kongresi
Yüzyıllardır hoşgörü ve barışın simgelerinden olan Türk mutasavvıfı ve düşünürü Mevlana’nın insanlığa ışık tutan evrensel öğretileri, ölümünün 750’nci yılında, Yakın Doğu Üniversitesi Rumî Araştırmaları Enstitüsü’nün bu yıl sekizinci kez düzenlediğinde ele alındı.
KKTC, Türkiye, İran, Tacikistan, Özbekistan, Azerbaycan, Pakistan, Türkmenistan, Rusya, Bosna Hersek, Irak, Mısır ve hatta Brezilya'dan bilim insanlarının, yüz yüze veya çevrimiçi katılarak özgün bildirilerini sundukları "8. Uluslararası Celaleddin Rumî Bilimsel Kongresi"nde; barış ve adalet, bireysel ve toplumsal özgünlük, insan hakları, cinsiyet hakları eşitliği, eğitim ve öğretim, kendini tanıma ve yaşam temaları masaya yatırıldı. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin 750'nci vuslat yıldönümü nedeniyle düzenlenen kongrede 57 bildiri sunuldu.

Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt, Mevlana'nın öğretileri ile içe dönüşe, var oluşun gizemlerini çözmeye, iç gözlem ve anlayış yoluyla aydınlanmaya her zaman rehberlik ettiğini belirttiği konuşmasında, "Bizi, varoluşun ritminde dans etmeye, her geçen anın güzelliğinde teselli bulmaya, hayatın ilahi akışına teslim olmaya teşvik eden Mevlana'nın öğretileri, birçok filozofun benlik ve varoluş hakkındaki öğretileriyle örtüşmektedir" diye konuştu.

İran İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı Dr. Seyed Ghasem Nazemi ise "8. Uluslararası Celaleddin Rumî Bilimsel Kongresi"nin açılış töreninde yaptığı konuşmasında Mevlana'nın Fars şiir ve edebiyat tarihinde şair ve mutasavvıf olarak Mevlana'nın çok özel bir yere sahip olduğunu vurguladı. "Çok sayıda eser onun entelektüel açılarını tespit etmek için değerli bir fırsat sağlar ve Mevlana'nın mistik deneyiminin bir kısmı ortaya çıkar. Bu insan harikasına gösterilen küresel ilgi, İslam'ın mistik bilgisini dünyaya yeni bir formatta sunmak için bir fırsattır" dedi.