CHP terörün bitmesini neden istemiyor? Yine tarihin yanlış tarafındalar | Mahmut Övür yazdı
Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, Terörsüz Türkiye adımları ve Komisyon'da alınan İmralı'ya gitme kararıyla ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Mahmut Övür, CHP'nin İmralı'ya gitmeme kararına atıfta bulunarak, "Türkiye, terörün bittiği, silahların sustuğu tarihi bir fırsat yakalamışken, CHP'nin tavrı hâlâ ikircikli, bulanık, korkak... Kürt siyasi aktörlerin CHP içinde yer alması bile bu genetiği değiştirmiyor. 2011'de çözüm süreci masaya geldiğinde de aynı şey yaşandı." dedi.
Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, "Evet, CHP bugün yine tarihin yanlış tarafında. Yine çözüme karşı. Yine süreci zehirleyen yerde. İçerideki İmamoğlu da farklı değil. Popülist, yüzeysel, rüzgâra göre dönen, devlet aklını okumaktan aciz" ifadelerini kullandı.
İşte Mahmut Övür'ün 'CHP, çözümü akrep gibi zehirliyor' başlıklı yazısı:
"Akrep gibisin kardeşim, korkak bir karanlık içindesin, akrep gibi..."
Nâzım'ın bu dizeleri, bugün Türkiye siyasetinin en temel paradoksunu anlatmak için yazılmış gibidir: CHP ne kadar değiştiğini söylerse söylesin, genetik kodu aynı kalıyor, zehir hep aynı yerden akıyor. Türkiye birkaç gündür "terörsüz Türkiye" hedefiyle kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nu konuşuyor.
Soru netti: Komisyon, İmralı'ya gidip kendini feshettiğini açıklayan PKK'nın kurucu lideriyle görüşecek mi?
Bu kritik anda, başta CHP olmak üzere birçok siyasi aktör "kem küm" ederek kaçak güreşti. Kimin eli kimin cebinde belli olmayan, netlikten uzak, siyaseti prosedür gibi gören o klasik CHP tavrı...
Tam bu noktada devreye MHP Lideri Devlet Bahçeli girdi. Bir kez daha siyasetin ezberini bozdu: "Kimse yanaşmazsa ben alırım üç arkadaşımı, İmralı'ya kendi imkânlarımızla giderim."
Ardından Başkan Erdoğan'ın cesur bir teşekkür mesajı geldi. Bu, devlet aklının iki kanadının aynı hedefte buluştuğu nadir anlardan biriydi. Ama bir tek yer yine aynı yerdeydi: CHP ve etrafındaki İmamoğlu çizgisi.
GENETİĞİ DEĞİŞMİYOR
Türkiye, terörün bittiği, silahların sustuğu tarihi bir fırsat yakalamışken, CHP'nin tavrı hâlâ ikircikli, bulanık, korkak... Kürt siyasi aktörlerin CHP içinde yer alması bile bu genetiği değiştirmiyor. 2011'de çözüm süreci masaya geldiğinde de aynı şey yaşandı.
AK Parti yüzde 50, CHP yüzde 25'ti.
Erdoğan, yeni anayasa ile Kürt meselesini çözmek için adım attı. PKK'nın eli silahlı, dış güçlerin manipülatif olduğu bir dönemdi, ama en büyük engel PKK değil, CHP'nin hesapçı siyaseti oldu. Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu sorunu da AK Parti çözdü" dedirtmemek için sürece karşı durdu.