İmralı 15 Şubat’ta ne açıklayacak? Kandil ve DEM Parti ne yapacak?
MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin TBMM'de yaptığı "PKK kendini feshetsin ve silah bıraksın" çağrısının üzerinden yaklaşık 3 ayı aşkın bir süre geçti. Bahçeli'nin yaptığı bu tarihi çağrı bazı kesimden insanları rahatsız etmiş durumda. Hatta DEM Parti eşbaşkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan bu tarihi fırsatı sabote etmeye çalışarak bir pazarlık yapılacağı şeklinde lanse ederek durumu baltalamaya çalışıyor. 15 Şubat'ta yapılacağı iddia edilen açıklamada İmralı'nın ne açıklayacağı ve DEM Parti ve Kandil'in bu açıklama sonrası alacakları pozisyon merakla bekleniyor. SABAH Gazetesi yazarı Mahmut Övür bugünkü yazısında tarihi çağrı öncesi içeride yaşanan gelişmelere yer verdi. İşte Övür'ün o yazısı...
Türkiye ne zaman çok temel bir sorununu çözmeye kalksa, içeriden ve dışarıdan soğuk savaş dönemi aktörleri ya siyasi ortamı ucuz bahanelerle ateşe veriyorlar ya da direkt çözümün karşısında yer alıyorlar.
Bu gerçeği en acı ve çarpıcı biçimde 2013 yılındaki çözüm sürecinde gördük. Öyle sinsi bir kampanya yürütüldü ki, toplumun yüzde 65'inin destek verdiği çözüm süreci sabote edildi ve ülke ağır bedeller ödedi. Sadece liberal demokrat kılıklı gazeteciler veya vesayetçi partiler karşı çıkmadı, Soros severler ve Selahattin Demirtaş gibi HDP eşbaşkanı da destek vermedi. Daha ilginci HDP'liler büyük oranda Öcalan'ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun..." sözünü hiçbir yerde seslendirmedi. Peki bugün durum ne?
MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin çağrısının üzerinden yaklaşık 3 ayı aşkın bir süre geçti. Bu arada süreci pozitif etkileyecek çok tarihi bir olay da yaşandı, Suriye'de halk devrimi oldu. PKK terörüne güç veren bölgesel üç devlet sahadan çekilmek zorunda kaldı. Bu değişime paralel şu da görüldü: Soğuk savaş dönemi örgütü PKK'nın da artık yaşama şansı kalmadı.
Tabii hâlâ, PKK silah bırakacak ve kendisini feshedecek diye karalar bağlayan ülkeler de var. Hatta Kandil'i mesken tutmuş bazı baronlar, DEM Parti içinde ve "kent uzlaşısı" kurduğu çevrelerde "Tam iktidarı yıkmak üzereydik, şimdi zamanı mı?" diyen zamane zalimleri de var.
Ama tüm bu handikaplara rağmen hem devlet "terörsüz Türkiye" konusunda kararlı hem de Öcalan bu kez kendilerini neyin beklediğini kurduğu örgütü yöneten aktörlerden çok daha iyi biliyor. Son görüşmesinde, DEM Parti yönetimine şöyle bir talimat gönderdiği konuşuluyor:
MAHMUT ÖVÜR