Özgür Özel aradı ve dedi ki... Kaybettik seçmeni ikna edemedik | Yavuz Donat yazdı
Sabah Gazetesi Yazarı Yavuz Donat bugünkü köşesinde, CHP'deki adaylık tartışmaları, kurultay süreci ve Özgür Özel ile diyaloglarının ayrıntılarına yer verdi. Donat, Özel'in "Kaybettik... Zira... 'CHP bu ülkeyi yönetebilir' algısına seçmeni ikna edemedik" sözlerini aktardı.
ÖNCEKİ RESİMLER İÇİN TIKLAYINIZ
TEMEL HEDEF
Tarih... 20 Temmuz 2024... Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 50'inci yıldönümü.
Lefkoşa... Concorde Hotel... Teras kat.
Özgür Özel ile sohbet... Ve birkaç satır başı:
Parti Okulu... Olmazsa olmazımız... Canlanıyor.
Ama yetmez... Bir de Parti Akademisi kurduk.
15 kişilik kadro sürekli çalışıyor... Ayrıca gönüllü ekipler de var... Üretimlerinden çok memnunum.
Araştırdığımız, üzerinde durduğumuz çok önemli bir konu var... Geçen seçimi (14-28 Mayıs 2023) neden kaybettik?
Kaybettik... Zira... 'CHP bu ülkeyi yönetebilir' algısına seçmeni ikna edemedik.
Şimdi... Yönetebileceğimiz algısına seçmeni ikna etmenin peşindeyim... Önceliğim, temel hedefim bu.
FİKİR TEMBELLİĞİ
Siyasette araştırma çok önemli... "At ile arpa" gibi.
Araştırmanın olmadığı yerde fikir üretilmez.
Laf yarışı... Slogan... Polemik... Fikir değildir.
İşte bu nedenledir ki;
CHP'nin en önemli sorunu fikir tembelliğidir.
Sohbet sırasında gözledik ki... Özgür Özel, bunların farkında.
Partideki durgunluğu... Fikir tembelliğini yıkmaya çalışıyor.
Başarırsa... Kendisi de, CHP de, Türkiye de kazanır.
BİTMEYEN SENFONİ
İsmet İnönü dönemi... Bülent Ecevit dönemi... Bütün dönemler... Ve bitmeyen iç çekişmeler... Bir CHP klasiği.
10 Mayıs 1946... Olağanüstü kurultay... Kürsüde İsmet İnönü:
"Bizim en büyük sıkıntımız, Meclis grubu veya parti içinde üye olup da partiyi kötülemeye çalışanlardır."
Darbe (12 Eylül 1980) öncesi yapılan son kurultay... 4 Kasım 1979... Kürsüde Bülent Ecevit:
"Bize en büyük zarar parti içindeki muhalefetten gelmiştir."
Ve... Bugün yaşananlara bakıyorsunuz...
Dünün fotokopisi gibi... Eski hamam, eski tas...
HOROZ ÇOK OLUNCA...
Horozu çok olan kümeste, az yumurta üretilir.
CHP'nin siyaset üreteme kısırlığı biraz buna benziyor.
"Şef" çok... Genel Başkana akıl veren... Genel başkanın yetkilerini paylaşmak isteyen...
Hani ne derler? "Şef çok, Kızılderili yok."
Laf üretmede zenginlik olunca... Doğal sonuç, fikir üretiminde fukaralık.
BOHÇACI KADINLAR
Yıl 1953... CHP Genel Merkezi, il ve ilçelerdeki kadın kolları başkanlıklarına bir genelge gönderdi. (Ulus Gazetesi... 6 Eylül.)
Genelgeden iki maddeyi paylaşalım:
Her mahalle veya köyde, evlere girip çıkabilecek ve propaganda yapabilecek evsafta bir veya birkaç kadın bulunacak.
Memur olmayan kasaba ve köy ebeleri, hastabakıcı ve hemşireler, emekli kadın öğretmenler, işçi kadınlar ve bohçacı kadınlar vazifelendirilecek.
Dün... Genelgeyi okurken... "Bohçacı kadınlar" konusuna takıldık.
CHP'de... Bohçacı kadın misali... Oradan buraya... Buradan oraya... Şu isimden bu isime... Laf taşıyan çok.
Ekranlar... Sosyal medya... Maşallahı var... Parti içi dedikodulardan geçilmiyor... Günümüzün bohçacı kadınları.
Demek... Bu işin temeli 1953'e kadar uzanıyor.