Başkan Erdoğan liderliğindeki Anadolu ihtilali 24 yaşında! AK Parti’nin reformlarıyla ülke çağ atladı
Koalisyonların yorgun düşürdüğü Türkiye için 3 Kasım 2002 seçimleri bir milat oldu. 'Anadolu ihtilali' ile tek başına iktidara gelen AK Parti, Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ülkemizi küresel bir oyuncuya dönüştürdü
Türkiye, 3 Kasım 2002'de gerçekleştirilen genel seçimlerle siyasi tarihinde yeni bir döneme girdi. 14 Ağustos 2001'de Tayyip Erdoğan liderliğinde kurulan AK Parti, henüz 15 ayını doldurmadan katıldığı ilk seçimde 10 milyon 808 bin 229 oy alarak yüzde 34.28'lik oy oranına ulaştı. 550 sandalyeli TBMM'de 363 milletvekili kazanan parti, tek başına hükümet kurma çoğunluğunu elde etti.
Seçim, yalnızca iktidarın değiştiği bir sandık sonucu değil, Türkiye'nin siyasi dengelerini yeniden şekillendiren bir dönüm noktası oldu. Vesayetin engellemeleri ile 3 Kasım'da Meclis dışında bırakılan AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Siirt'te 9 Mart 2003'te yenilenen seçimde milletvekili seçildi, 14 Mart 2003'te başbakanlık görevini devraldı. Böylece AK Parti'nin bugüne uzanan iktidar yolculuğunda Erdoğan dönemi resmen başladı.
HALKTAN BEYAZ DEVRİM
28 Şubat vesayet rüzgârının estiği dönemde AK Parti'nin seçim başarısı, halkın vesayete bir cevabı olarak kayıtlara geçti. 3 Kasım 2002, 14 Mayıs 1950'de Demokrat Parti'nin CHP'nin tek parti iktidarına son verdiği seçim zaferinin ardından ikinci Anadolu ihtilali olarak anılmaya başlandı. Halkın desteğini arkasına alan AK Parti, 28 Şubat'ın antidemokratik uygulamaları başta olmak millete karşı örülen duvarları tek tek yıktı.
KOALİSYONLARA VEDA
1970'li yıllarda başlayan, 1990'lı yıllarda kirli pazarlıklarla doruğa ulaşan koalisyonlar dönemine 3 Kasım'la millet noktayı koydu. Ömrü ancak 1.5 yılı bulan kısa hükümetler dönemi kapandı. Türkiye icraatçı hükümetler dönemi ile tanıştı.
ROTASINI KENDİ ÇİZEN DÜNYA AKTÖRÜ
AK Parti iktidarları döneminde Türkiye'nin dış politika yaklaşımı da önemli değişimlerden geçti. Bölgesel krizlerde üstlendiği roller, uluslararası diplomasi girişimleri, savunma sanayiindeki yatırımları ve Türk dünyasıyla geliştirilen ilişkiler dış politikanın öne çıkan başlıkları oldu. Türkiye, bölgesel ve küresel meselelerde kendi önceliklerini öne çıkaran, diplomatik girişimlerde bulunan ve uluslararası platformlarda etkinliğini artıran bir ülke olarak dünya siyasetinde öne çıktı.
Resul Ekrem Şahan